Türkiye Zarrab davasına karşı derhal bu adımları atmalı

Türkiye Zarrab davasına karşı
derhal
bu adımları atmalı

Metin FeyzioğluBir kez daha uyarıyorum…

Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU
Türkiye Barolar Birliği Başkanı
(Ceza Hukuku Uzmanı)
(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

ABD Başkanı Trump, bu kararı  popülist iç politikası sebebiyle destekliyor.

İran’la Suudi Arabistan; Yemen’de, Sünni ve Şii kabileler üzerinden savaşıyor.

Dün İran’a bağlı Husi’ler, Yemen’in eski devlet başkanını kafasına sıktıkları bir kurşunla infaz etti.

NATO, söylem ve eylemleriyle Türkiye’ye güven vermiyor.

Türkiye Rusya’dan S-400 füze sistemi satın alıyor.

Rusya, PYD’nin ele geçirdiği bölgede yaptığı sözde seçimlerde gözlemci oluyor.
YPG ile birlikte basın toplantısı düzenliyor. PKK’yı terör örgütü görmeyen Rusya’nın başkenti Moskova’da PYD’nin irtibat bürosu vızır vızır çalışıyor.

ABD, PKK’nın Suriye kolu YPG’yi silahlandırıyor.

Türkiye yakın zamana kadar izlediği trajik hatalarla dolu dış politikası sebebiyle
bir ABD’ye bir Rusya’ya dönüyor. Bir de isim takmışlar buna, ping-pong diplomasisi diye…

ABD’nin ve Rusya’nın yere göğe koyamadığı YPG, IŞİD’dan kurtardığını iddia ettiği şehirlere yerleşiyor. Ancak IŞİD’lı teröristleri tutuklayacağına kamyonlara yükleyip silahlarıyla birlikte güvenli bir şekilde şehir dışına salıyor. Bunlar muhtemelen Türkiye’ye girmenin yollarını arıyor.

  • Görünen o ki, Ortadoğu’da küresel ve bölgesel güçler büyük bir hesaplaşmaya hazırlanıyor.

Türkiye milli güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve geleceğini doğrudan ilgilendiren
bu tehlikeli gelişmeler olurken iç politikaya yönelik hamasetle vakit kaybediyor.
Türkiye’yi yönetenler, milli birliği sağlamak yerine, toplumu tehlikeli şekilde kutuplaştırıyor.

Ve… para hırsı ve cehaletin birleşmesi sebebiyle ABD’nin eline  korkunç bir silah olarak tutuşturduğumuz Zarrab davası her geçen gün aleyhimize ilerliyor.

ABD Başkanı’nın kısa bir süre ulusal güvenlik danışmanlığını yapan Flynn’in, hakkındaki soruşturmada Türkiye’yi de zora sokacak ifadelerinin nereye varacağını bilmiyoruz daha.

  • Çıkış yolunu, akılla bulacağız. Başka çaremiz yok. Devlet aklını oluşturacağız.

Zarrab denilen sahtekar ve çevresi milyarlarca dolar para kazandı diye,

  • bu dolandırıcılığın bedelini Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı ödememeli.

Krizi büyütmeye değil, kontrol etmeye ihtiyaç var.

İçeriği boş söylemler sadece iç politikada tabanları geçici olarak sıkılamaya yarar.
Dışarıdan içeriye gelişen bir saldırıda üç kuruşluk değeri olmaz bunların.

Çin’in, Rusya’nın, Almanya’nın, Fransa’nın, Hindistan’ın İran’a yönelik yaptırımları devlet olarak ihlal etmemek için azami dikkat sarf ettiği, ihlal eden şirketleri takibe aldığı bir süreçte, Türkiye’nin “bu ambargo beni bağlamaz” söylemi fayda sağlamıyor, zarar veriyor.

Bir kez daha uyarıyorum                                     :

Türkiye, derhal bu davada yargılama konusu suçlarla arasına mesafe koyduğunu dünyaya göstermelidir. Bu çerçevede;

  • ABD ile aramızdaki adli yardım anlaşmasına göre dosyanın bir suretini istemelidir.
  • Adı geçen Bakanlar hakkında yeni delillerin varlığını gerekçe göstererek Meclis soruşturması açmalı ve işi Yüce Divan’a havale etmelidir.
  • Rüşvet aldığı iddia edilen bürokratları tekrar soruşturmalı ve delil durumuna göre davaları açmalıdır.
  • Zarrab’ın hayali ihracatını araştırıp, haksız yere aldığı yüz milyonlarca liralık vergi iadeleri sebebiyle ayrıca soruşturma açmalıdır.
  • Bütün bunları dünyayla paylaşmalıdır.

Kamu bankaları eliyle kara para aklayan, uluslararası terörizmin finanse edilmesine aracılık eden, bütün bunları da rüşvetçi bürokrat ve bakanların talimatıyla yapan yolsuzluğa bulaşmış bir devlet görüntüsü ile bizi damgalamak istiyorlar.

Böylece, bizi Ortadoğu’da sıkıştırıp kim bilir ne tavizler vermemizi isteyecekler.

Bir an önce hamasetin yerini Devlet aklı almalı. Bu krizden doğru dersleri çıkarıp, demokratik kurumlarımızı sağlamlaştırmak bizim elimizde. Yeter ki Türkiye’yi yöneten ve yönetmeye talip olanlardan talep etmesini bilelim. Yeter ki halk olarak gücümüzün farkında olalım.

Metin Feyzioğlu
Odatv.com, (05.12.2017)
=========================================
Dostlar,

ZARRAB DAVASI’nın TÜRKİYE’ye BEKLENEBİLEN AĞIR YÜKÜ

Zarrab’ın ABD’de görülen davası giderek Türkiye aleyhine ilerliyor.
Dava sonunda Türkiye, ABD’nin zararına neden olduğu suçlamasıyla birkaç on milyar Dolar giderim (tazminat) ödeme yükümü ile karşı karşıya kalabilir.
Sn. Feyzioğlu bu önemli uyarı yazısını 2 hafta önce yayımladı ODATV’de.
Geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı,
Türkiye’yi uluslararası teröre destek veren bir ülke olarak niteledi.

Bu son derece önemli bir gelişmedir ve ardından ülkemizi HAYDUT DEVLET ilan ederek BM’de ambargolarla sıkıştırmaya ve yalnızlaştırmaya dek gidebilir. Böylesi bir girişimin ve uygulamanın Türkiye içi ne denli YIKICI çok ağır sonuçlara varabileceği tartışma dışıdır.

Dolayısıyla ABD’nin 4 yıldızlı 2 önemli komutanının (Merkezi Kuvvetler CENTCOM komutanı ile Avrupa Orduları Komutanı EUROCOM) bu ağır suçlamayı izleyen hafta Türkiye’ye gelmelerini / gönderilmelerini çok iyi okumak gerekir. Kimi gazetelerde manşetten verilen yorumlar, ABD’nin Ortadoğu’da yitirdiklerini toparlama çaresizliği olduğu yönünde idi.

Bu irdelemeye katılamıyoruz; tersine, sopa gösterilerek pazarlıkta çıta yükseltilmiştir. Kayseri’ye Milli Savunma Bakanlığı’nın parasal desteğiyle cami yaptırmakla meşgul Genelkurmay Başkanı H. Akar, bu komutanlarla ne(ler) görüşmüştür? Ne tehdit ve şantajlar – pazarlıklar – havuç/sopa politikası ülkemize dayatılmaktadır, açıklanmalıdır. Öyle uluorta “devlet sırrı” kalkanının ardına saklanılmamalıdır.

  • Ege adaları – Kıbrıs – Ermenistan – Kürdistan – NATO – S-400 füzeleri !??
    Hangisi / hangileri, ne kapsamda??

Türkiye çok ciddi risklerle karşı karşıyadır ve AKP = RTE‘nin tek başına bu yakıcı sorunlarla başetme gücü ve yeteneği yoktur, kalmamıştır. Kaldı ki suça bulaşmışlığı vardır;
4 Bakan ve bürokratlar rüşvetle Zarrab’ın bu suçları işlemesini kolaylarmış hatta sağlamışlardır. Bu Bakan ve bürokratlar adli olarak kovuşturulmamıştır. Dahası, Zarrab’a Devlet madalyası verilmiştir AKP hükümetince.

İslamcı AKP iktidarı Cumhuriyet’in birikimini, o arada kadrolarını dışlamış ve ülkemizi kendisiyle birlikte ağır bir çıkmaza sokmuştur. Buradan en az zararla çıkış ancak ULUSAL BİRLİK ile sağlanabilir. Ne var ki AKP = RTE, anamuhalefet CHP’ye ve genel başkanı Sn. Kılıçdaroğlu’na suçluların telaşı ile (!?) 4 koldan şiddetle ve çok ağır saldırmakta, gerilim politikası ile kendi tabanını pekiştirmeye çabalayarak gündem oyunlarına sığınmaktadır.
Kudüs konusu ve %11,1 büyüme masalı can simidi gibi görülmektedir ancak boşunadır.

Bu yol çıkar yol değildir. Zarrab davası kararının eli kulağındadır ve AKP = RTE‘den hangi ağır – yaşamsal ödünlerin istendiğini bilmiyoruz oysa bilmek hakkımız. Ayrıca TSK’nın mutlaka parçalanmışlıktan kurtarılması ve eski caydırıcılığına hızla kavuşturulması yaşamsal önemde.

Biz de Sn. Prof. Feyzioğlu gibi “bir kez daha” yazmış olalım :

  • AKP = RTE‘yi uyarmış ve Türkiye’nin böyle yönetilemeyeceğini, yönetilebildiğini sanmanın gerçekçilikten (real politikten) sapma olacağını, politik şizofreni ile eşdeğer olduğunu,
  • Yapılacak yeni hataların AKP iktidarını tepetaklak götüreceği gibi,
    Türkiye’yi de son derece ağır yaralayabileceğini….derin kaygı ve endişe ile anımsatmış olalım..

Sevgi ve saygı ile. 18 Aralık 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir