EŞEĞİMİZİ BULDUK MU?


EŞEĞİMİZİ BULDUK MU?

Naci_Bestepe_portresi
Naci BEŞTEPE

Silivri’ye onlarca kez gittim.
İlk kez sevinç içindeyim, herkes gibi.
Neye seviniyoruz?
Kaybettiğimiz eşeğimizi bulduk.

Türkiye’yi  yönetemeyenler Türk halkına eşeğini kaybettirdi.

Hırsızın yolunu açtı. Yabancı değildi, aynı kaba ettiklerindendi.

Şimdi, “Bak işte hırsız, işte eşeğin” diyerek kenara çekilmeye çalışıyor.

“Savcı bulun delillendirin” , “Ben bu davanın savcısıyım”,
“Türkiye bağırsakların temizliyor” diyenler hem de.

Biz de seviniyoruz.

“Eşeğimizi bulduk!” diye.

Yani “yurtseverler serbest bırakıldı, adalet yerini buldu” diye.

ÇALINAN HUKUK VE HAYATLAR

Yok canım. Ne adaleti. Ne yerini bulması.

Hakları, hayatları çalınmış.

Danıştay’ın, Zirve’nin katillerini, Cumhuriyet Gazetesi bombacılarını, birkaç mafyayı çıkarın geriye yüzlerce tertemiz, suçsuz, milliyetçi, Atatürkçü, cumhuriyet ilkelerinin, ülke bağımsızlığını savunucusu, gericiliğe-bölücülüğe-komşularla savaşa karşı olan aydın yurtsever kalır.

Bunlar serbest kaldı diye seviniyoruz.

NEDEN ESİR ALINMIŞLARDI?

Bir de ülke açısından bakalım.

Cezaevinin kapısından dışarı çıkmadan İP Genel Başkanı Sayın Doğu PERİNÇEK özetledi nedeni.

“Biz içeri alındıktan sonra neler olduğuna bakın..” dedi.

Bakalım;

–         Mısır’la, Libya ile, Suriye ile düşman olduk. İçişlerine karıştık.
Emperyalistlerin yanında, ulusal güçlere karşı cephede yer aldık.

–         Irak’ın parçalanması için çabamız sürüyor.

–         Azeri soydaşlarımızI öteledik. Ermeni soykırımını kabul etmeye hazır hale geldik. (Neyse ki Talat Paşa Komitesi zaferi yetişti)

–         Kıbrıs’ı Rumlara vermeye ramak kaldı.

–         Ege’de, Akdeniz’de çıkarlarımızı savunamadık.16 tane adacığı kaptırdık. Kıyılarımıza hapsolmak üzereyiz.

–         Karadeniz’de MONTRÖ gibi bir silahı bile kullanmaktan korkar hale geldik.

–         İçeride parçalanmanın eşiğine geldik. Bölücülerin dili bir karış oldu.
Özerklik-federasyon tehditleri gırla.

Başka sebep arayalım mı?

Bu insanlar esir alınmasaydı bunlar olur muydu?

LİDER VE DEVLET ADAMI

Serbest kalan yurtseverlerin açıklamaları dikkat çekiciydi.

Org. BAŞBUĞ, “Kin ve nefret duymuyorum…İçeridekiler de benim kadar suçsuz…
Son arkadaşım çıkana kadar mücadele edeceğim” dedi.

26 ayını çalanlara kin ve nefret duymuyor.

İntikam düşünmüyor.

İşte devlet adamlığı ve sorumluluk bilinci.

Her gün mağduru oynayan, her konuşmasında Cumhuriyeti kuranlara, devrimleri yapanlara ve onları koruyanlara saldıranlara bakın bir de.

İP Genel Başkanı PERİNÇEK :

  • “Kınından çekilmiş kılıç gibiyiz. Göreve hazırız…Cemaatleri tarikatların kökünü kazıyacağız…Türkiye’yi böldürmeyeceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız.  “ dedi.

İşte devlet adamlığı, dava adamlığı, yurtseverlik bilinci.

Bir de AB-ABD maşalarına bakın.

NE OLACAK?

Yurtseverlerin tamamı serbest kalacak.

Silivri kapıları açıldı. Kapatılamaz.

Kumpası kurduranlar da kuranlar da bağımsız yargıya hesap verecek.

Bataklık kurutulacak.

Ülkeyi bu bataktan kurtaracak güç ülke halkıdır. Kapıları açan güçtür.

Milli hükümeti kuracakların yolunu açacaktır.

Bu yol sandıktan geçer.

AB-ABD’den medet umanlardan medet olmaz ülkeye.

Ulusa dayananlara, millicilere, bağımsızlıkçılara güvenilmeli, görev verilmelidir.

Gecikmeden. 30 Mart’tan başlayarak.

Adres bellidir. İsimler bellidir.

BERKİN ELVAN

15 yaşındaki yavruyu vurdular.

Katili kim?

Başbakandan aşağı doğru inin.

Halkını vuranlara  madalya verenler, alanlar.

Hesap günü yakındır.
(AYDINLIK, 12.3.14; AS: Yayınlamada gecikme için özür dileyerek..)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir