ÇANAKKALE SAVAŞI VE ATATÜRK

ÇANAKKALE SAVAŞI VE ATATÜRK

Celal TOPKAN
20. Dönem CHP Adıyaman Milletvekili
18 Mart 2021

Osmanlı İmparatorluğu’nun üzerine oturduğu temel coğrafya Anadolu’yu ele geçirmek isteyen İngiliz ve Fransız güçleri Şubat 1915’te Çanakkale Boğazını işgal ettiler, Çanakkale topraklarına asker çıkardılar. Mustafa Kemal’in komutanlığında işgalci İngiliz ve Fransız askeri ile Osmanlı Devleti askerleri arasında büyük bir savaş başladı. Mustafa Kemal, bu savaşta büyük bir komutanlık ve liderlik ortaya koydu. Savaş, 18 Mart 2016’da Osmanlı ordularının büyük utkusu  ile sonuçlandı. İngiliz ve Fransız işgal güçleri ve destekçileri tarihsel bir yenilgi aldılar, 250 bin yitik verdiler, Osmanlı ordusu ise 214 bin yitik verdi.

Çanakkale Savaşı’nda Birleşik Krallık (İngiltere) adına savaşan askerlerin çoğunluğu, Birleşik Krallık yönetiminde olan Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşuyordu. Birleşik Krallık adına savaşan 8.700 Avustralyalı, 2.700 Yeni Zelandalı olmak üzere toplam 11.400 dolayında ANZAC (Australia & New Zeland Army Corps) paralı askeri (lejyoneri) bu savaşta öldü.

Tarihte, Osmanlı Devleti ile Avustralya ve Yeni Zelanda devleti arasında, savaş gerektiren bir sorun yaşanmamıştı. Ama binlerce “masum” ANZAC askeri, ülkelerinde binlerce kilometre uzakta, Çanakkale Savaşı’nda emperyalist ağababalarının kanlı serüveninde ölmüştü.

Çanakkale Savaşı’nda cephede iri yapılı ve savaş eğitimli ANZAC askerleriyle göğüs göğse savaşan Mustafa Kemal Atatürk, 1934’te, ANZAC askerlerinin annelerine seslenen tarihsel ve insancıl (hümanistik), eşsiz bir mektup yazdı. Bu benzersiz Mektup’ta:

  • “Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçik’lerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” dedi.

İstençleri (iradeleri) dışında Çanakkale’de savaşmak zorunda bırakılan ve kendileri için hiçbir anlamı olmayan bu savaşta ölen, cenazeleri bile ülkelerine götürülemeyen ANZAC askerleri için,

  • … Onlar sizin evlatlarınız olduğu kadar, bizim de evlatlarımızdır. Biz onları tıpkı Mehmetçikler gibi kendi evlatlarımız olarak görüyor ve bağrımıza basıyoruz.” dedi.

O güne dek tarihte örneği yaşanmamış olan büyük devlet adamlığı örneği sergiledi.

İnsanları savaşmaya değil birbirlerini sevmeye ve barış içinde yaşama çağırdı.
***

Türk Kurtuluş Savaşı, Batı’nın emperyalist işgalci devletlerinin, tarihsel süreçte büyük bir yenilgiye uğradıkları, ilk ve tek sıcak savaş oldu.

Kurtuluş Savaşımızın eşsiz Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sonra,

  • Savaş zorunlu olmalıdır, zorunlu olmayan savaş cinayettir!” dedi.

Yurtta barış dünyada barış” çağrısı yaptı.

Yurtta ve dünyada barışı savundu. Yurtta ve dünyada barış ve erinç (huzur) olmasını, insanların barış ve erinç içinde yaşamasını istedi.

Büyük bir askeri ve siyasi dahi olan Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı sonrası, savaşı değil yurtta ve dünyada barışı savunması, karşılıksız kalmadı. Komşu devletler başta olmak üzere dünyada yaygın karşılık buldu.

15 Mayıs 1919’da İngiltere ve Fransa’nın yönlendirmesi ve desteği ile İzmir’i işgal eden,  Sakarya’ya dek ilerleyen, işgal ettiği yerleri yakıp yıkan, Atatürk’ün Başkomutanlığında çok ağır bir tarihsel yenilgiye uğrayan Yunan ordularının komutanı ve Yunanistan’ın önde gelen devlet adamlarından Elefterios Venizelos, tarihi tersine çevirdi. O güne dek tarihte örneği yaşanmamış bir davranış ortaya koydu. 12 Ocak 1934’te Nobel Barış Ödülü Komitesi başkanlığına bir mektup yazdı.

Savaş zorunlu olmalıdır, zorunlu olmayan savaş cinayettir!” diyen,
Yurtta barış dünyada barış” çağrısı yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Nobel Barış Ödülüne, aday gösterdi.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“ÇANAKKALE SAVAŞI VE ATATÜRK” için bir yorum

  1. Çanakkale utkusu olmasaydı kurtuluş savaşı örgütlenemeyebilirdi ve Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı. Ancak sayın milletvekilimiz, doğru kaynaklardan, tarihler, olayların akışı ve kişilerle ilgili ayrıntılara ilişkin bilgilerini tazelerse iyi olur. Çanakkale savaşları iki ayrı başlık altında incelenmelidir. Birisi, itilaf güçlerinin 18 Mart 1915 teki yenilgileri ile sonuçlanan boğazı denizden zorlama harekatıdır, bu zaferin bir numaralı ismi o zaman çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı olan Cevat Çobanlı Paşadır. İkincisi ise itilaf güçlerinin 25 Nisan 1915te Gelibolu yarımadasının güneyinde 6 noktada çıkartma yapmasıyla başlayan ve çok büyük şiddet ve vahşetten sonra, 25 Aralık 1915te, son B.Britanya askerinin yarımadayı terketmesiyle, son bulan kara zaferimizdir. Bu zaferin bir nolu ismi, ona halkımızın o zaman yakıştırdığı adıyla, “Anafartalar Kahramanı” Albay Mustafa Kemal’dir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir