Kristal Dükkânındaki Fil

Gani AŞIK
ESKİ CHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ / MÜFTÜ
Cumhuriyet, 11 Temmuz 2021

Emperyalizm Atatürk’ü iki nedenle affetmedi. Birincisi Kurtuluş Savaşı’nda yediği sopa, ikincisi de laik bir devlet kurarak enerji coğrafyası Ortadoğu halklarının karanlık yazgısına ışık tutmasıdır. Emperyal pencereden bakıldığında Ata’nın suçu (!) bunlarla da sınırlı değildir.

Çünkü Atatürk, milletinin unutulan hasletlerini gün yüzüne çıkaran “Türk Rönesansı”nı da gerçekleştirmiş, milli bilincin ölümsüz iksiri ile silkelediği halkına modern bir Cumhuriyet bırakmış ve -iktidarın karartmaya çalıştığı- aydınlık ufuklar açmıştır. İslam, ümmet temelinde kurulduğu için siyasal İslamcılar Türk ve Türklük kavramına mesafe koyarken başka uluslar bir yana Arapların bile neden çok devletli olduğuna kafa yormazlar. AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, Babacan’a “ayrılma, parti kurma, ümmeti bölme” demesi de “milletim” deyip Türk adını anmaması da bundandır.

  • Siyasal İslamcıların belalısı laiklik, tarihsel süreçte yaşanılan acı ve trajedilerin ürünü olarak insanlığın ulaştığı büyük buluştur.

Laik devlette sistem dinden bağımsız ve yurttaşlar din tercihlerinde özgürdür.
– Devlet, dini yapılanmaların demokrasi aleyhindeki etkinliklerini gözetler ve önler.

AKP iktidarında irtica altın dönemini yaşıyor.

Çağcıl ve dünyevi Avrupa’da kilise ve dini oluşumlar devletle barışıktır. Bizdeki benzer kümelenmelerin, bayrağının altında yaşadığı devletini yıkmaya çalışmaları, özellikle aldatılmaya elverişli eğitimsiz taban bulmalarındandır.

AKP’NİN ‘DAVASI’

Erdoğan kısa süre önce “AKP bir dava partisidir” dedi. Hep söyleyip de ne olduğunu açıklamadıkları “dava”larının şifrelerini açalım:

Yollarını aydınlatan ışık (!) Emevi ve İhvan Müslümanlığı
(siyasal İslam), özlemleri ortaçağ, hedefleri Cumhuriyetin naaşını yeşil tabut içinde İskilipli Hocalarının ruhuna armağan etmektir.

Kurtuluş Savaşı’mıza karşı çıkanların uzantıları, 20 yıldan beri devlete egemen.

Yedi ton ağırlığındaki fil, daldığı zücaciye dükkânını nasıl haşat ederse bunlar da laik Cumhuriyeti büyük bir hınçla öylesine tarumar ettiler.

Parlamentoyu işlevsizleştirdiler, Yargı ve Yürütmeyi denetimlerine aldılar. Soygun ve yağma kanser gibi devletin kılcal damarlarına kadar yayıldı. Hazine kaynakları holdingleşmiş çetelere, döviz garantili kara deliklere ırmaklar gibi akıtılıyor. Gemi filosu haberinden başka, Hollanda bankalarında 26 milyar dolarının da stoklandığı haberleri, tarihinin hiçbir evresinde böylesine hayasız bir talan yaşamayan, işitmeyen halkı sarstı.

Yirmi yıldır beton rantı ile vals yapan AKP, siyasi ömrü yeterse yaratılışın DNA’sıyla oynama ve doğa felaketlerine sebep olma pahasına da olsa, hortum lobisi güzergâhı kapattığı için Kanal İstanbul’dan vazgeçmeyecektir.

  • İstanbul’u da aşan ve Türkiye sorunu olan bu rant barbarlığına İmamoğlu’nun direnişini ve çırpınışını selamlıyorum. Halk ve tarih bunu not edecektir.

MİLLETTEN ÜMMETE

Ümmet sözcüğü Kuran’da 64 yerde geçer. Siyasal İslamcıların ideal “ümmeti”, emperyalizmin güdümündeki uysallar topluluğu ve şeyhinin karşısında müridin, “gassal”ın önündeki ölü gibi olmasına inandırılan, iradeleri teslim alınmış zavallılardır.

  • Emperyalizmin İslam ülkelerindeki tarikatlara duyduğu aşk ve sağladığı kaynak, bunların beşinci kol olarak kullanılmasındandır.

Son yılların tarikat skandalları ve siyasal İslamcılığın cüretkâr adımları; halkın Anıtkabir’e dua ve rahmet dileğini şelaleye dönüştürdü, Atatürk ve Cumhuriyet kazanımlarına yönelimi artırdı.

  • “İslamcılar”, İslam’ı da mahvettiler.

Tarikat yurt ve dergâhlarında bitip tükenmeyen tecavüzler, bugün değilse yarın camileri, direkler ve meleklerle baş başa bırakabilir.

SON SÖZ

Anadolu halkı Atatürk’ün kapsayıcı tanımı ile üst kimlik olarak Türk’tür ve baskın olarak Kuran Müslümanı’dır.

Mısır, Fas, Tunus, Cezayir ve Libya gibi Araplaşmayı reddeder.

Ulusal kimliğini, devletini ve Cumhuriyetini seccadeli hırsızlardan koruyacağına ant içer.

  • Atatürk’ün ve Cumhuriyetin azılı düşmanları (!);
  • Ortaçağ sevdanız, püsküllü belanız olacaktır.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kristal Dükkânındaki Fil” üzerine 2 yorum

  1. İstinasız her sözcüğü NESNEL ve SOMUT, derin BİLİMSEL ve gerçek VATANSEVER, baştan sona MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL bir yazı. Çok değerli yazarı sayın AŞIK’ın gerçek ATATÜRK’CÜ ve BİLGE kalbine, usta eline ve üstün ve özgün kalemine en uzun bir ömür boyu sonsuz sağlık ve bağışıklık, huzur ve güven, esenlik ve mutluluk, utku ve umut.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir