BÜTÇE AÇIĞININ NEDENİ EMEKLİLER DEĞİL; BÜTÇEYİ YAPANLARDIR !

22.05.2008 Ankara
Duran AYDOĞMUŞ

Değerli Dostlar,

Aşağıdaki gerçekler, Nükleer Fizik uzmanı Sayın Prof. Dr. D. Ali ERCAN hocamıza ait.

Ali Hocamız bilim adamı olduğu ve böyle konuları da çok iyi bildikleri için, çok gerçekçidirler. Bu gerçekleri okuyunca benim aklıma da Avrupa ülkelerinde asgari ücretler geldi. Bir kısa araştırmanın sonucu için aşağıdaki bağlantıyı tıklayın. Liste İngilizce olduğu için önemlileri Türkçesi ile şöyle verelim :

* Montly minimum wage (EUR) : Aylık asgari ücret (Avro)
* GNI : Gross National Income : Brüt milli gelir
* GNI Per Capita : Fert başına brüt milli gelir
NOT : * Listede Türkiye’de asgari ücret : 518 Avro/ay olarak verilmiş
* Listede Türkiye’de asgari ücret : 1.647 TL/ay olarak verilmiş(?)
* Listede UK (İngiltere)’de asgari ücret : 1.300 Avro/ay, (1.170 £)

Bu listedeki ücretler Ocak 2016’dan beri olan ücretler miş(?) (Vikipedia)
https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_sovereign_states_in_Europe_by_minimum_wage

Asgari ücreti düşük olan ülkelerde piyasa fiyatları da bu ücretlere uygun olduğu için, onlar bizim asgari ücretliler gibi sıkıntıda değillerdir. Bu ülkelerin memur, işçi ve emeklileri her yıl ailece tatillerini istedikleri bir başka ülkede geçirebildiklerini sizler de bilirsiniz. Tatil mevsiminde bunları kolayca görebilirsiniz. Ya bizimkiler?! Ailece denize gidebiliyorlar mı her yıl? Sokaktaki insanlara sorduğumuzda bunun yanıtını almak olası…

Saygılarımla. 20.10.2016
—————
20 Ekim 2016, Prof. D. Ali Ercan <daliercan@gmail.com> şöyle yazdı:

BÜTÇE AÇIĞININ NEDENİ EMEKLİLER DEĞİL; BÜTÇEYİ YAPANLARDIR !

portresi, Gülümseyen


Prof. Dr. D. Ali ERCAN

Değerli arkadaşlar,

Maliye Bakanlarının dillerinden düşürmedikleri bir konu Türkiye’deki emekli maaşlarıdır. Ellerinden gelse emekli maaşlarını tümden kesecekler. Zaten son 10 yıldan beri enflasyon dengeleyici zam oranlarını kısa kısa maaşları kuşa çevirdiler.

Türkiye genelinde nüfusun yarısına yakını Yoksulluk sınırı altında yaşıyor (adam başı günlük 10 $ gelir). Emekliler kesiminde ise bu oran daha yüksektir.

Displaying

Türkiye’de 65 yaş üstü insan sayısı (%8) 6,4 milyondur ki, bunların ancak üçte ikisi emekli maaşı alabiliyor, geri kalan üçte bir eşinin emekli maaşına bağımlı durumdadır; yani 65 yaş üstü maaş alan “gerçek emekli” sayısı 4 milyon dolayındadır. Oysa Türkiye’de SSK dahil, emekli maaşı alanların toplam sayısı yaklaşık 11 milyondur; demek ki, Türkiye’de 7 milyon kadar 65 yaş altı insan “erken” emekli konumundadır…

Devlet bu insanlara iş veremiyor, emekli ediyor, sonra da emekli aylıklarının çokluğundan, bütçeye olan yükünden yakınıyor Maliye Bakanları… Efendiler; bu 7 milyon insana verdiğiniz aylık “Emekli aylığı” değil, “İşsizlik yardımı”dır… Bütçe açığını kapatmak istiyorsanız, bu 7 milyonu yük olmaktan çıkarın, üretim ekonomisinde istihdam edin, sorun kalmaz…

Emeklilik sahnesinde bir başka garabet, emekli Milletvekilleridir. Milletvekilliği bir “meslek” olmadığı halde Türkiye’de en muteber (AS: saygın) meslek durumuna getirilmiş ve tabii bizzat kendilerinin çıkardıkları yasa ile kendilerine ömür boyu en üst dereceden “hakk-ı huzur” tanınmıştır.

Türkiye’de 2 bin kadar emekli (!) Milletvekiline 1 yılda ödenen maaş 70 milyon dolardır. Devlete 40 yıl hizmet ederek, 65 yaşında en üst dereceden emekli olmuş bir bürokratın emekli maaşı, 2 yıl TBMM’de oturarak emekli olmuş 40 yaşındaki bir Milletvekilinin emekli maaşının ancak dörtte üçü kadardır.

Mecliste “görev” yapan, henüz emekliye ayrılmamış Milletvekillerinin maaşları ise zaten apayrı bir çirkinlik, bir adaletsizlik örneğidir. Türkiye’de Milletvekili Maaşı (yılda yaklaşık 80 bin dolar), Ülke ortalama gelirinin 8-9 katıdır. Oysa bu oran gelişmiş Ülkelerde 1-3 arasındadır… Bu maaşı gönül rahatlığı ile hazmeden Milletvekillerinin doldurduğu bir Meclisten Ülke için adalet, esenlik getirici yasaların çıkmasını beklemek salaklıktır.

PARLAMENTONUN GEÇİM KAPISI OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ BİR ÜLKEDE DEMOKRASİ’DEN SÖZ EDİLEMEZ…

Sevgilerimle. æ
20.10.2016
=======================================
Dostlar,

Dostlarımız Sayın Duran Aydoğmuş’un ve Sayın Prof. Dr. D. Ali Ercan’ın yazdıkları ve hesapladıkları nesnel gerçekliklerdir. Türkiye’nin, geri kalmış / geri bıraktırılmış bir ülke olarak hazin çelişkilerindendir. Ya da tersinden söylemek gerekirse, bunca hazin ve derin çelişkisi olan bir ülke kalkınmış bir ülke olabilir mi??

TÜRK-İŞ Araştırmasının Eylül 2016 ayı sonucuna göre;
(file:///C:/Users/user/Downloads/r0qk50Ghxe5x%20(3).pdf)

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.386,22 TL,
Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.515,37 TL olmuştur.
Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.711,50 TL olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan :

  • 2016 yılında 30 milyarder Türk
  • Toplam servetleri 45,4 milyar $Gelir dağılımını iyileştirmeden (adilleştirmeden) ve başlıca bu yolla yaygın (yatay) ve derin (dikey) yoksulluğu olabildiğine sınırlamadan Türkiye’nin çağdaşlaşması, uygarlaşması olanak dışı!

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk ve ortaokulu Gaziantep'te okudu, Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimentosanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesi’nde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siayasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Uzmanlık alanında 257 yerli, 47 adet yabancı (toplam 304) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 500'ü aşkın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1489 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor. Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 28.10.2016 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir