Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın pasörü mü?

Mehmet Ali Güller Mehmet Ali Güller
Son Yazısı / Tüm Yazıları
06 Ekim 2022, Cumhuriyet

Kemal Kılıçdaroğlu 22 Mayıs 2010’da CHP genel başkanı oldu. Sadece CHP saflarında değil, CHP’yle güç birliği hedefleyen partilerde bile “Devrimci Kemal” beklentisi vardı. İşte o süreçte, yani Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin genel başkanı olmasından dört ay sonra 21 Eylül 2010’da “Kılıçdaroğlu Tayyipleşiyor”, ardından 23 Eylül 2010’de “Kılıçdaroğlu Tayyipleşmeye devam ediyor” ve 25 Eylül 2010’da “Kılıçdaroğlu Tayyip Erdoğan’ın Kulvarında” başlıklı yazılar yazdım.

Üç yazıda da şu riske işaret ettim: Kılıçdaroğlu, “Tayyip Erdoğan’ın kozlarını elinden alma” politikası ile sadece Erdoğan’a seçim kaybetmeyecek, laikliğin ve Devrim Kanunlarının altının oyulmasını da kolaylaştıracak.

LAİKLİĞİ AŞINDIRMA PASI

Kılıçdaroğlu’nun ilk genel başkanlık sınavı 12 Eylül 2010 referandumuydu. 22 Ağustos 2010’da CNNTürk’teki Ankara Kulisi programına katılan Kılıçdaroğlu“türbanı biz çözeriz” mesajı verdi ve bunu referandum öncesi düzenlediği mitinglerde de bol bol dillendirdi.

Gerçi Kılıçdaroğlu’nun türban açılımı referandumu kazandırmamıştı ama o kararlıydı. 21 Eylül 2010’da “cemaatlere saygılıyım, yeter ki siyasallaşmasınlar” diyordu, oysa dokuz gün önceki referandumda cemaat, devlet olmuştu; dahası AKP zaten bir tarikatlar ve cemaatler koalisyonuydu. Ama Kılıçdaroğlu bir gün sonra, 22 Eylül 2010’da Laikliğin tehlikede olduğunu düşünmüyorum. Din alanında özgürlükleri daha da genişletmek gerekir” mesajı veriyordu.

Böylece Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a ilk pasını vermiş oldu: Ekim ayında toplanan Milli Güvenlik Kurulu, “madem laiklik tehlikede değil” diyerek Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde değişikliğe gitti ve irticayı tehdit kapsamından çıkardı.

ERDOĞAN İÇİN GOL, CHP İÇİN TUZAK

Kılıçdaroğlu’nun açtığı gedik, Erdoğan için fırsat oldu. YÖK İstanbul Üniversitesi’ne “türban serbest” yazısı yazdı. Kılıçdaroğlu 6 Ekim 2010’da, “YÖK’ün yazısını durdurmak için hukuki yollara başvurmayacağız” diyerek kaleyi boşalttı.

  • Ve türban birkaç yıl içinde ilkokullara kadar indi.

AKP hükümeti 8 Ekim 2013’te çıkardığı yönetmelikle türban serbestliğini yasallaştırdı. O gün bugündür ülkede başörtüsü yasağı diye bir sorun yok, tersine 20 yıl önce “başörtüsüne özgürlük” diyenlerin bugün kadınların etek boyuna müdahalesi sorunu var; o gün bugündür ülkede türban mağduru yok ama işte ve sosyal hayatta mağdur edilen binlerce başörtüsüz kadın var.

Gelgelelim Kılıçdaroğlu sanki hâlâ başörtüsü sorunu varmış gibi yine Erdoğan’a pas attı, özetle “Yönetmelik yetmez, başörtüsüne yasal güvence için TBMM’den yasa çıkaralım” dedi (3.10.2022). CHP, 4 Ekim 2022’de hazırladığı üç maddelik yasa teklifini TBMM’ye sundu.

Pası alan Erdoğan ise ertesi gün Kılıçdaroğlu’na seslendi: “Gelin çözümü yasa değil, anayasa düzeyinde sağlayalım.”

Sonuç mu? Kılıçdaroğlu’nun pası Erdoğan için gol, CHP için tuzak oldu!

TARİKATLARA YASALLIK PASI

Özetle AKP’nin karşıdevrim programını uygulayabilmesi için Kılıçdaroğlu’ndan önemli bir pas gelmiş oldu. Çünkü konuyu anayasal düzleme çıkarmak demek, anayasanın laiklik maddesini değiştirmek demektir!

Mesele zaten başörtüsü de değildir. Erdoğan’ın yıllar önce velev ki türban siyasi semboldemesi işin esasıdır.

  • Çünkü türban, karşıdevrim programı açısından Devrim Kanunlarının tasfiyesinin aracıdır.

Üstelik Erdoğan o aşama için de Kılıçdaroğlu CHP’sinden pas almıştır zaten; bir CHP’li vekil “tekke ve zaviyeleri kapatan Devrim Kanunu’nun” kadük olduğunu savunabilmektedir artık!

Uyaralım                                 :

  • AKP’ye benzeyerek AKP’yi seçimde yenmenin mümkün olmadığı
  • Ekmeleddin İhsanoğlu vakasında görülmüş olmalıydı.
  • Kılıçdaroğlu Erdoğanlaşarak Erdoğan’ın tabanından oy alamaz
  • Ama “AKP’nin kozlarını elinden almak” politikasıyla AKP’nin karşıdevrim hedeflerinin sıra sıra gerçekleşmesini kolaylaştırmış olur!

Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın pasörü mü?” hakkında 4 yorum

  1. Ayhan Şıhmantepe

    Kime güveneceğiz? Umut kim veya kimler olacak? Kuran’daki başörtüsüne gelince, bölge çöl, esen rüzgârlarla, kumlar saçlara doluşmasın diye, erkeklerin de başı zaten örtülü. (Ayrıntısına girmeden) Kuran’da kadınlardan istenen, bu örtülerini göğüslerinin üzerine kadar uzatmalarıdır. Yani farz/Allah’ın yapılmasını emrettiği bir görev değil. Laikliğin ne denli önemli bir değer olduğu, Atatürk’ün ne kadar büyük bir önder olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. AKP seçim için, sömürgeci ve emperyalist güçlerden her türlü desteği alıyor ve alacaktır. Ayrıca sığınmacıların! ne kadarı TC. vatandaşı olduğu ve AKP için oy kullanacağı bilinmiyor. CHP’den artık hata/yanlış beklemiyoruz.

    Cevapla
  2. Ayhan Şıhmantepe

    Çok düşünmüştü, neden diye. Yakın veya çok yakın zamanlarda başka kişilerle, aynı veya benzer düşünemez miydim diye. Kuşkusuz olabilirdi. Ben de benzer veya aynı düşünemez miydim? Olabilir. Yorumum neden yayımlanmadı? Kopya mı çektim? Hayır. Onlar mı kopya çekti hayır. Bazı insanlar, yakın veya eş zamanlarda benzer veya aynısını düşünebilir ve bunu paylaşabilir. Engellemek için gerekçe ne? Bu siteyi sık kullanılanlardan silecek ve bir daha okumayacağım. Dostlarıma da bunu önereceğim. AKP’den beklerdim ama bu siteden beklemezdim.Yanlışım, hatam ne? Çok üzgünüm. Yanıt beklemiyorum. Sakın gelmesin.

    Cevapla
  3. Ertan URUNGA

    Sözün Özü, rakibine göllük paslar atmayı – her nedense- alışkanlık haline getiren Y- CHP’nin lideri KK da tuttuğu yolun tarihteki kifayetsiz muhtedirler gibi çıkmaz yol olduğunu anlayacaktır ama, o zaman da atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacaktır.
    Bundan da yine Türk toplumu zarar görecektir ne yazık ki…

    Cevapla
  4. Ertan URUNGA

    Sayın Şıhmantepe, bilimsel düşünce ve yorumlara açık olduğunu bildiğimiz ve bizim de öteden beri beğeni ile izlediğimiz bu sitede hangi yorumunuzun yayınlanmadığını ve nedenlerini çok merak ettik doğrusu…

    Sizin de takipçisi olup yazılarınızı ilgi ve beğeni ile okuduğumuz bu sitede ortaya çıkan üzücü durumun, bilerek ve isteyerek (kasten) yapılmış olduğunu kabul etmeden önce, teknik bir neden ya da yanılgı sonucu mu olduğu konusunda sizden ve site yöneticisi Sayın Saltık’tan bir açıklama beklediğimizi belirtir, esenlikler dileriz. Saygılarımla…

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir