Çiğ süt üreticisi ve satıcılarına uyarı

Süt üreticileri en başta kendileri hayvanlarında hastalık olmadığına dair ikna olmalılar. Bence tarım ilçe müdürlüklerine başvurmadan önce bir veterinerle anlaşarak hayvanlarından örnekler alarak hastalık mikrobu taşıyıp taşımadığını öğrensinler. Eğer bu iki hastalık varsa raporu alamazlar. Ancak konu en başta kendi sağlıklarıdır. Bu iki hastalık çok zor tedavi oluyor.

En önce kendilerini korusunlar. Hatta yapmışken beş önemli hastalık için analiz yapıldığını öğrendim. Eğer hastalık varsa önlem alsınlar. Hastalıklı hayvan kalmadığında tekrar başvurabilirler. Üreticiler hayvancılık işletme numarası da almış olmalılar. Başka bazı konular da var. Örneğin süt doldurulacak kaplar tek bir kez kullanılacak şekilde cam veya plastik olabiliyor.

Aslında ben bu kararın hem yetersiz hem de halkın sağlığını korumaktan çok büyük süt ve süt ürünleri şirketlerinin çıkarlarına yönelik çıkarıldığı düşüncesindeyim. Bu tebliğ tam olarak uygulanırsa çiğ süt satışı hayli düşecektir. Bundan kuşkusuz bu şirketler yararlanacak ve çiğ sütü çiftçilerden daha ucuza alma olanaklarını geliştireceklerdir.

Tabii bu Tebliğe kökten karşı çıkmıyoruz. Ama sağlığın ikinci planda olduğunu düşünüyorum.  Örneğin sütünüzü şirketlere satarsanız hastalıktan arnmış raporu almanıza gerek yok. Bu hastalıklar belki sizin hayvanlarınızda da vardır. Denilecektir ki “fabrikalarda süt pastörize ediliyor”.

İyi ama çiftçiler hayvanlardan hastalıkları kapabilir. Kendi hayvanlarının sütlerini içebilir, peynir yapabilirler. Az da olsa komşularına süt ve peynir satabilirler. Eğer sağlık düşünülüyorsa bu iki hastalık bütün Türkiye’de silinmelidir. Bu konuda Tarım Bakanlığının çok etkili çalışmadığı kanısındayız. Bütün hayvanlar taranarak ve hastalıklı çıkan hayvanların etlerinin, ısıl işlem uygulayarak sucuk vb. yapan işletmelere devrinin sağlanması mümkün olabilirdi. Hastalıklı hayvanları olanlara da ödemeler yapılabilir. Bunlar kâğıt üzerinde yapılıyor, ancak çok yetersiz. Bu işlemleri ısrarla sürdürdüğünüzde hastalıklar silinebilirdi. Tabii bu bir finansman gerektirir.

Brusella çeken bir insana rastlarsanız yapılacak harcamaların ne denli gerekli olduğunu anlayabilirsiniz. Ancak ödenek yetersizlikleri bu gibi işlemlerin yeterince yapılmasını engellemektedir. Çiğ süt üreten ve bunu satan çiftçiler lütfen hem kendiniz için hem de toplum için harekete geçin. Veterinerinizle ve tarım ilçe müdürlüğü ile konuşun. Yoksa kimse daha sonra gözünüzün yaşına bakmayacaktır.
============================================
Dostlar,

Süt hijyeni sağlan(a)madığında insanlara geçebilecek çok sayıda hastalık vardır.
Bunların başında, Tarım Ekonomisi Uzmanı Prof. Sn. Tayfun Özkayanın da değindiği üzere Brusella ve Tüberküloz gelmektedir. Her 2 ciddi hastalıktan korunmak sütün pastörize edilmesi ile olanaklıdır. Günümüzde Louise Pasteur’ ün geliştirdiği klasik Pastörizasyon tekniği çok daha etkin yapılabilmektedir. 140 C derecede 1 mm kalınlığında laminer akımlı süt katmanı (tabakası) ve birkaç atmosfer basınç altında yalnızca bir saniyede etkin olarak Pastörize edilebilmektedir. Böylesi bir ısıl işlemle sütteki değerli vitamin ve mineraller bozunmadan korunabilmektedir. Ayrıca gelişkin süt endüstrisi, üreticilerden satın aldığı sütü öncelikle ön eleme – taramadan geçirerek toksik kimyasallar ve bileşimi bakımından incelemekte, standartlara uygun olanları işleyerek pazarlamaktadır. Geldiğimiz yer oldukça güven vericidir.

Ancak, Halk Sağlığının korunmasına ek, üreticinin emeğinin de korunması sosyal devletin görevidir. Bu amaçla Süt üreticilerinin kooperatifleşmesi, şirketleşmesi teşvik edilmelidir. Böylelikle büyük sermaye karşısında örgütsüz üreticinin emeği korunabilir. Üretici pazarlık hakkı elde edebileceği gibi kooperatif işletmeleri ile ürününü kendisi işleyerek pazarlayabilir; yarattığı katma değer kendi cebinde kalır..

“Sokak sütüne hayır” ama üreticinin emeğinin değerini bulmasını da sağlamak koşuluyla!

Sevgi ve saygı ile. 19 Kasım 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir