AKP’nin 2023 hedefi

Örsan K. Öymen

Örsan K. Öymen
Son Yazısı / Tüm Yazıları

Cumhuriyet, 24 Ocak 2022

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmasının 100. yılına yaklaşılırken AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ortaçağ karanlığına doğru sürüklemeye devam ediyor.

Cumhuriyetin özünde olan ve anayasa tarafından güvence altına alınmış olan demokratik, laik, sosyal hukuk devletini ve anayasal düzeni ortadan kaldıran, onun yerine teokratik bir monarşiyi kurmak için mücadele eden AKP hükümeti, hedef aldığı siyasetçilerin, sanatçıların, gazetecilerin, yazarların kapsamını da genişletmeye başladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde okulöncesinde dini eğitim verilmesini ortaçağ zihniyetine benzeten CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, AKP hükümeti ve AKP’nin propaganda aygıtı sözde medya tarafından linç edilmişti.

Özgür Özel bunun üzerine, okulöncesi eğitimin dini hizmet veren kurumlar tarafından değil, eğitim kurumları tarafından verilmesi gerektiğini, eğitimin dini kurumlar tarafından verilmesinin ortaçağa özgü bir durum olduğunu ve bunu eleştirdiğini açıklamıştı.

Oysa yalnızca, okulöncesi dini eğitimin dini kurumlar tarafından verilmesi değil, dini eğitimin hem okulöncesi eğitimde hem de okul eğitiminde, eğitim kurumları tarafından çocuklara dayatılması ve zorunlu hale getirilmesi de bir ortaçağ zihniyetinin sonucudur.

Ancak hem Özgür Özel, hem de laikliği savunduğunu iddia eden televizyon yorumcuları ve gazete yazarları, AKP medyasının linç girişimi ve CHP yönetiminin bu linç girişimi karşısında teslim olması nedeniyle, bu gerçeği bile açık açık ifade edemediler.
***
Bu olaydan kısa bir süre sonra, sanatçı Sezen Aksu da aynı çevreler tarafından linç girişimine maruz kaldı. Sezen Aksu hakkında, sanki ortada bir suç varmış gibi, suç duyurularında bulunuldu. Erdoğan, Sezen Aksu’yu hedef haline getirerek “O dili kopartmak bizim görevimizdir” biçiminde skandal bir tehdit ifadesi kullandı!

Türkiye ortaçağ zihniyetini aşamadığı için;

  • Avrupa’nın Rönesans, Reformasyon ve Aydınlanma devrimleriyle aştığı karanlıktan kurtulamadığı için, bu teokratik despotizmi yaşamaktadır.

Özgür Özel’in ortaçağ zihniyeti hakkında az bile konuştuğu, kısa bir süre sonra, Sezen Aksu olayında ortaya çıktı!

Sezen Aksu neden hedef durumuna geldi? “Şahane Bir Şey Yaşamak” adlı eserinde “Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e” ifadesi geçtiği için! Sanki Türkiye bir İran, bir Suudi Arabistan, bir Afganistan!

Laik bir ülkede herkes Müslüman olmak veya İslam dinini AKP’nin ve Erdoğan’ın yorumladığı gibi yorumlamak zorunda mıdır? Hayır!

Laikliğin olduğu bir ülkede vatandaşlar ister dindar olurlar ister dinsiz olurlar, ister Müslüman, Hıristiyan, Musevi olurlar, ister ateist, agnostik, deist olurlar!

Laikliğin olduğu bir ülkede bu farklı bakış açılarına sahip olan insanların tümü, düşüncelerini istedikleri gibi ifade ederler, anayasanın ifade ve yayın özgürlüğü ilkesi çerçevesinde, düşüncelerini ifade ederler ve yayımlarlar!
***
Sezen Aksu konusu kapanmadan, Türkiye bir büyük skandala daha tanık oldu. Gazeteci, yazar ve televizyoncu Sedef Kabaş, bir televizyon yayınında, “Öküz saraya çıkınca kral olmaz. Ama saray ahır olur.” biçimindeki bir Çerkes atasözüne değindiği için, aynı çevreler tarafından linç girişimine maruz kaldı ve “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla tutuklandı.

Hükümet eleştiriye eleştiriyle yanıt vereceğine veya bunu bir hakaret olarak algıladıysa, açılan binlerce hakaret davasında olduğu gibi, Sedef Kabaş tutuksuz yargılanacağına, yargı bağımsızlığı ve anayasa bir kere daha ihlal edildi ve

  • Sedef Kabaş hükümetin talimatıyla tutuklandı!

“Adalet Bakanı” Abdulhamit Gül tutuklama öncesinde, Sedef Kabaş’ın “adalet önünde hak ettiği karşılığı bulacağını” açıklayarak yargısız infazda bulundu!

AKP’nin 2023 hedefinin ne olduğunu hâlâ kavrayamayanlar, yaşadığımız karanlığın parçasıdır!

AKP’nin 2023 hedefi” hakkında 4 yorum

  1. Gunes Ecer

    Orta cag zihniyeti, Turkiye’deki anaysanin 174. maddesine eklenmis 8 adet fasistik din dusmanligi yapan Kemalist donem kanunlari ile yasatilmaktadir. Cumhuriyet yazarinin bu yaziswindaki bilgisizlik Turkiye’deki Kemalizm baskisindan dogmustur. Yazarin bilgisizligi ve gericiligi bu yuzdendir.

    Dini egitimi devlet yapar diyen kanun da anayasaya eklenmis kanunlarin arasindadir. Boyle dedikten sonra halka dini egitim yapmadigi gibi ve Kuran kurslarini da kapattigi icin Kuran’in hem ogretilmesini hem de ogrenilmesini yasaklamis oldular. Sadece bu da degil, dini dernekler (tarikatlar, tekkeler, zaviyeler) de yasaktir. Dini kiyafetler yasaktir. Dini evlenme yasaktir. Her turlu dini muessese, unvan vs de yasaktir. Dunyada esi benzeri gorulmemis bir zulumdur bu.

    Bu yasaklar, bir din (Islam) hedef alinarak yapildigi icin insanliga karsi islenen suclar arasina girer. Bizde korunurlar, ama iste Birlesmis Milletler, Muslumanlara yapilan bu zulmu insanliga karsi islenen suclar arasina koymustur. https://en.wikipedia.org/wiki/Crimes_against_humanity
    Turkiye, pesinen Birlesmis milletlerin cikardigi yasalara tabidir.

    Yasaklarin hepsi insan haklarina karsi oldugu icin Bati demokrasilerinde yoktur. Yasaklanan ozgurlukler Bati’da insanc ozgurlugu altinda garanti altindadir. Bu cesit dini kontrole kalkisan kanunlar suc addedilir ve inanc ozgurlugu her daim her konuda korunur.

    Dolayisiyle, Orsan Oymen gibi yazarlar halki din dusmanligi suclari islemeye tesvik ederek suc islemektedirler.

    Ayrica, birisi cikip su Hint atasozunu soyleseydi reaksiyonunuz ne olurdu? “Siyasete burunlarini sokan kadinlar cam esya satan bir dukkana girmis maymun gibidirler.” Mesele atasozu degil, mesele kotu niyetli benzetmedir. Halkin defalarca lider olarak sectigi Erdogan’a hakaret, o halka da hakarettir.

    Cevapla
    1. SEYHUN ÖRS

      Bu tür küçültücü, aşağılayıcı sözler, kimseye yöneltilmemeli, bence ayıbı söyleyene ait olmalı, ama kim kime ne kastederek söylerse söylesin karşılığında tutuklanması, olmayacak bir hukuk rezaleti, Türkiye’yi ayağa kaldırması gereken bir faşizm örneğidir. Hele burada mağduriyet ileri süren zat her gün herkese her türlü hakareti yapıp, dokunulmazlık zırhı içinde oturmayı sürdürüyorsa. Atasözümüzdür “Balık baştan kokar”

      Cevapla
  2. Gönül Pınar Atacı

    Baştan sona MUHTEŞEM VE MÜKEMMEL bu yazısı için sevgili Örsan ÖYMEN’e en içten tebrikler ve teşekkürler, sevgiler ve saygılar, en iyi dilekler ve yeni başarılar. Adlarını, düşüncelerini, söylemlerini ve savaşımlarını andığı, anımsattğı ve kutladığı ünlü ve üstün, seçkin ve saygın insanlar sevgili Sedf KABAŞ’a, sevgili Sezen AKSU’ya, sevgili Özgür ÖZEL’e de aynı dilekler ve duygular.

    Cevapla
  3. emin

    Önemli bir yazı için teşekkürler…psikoloğlara göre ,Narsizm in üç çeşidi vardır.Sağlık ,patalojik ve ağresif. çoğu insan bir miktar narsizm taşır.,suç örğütleri liderleri tehlikeli bir narsizm sergilemektedir.patolojik insanları yalnızca düşüncede değil (iktidar)eylemlerde de ,değersizleştirme ,ötekileştirme eğilimi taşır,buna limon teorisi denir.kendisine özel muamele yapılmasına inanırsınız.bu topluma (muhalefete saldırı ) anlamına gelir.yaşadığımız budur.dil kesmek nedir.hele bir camide…olursa….iğrençliktir bu.herkez haddini bilmelidir.başk dahi olsa bile.Atatürk,se,saldırı hakaret suçtur.diğrrleri bu kapsama girmez.hadi ordan…

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.