SENİN SOMALİ’DE NE İŞİN VARDI SADETTİN??

Somali_sehidi_Sadettin_Dogan_Mayis_2014

 

 

SENİN SOMALİ’DE NE İŞİN VARDI SADETTİN??

Deniz Kur. Alb. Ali Türkşen
02.06.2014

 

 

 

 

Canım kardeşim Sadettin.

Bundan tam 18 yıl önce soğuk ve rüzgârlı bir Ege gecesindeBodrum’un Gümüşlük sahilinden yola çıktığımızda ilk kez bir araya gelmiştik seninle. O zamanlar ikimiz de mesleğinin başında, heyecan ve coşku dolu iki genç askerdik. Türkiye’nin hak ve menfaatleri uğrunda canımızı seve seve feda etmeye hazır icra ettiğimiz Kardak harekâtı sonrası tüm Türkiye bizi kahraman ilan ettiğinde mahcubiyetten yüzümüz kızaracak kadar saf ve temizdik. Benim bu harekât sırasındaki en büyük mutluluğumsa, verilen görevi layıkıyla yerine getirmiş olmak ve senin de aralarında olduğun silah arkadaşlarımın birinin bile burnunun kanamamış olmasıydı.

Sevgili kardeşim.

1996 yılının o soğuk Ocak gecesinden tam 13 yıl sonra seninle yollarımız bir kez daha kesişti. Fethullahçı çetenin polis, hâkim, savcıları ve içimizdeki üniformalı vatan hainlerinin işbirliğiyle bu kez kısmetimize kahramanlık değil terörist olmak düşmüştü.
Biz değişmemiştik SadettinTürkiye değişmişti ve biz sadece bu değişimin seçilmiş kurbanlarıydık. Üzülmeden, yılmadan, mücadele azmimizi ve savaşçı ruhumuzu kaybetmeden yine omuz omuza, sırt sırta, ele ele Beşiktaş ve Çağlayan Adliyelerinin adalet uğramayan kör dehlizlerinde bu sefer düşmandan bile daha düşman bir çeteyle mücadele ettik.

Ben 1996’da Kardak’ta ne yaptıysam, Beşiktaş’ta da Çağlayan’da da aynını yapmaya çalıştım. Sizler benim silah arkadaşım, kardeşim, küçüğümdünüz ve ben hâlâ kendimi size karşı sorumlu hissettiğim komutanınız, büyüğünüz, ağabeyinizdim. Bir savaşta önce komutan, önce subay ileri atılır ve ölecekse önce komutan, önce subay ölmelidir Sadettin. Ama bu savaşta ben seni koruyamadım, senin yerine ölemedim Sadettin. Beni affet. Senin Somali’de ne işin vardı Sadettin?

Üzerimdeki komutanlık, silah arkadaşlığı ve ağabeylik yüküyle Fethullahçı çetenin elemanlarıyla ne kadar mücadele etsem de onları yenmeyi başaramadım Sadettin. Dönemin komutan (!) unvanıyla görev yapan şahıslarını ikna etmeyi de, mahkeme salonlarındaki çete unsurlarıyla daha iyi çarpışmayı da beceremedim.
Fethullahçı çetenin Balyoz sorumluları tarafından 3,5 yıldır Hasdal’ın
demir parmaklıkları ardında tutulurken bile hiçbir şey yapamadan sana ağlamaya hakkım yok SadettinKomutan, subay ağlamaz, ağlamamalı. Ağlıyorsa ve elinden hiçbir şey gelmiyorsa artık komutan da subay da değildir.
Beni affet, sana layık bir komutan, silah arkadaşı, ağabey olamadım Sadettin.

2009 yılında Poyrazköy komplosuyla lekelenmeye çalışıldığımızda bu yalana
ilk inananlar yine kendi komutanlarımız (!) olmuştu. Dönemin GENELKURMAY BAKANI şimdinin TAM GÜN MESAİLİ BAŞ MAĞDURU İLKER BAŞBUĞ’UN DA OLURUYLA gözlerden uzak tutulacağımız Uzunada’ya SÜRGÜN EDİLDİĞİMİZDE seninle yollarımız üçüncü kez kesişti Sadettin. Biz, yine yılmadık. Terörist damgasına da komutanlarımızın hakkımızdaki şüphelerine de aldırış etmeksizin görevimizi gereği gibi yerine getirmeye çalıştık. Ama sen de haklısın.
Bu kadar HAİNİN bir yanda, bu kadar SAĞIRIN da öte yanda yuvalandığı bir orduda senin gibi mert birine yer yoktu artık…

Bizi öyle ya da böyle bir bir öldürüyorlar, belli ki öldürmeye de devam edecekler Sadettin. Ölümlerimizde sorumluluğu olan, eline kan bulaşanlar da artık, ÖLMÜŞTÜR, GİTMİŞTİR,” diyecek kadar insanlıktan çıktı Sadettin.
Sen ölmemeliydin. Senin yerine Somali’ye ekmeğinin peşine gitmene sebep olan
YENİ OSMANLI SEVDALILARI, senin yerine personelini korumaktan ACİZ GENELKURMAY BAKANLARI, senin yerine her sorunda kafasını öte yana çeviren Deniz Kuvvetleri CEO’ları, senin yerine

FETHULLAHÇI çetenin ÜNİFORMALI VATAN HAİNLERİ ölmeliydi Sadettin.

Senden geriye 2000 yılı Deniz Kurdu tatbikatında çekilmiş bir resmimiz kaldı Sadettin. Aynı bu fotoğraftaki gibi yokluğunun yükü ölene kadar omuzlarımda olacak ve sen adınla, kanınla, canınla evladın Ulaş’ta, demir gibi bileğin, mert yüreğin
ve her zaman gülen yüzünün anısıyla kalbimizde sonsuza kadar yaşayacaksın.

Ruhun şad, mekânın Cennet olsun. Ebediyette tekrar bir araya gelene kadar…

Sana karşı sorumluluklarını yerine getiremeyen eski bir komutanın…

Önemli not: Bu yazıda herhangi bir yazım hatası bulunmamaktadır.
Ülke bölünürken, burnunun dibinde EŞKIYA YOL KESERKEN ve PERSONELİ ZİNDANLARDA ÇÜRÜTÜLÜRKEN olana bitene bakanlara “BAKAN”, emrindeki
askeri birlikleri ve personelini şirket gibi yönetenlere de “CEO” denir,
KOMUTAN DEĞİL.

Deniz Kurmay Albay

Ali Türkşen

Odatv.com

Sahte ihbar mektubuyla Poyrazköy davasına dahil edilen ve hakkında 7,5 ile 15 yıl hapis cezası istenen Sadettin Doğan, 2009 yılında ordudan emekli oldu.

Doğan, Poyrazköy davası sonrasında askerlikten soğumuş ve emekliye ayrılmıştı. Dava sürecinde yurtdışında olmasına karşın her duruşmaya katılan Doğan,
Türkiye’de iş bulamayınca geçim derdine düştü ve Somali’de THY Güvenlik şefi olarak işe başlamak zorunda kaldı.

http://www.odatv.com/n.php?n=senin-somalide-ne-isin-vardi-sadettin-0206141200

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir