Kalem Utandı

Kalem Utandı

KAYSERİ 38 ALMANAK : A.GANİ AŞIK (ABDULGANİ AŞIK)

Gani AŞIK
16. Dönem CHP Kayseri Milletvekili / Müftü
06 Mart 2021, Cumhuriyet

CHP, hem kutsal toprağımızın hem de milli vicdanın ana rahmine Ulusal Kurtuluş Savaşımızın önemli bir dönemeci olan 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’nde düştü. Bu “hamilelik”, mucizevi benzerlikler olsa da Teslis’te ifadesini bulan Meryem Kadın’ın İsa’ya gebeliğinden uzun sürdü. Çünkü İsa Mesih, doğal üreme yasalarının, CHP ise vatanın düşmandan arındırılmasının ürünü olarak doğdu.

CHP’nin mayası ve harcı; çıplak ayakları ile fotinli düşmanı kovalayan, aç karınla, semirmiş Palikarya’yı İzmir Körfezi’ne döken Mehmetçiğin, Türk bağımsızlık destanının tüm şüheda ve gazilerinin mübarek kanı ve gül kokulu alın teri ile karılmıştır. CHP ve CHP’liler “cibiliyetsiz /soysuz” değildir.

YAPICI VE YOL GÖSTERİCİ

Onlar, dünden bugüne, bugünden yarına, yüreğinin derinliklerinde vatan kaygısından başka sevdası olmayan soylu bir nesildir. CHP, imparatorluk batırmışların değil, batan imparatorluğun bakiyesinden modern bir devlet ve cumhuriyet inşa edenlerin partisidir.

CHP ahlakı, tüm yurttaşların kardeşliği esasına dayalı ve sevgi temellidir. Sevgi şelalesinin kaynağı, yaşadığı çağın ruhuna uygun insani gelişmişliktir. CHP fıtratında ilkellik, kin ve gönül kırmak, yaratanı incitmekle eşdeğerdir. Hz. Ali’nin “Kılıcın bedende açtığı yara merhem kabul eder ama dilin gönülde açtığı yara tedavi kabul etmez” sözü, CHP’nin kurumsal hafızasında tescillidir.

CHP’nin rol modeli Muaviye değil, Ali olduğu için üslubu zarif, yapıcı ve yol göstericidir. CHP kültüründe, kaba saldırıda melek yas tutar, şeytan halay çeker. Saldıranın ve saldırıya uğrayanın konumları özel bir önem ve statüyü ifade ediyorsa, yurttaşların kederde ve kıvançta duygu birliği hasara uğrayacağı için iblis horon teper.

ÜSLUP KİMLİKTİR

İktidarın, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na (aslında tüm CHP’lilere) ağırdan da ağır sözlerini, kalemim “utanıyorum” dediği için buraya alamadım. Üslupla ilgili Buffon’dan Ziya Paşa’ya ve Mevlana’ya kadar uzanan hikmet yüklü sözleri ben, “Üslup kimliktir” şeklinde formüle ediyorum. Melodik söylemi zengin, özel ve estetik bir dil olan Türkçemizle ifade edilemeyecek meram yoktur.

Seçilen sözcükler sadece nezaket kurallarına ne ölçüde uyulduğunu değil, kişinin kalbi ile inancı arasındaki örgüyü de ele verir. Çünkü Hz. Peygamber, “edep ve ar duygusunu imanın ürünü” olarak niteler. (Tirmizi, Birr ve sıla 65). Sayın Erdoğan’ın adanmışlık ruhu ile bağlı olduğu devleti dönüştürme “davası”nı aşama aşama hayata geçirirken CHP’ye, Cumhuriyetin kurucu partisi olması nedeni ile özel bir kin beslediği açıktır ama konumu biraz sıkıntılıdır. Partisinin genel başkanlığı yanında Cumhurbaşkanı da olması nedeni ile ağzı ile kulağı arasında kesintisiz bir iletişim olması gerektiğinin bilincinde olduğunu düşünürüm.

HALKIN KILICI

Ortam ve koşullara göre bazen tsunami gibi kabaran, bazen durgun sular gibi sakinleşen, takıyyenin, demagojinin ve U dönüşlerinin üstad-ı azamı Erdoğan’ın 40 yıllık siyasi serüvenine bütüncül bir bakış, şu an durduğu noktayı ve hedefini ele verir. Demokratik hukuk devletinde siyasi partiler iktidara gelir, halkın iradesi ile gider. Sayın Erdoğan, iktidara “gitmemek üzere” gelmiştir.

ANAP ve DYP’yi bu nedenle tarihe gömmüş olması da artık yeterli olmadığı için, sıra Millet İttifakı’nı dağıtmaya gelmiştir. “Sivil anayasa”, HDP’nin kapatılması ve CHP ile İYİ Parti arasına kara kedi sokacağı beklentisi ile gündeme getirilen dokunulmazlık hamlesi, Erdoğan’ın “gitmeme” projesiyle bağlantılı olup İYİ Parti kilit konumdadır.

Kent milliyetçiliği temelinde istikrarlı bir yükseliş gösteren Millet İttifakı’nın saygın kanatlarından birisinin genel başkanı olan Sayın Meral Akşener, Cumhuriyete kurulan tuzaklar konusunda, ormanın derinliklerindeki ceylanın avcı hassasiyetinin de ötesinde bir duyarlılığa sahiptir. AKP’nin karanlık planları, hanımefendinin çelik direncinde deşifre olabilir.

Son tahlilde seçmene gidilecektir. “Bu dünya önemli değil, siz ahireti kazanın” uykusuna yatırılan halk, açlığın serin şafak meltemi etkisi ile mahmurluktan sıyrılıyor. Bünyan’da otobüs üzerinde konuşurken sözü Sayın İlker Başbuğ’un tutuklanmasına getirerek “Eşeğe, Genelkurmay Başkanı terörist olabilir mi” diye sormuşlar. Eşek, “Olabilir demeyi eşekliğime yakıştıramam” cevabı vermiş dediğimde meydandaki halk, coşku ile alkışladı.

Gönül kilidini açacak doğru anahtarla gidilirse halkın kılıcı (iradesi), İskender’in kılıcından daha keskindir. Ünlü komutan, Gordion’un kızılcık saplarından örülen düğümünü çözememiş, kılıcı ile kesmişti.

  • AKP’nin çelik tellerle örülmüş kördüğümünü halk iradesi tuz buz edebilir; öncülük edilebilirse…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Kalem Utandı” için bir yorum

  1. Sayın Işık, şiirsel bir anlatımla adı gibi aydınlık saçıyor çevremize,,, Devletimizin Kurtuluş ve Kuruluş sürecindeki saygın, erdemli, bilinçli ve yurduna insanına sevdalı bürokratının günümüzdeki eksikliğini ve yansımalarını iliklerime dek hissettirdi saygıdeğer Müftümüz,,, Sağlığıyla Işığıyla ve Sevgisiyle varolsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir