Tuncay Özkan’dan ilk açıklama


Tuncay Özkan’dan ilk açıklama

Tuncay Özkan'dan ilk açıklama

Gazeteci Tuncay Özkan tahliye sonrası Silivri Cezaevi önünde konuştu. 
‘Öldüremediler hapse attılar’

Gazeteci Özkan, AKP’nin kendisini öldüremediği için hapse attığını belirterek,
“6 yıl sonra Türkiye’nin bugün olduğu durumda olmamasını çok isterdim.
Bugün Türkiye’nin yaşadığı durum bizim yaşadığımız durumdan daha vahimdir.
Biz öç alma hissinde değiliz.
  • Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo dramatiktir.
  • Türkiye’nin içinde bulunduğu tablo uçurumun kenarında bir ülkedir.

1996’dan 2007 yılına dek öldürülemediğim için hapse atıldım. 6 yıl boyunca
‘Suçum ne? diye sordum.” dedi.

‘Atatürk’ün aydınlığıyla yıkacağız’

Türkiye’nin karanlık bir dönemden geçtiğini belirten Tuncay Özkan, şunları söyledi:

  • “Tuncay Özkan’ın varlığı, Türk varlığına armağandır.
  • Mustafa Kemal’in aydınlığıyla karanlığı yıkıp geçeceğiz.
  • 14 yaşında bıraktığım Nazlıcan’ımı 21 yaşında geri aldım.
  • Beni haksız bir biçimde 517 gün hücrede tuttular.
  • 517 günde ülkemin içinde bulunduğu duruma daha fazla üzüldüm.
    Bu ülke hırsızlardan hesap soracak.”

‘Hırsızlara geçit vermeyeceğiz’ 

Özkan konuşmasında, yolsuzluk ve rüşvet iddialarına da değindi. Konuyla ilgili olarak Özkan,

“Bugünden sonra Türkiye’de bambaşka bir iklim göreceksiniz. Biz güçlü, güvenilir Türkiye’ye yürüyeceğiz. Bu yürüyüşü kimse engelleyemeyecek.İstiklal Marşı’nda yurdumu alçaklara uğratma sakın diyor.
Demek ki yurdumuzda alçaklar var, hırsızlar var. Bu hırsızlara, alçaklara
geçit vermeyeceğiz. Bunu hep birlikte yapacağız” şeklinde konuştu.

Özkan ayrıca kendisine verdikleri destekten ötürü Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel ve Eski Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi nezdinde basın özgürlüğü için
mücadele veren kurumlara teşekkür etti.

‘Vicdanları kanatmaktadır’

Tuncay Özkan’ın ardından kızı Nazlıcan Özkan da kısa bir konuşma yaptı.
Nazlıcan Özkan,

“Masum insanların içeride tutulması vicdanları kanatmaktadır. Bugün babam çıktı.
Ama 61 tutuklu gazeteciden biri çıkmış oldu. Tutuklu öğrenciler içeride,
Berkin Elvan halen hastanede yatıyor.” dedi.ulusalkanal.com.tr, 10 Mart 2014 Pazartesi 17:01
Tuncay Özkan’dan tahliye sonrası açıklama paylaşan: ulusalkanal

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Tuncay Özkan’dan ilk açıklama” üzerine bir yorum

  1. Silivri Orta Oyunu

    Nürnbergde Tuncay Özkan ve Süheyl Batuyu bir ADD toplantısında üçyüz kadar kişiyle beraber izledim.

    İkisinin de konuşmalarında;
    Cümleleri AKP le başlıyor, RTE ile bitiyordu. Onlar öcüydü. Korkulması gerekti!

    Yada;
    PKK ile başlıyorlar bağırmaya, Antrik Agopyanla bitiriyorlardı, cümlelerini. Evet halkın karşısında bir öcü eşkiya örgütü ve eşkiya başı vardı. Korkulması şarttı.

    Ne BOP Eşbaşkanının, ne de Antrik Agopyanın kimlerin ellerinde kuklalar, ortaoyuncular olduğuna dair tek söz yoktu.

    ‘Atatürk öldükten sonra..’ diye söze başlamak istedi, Tuncay Beyefendi.
    Bir katılımcı haykırdı:
    -Atatürkün öldürüldüğünü bu sözünüzle inkar, ediyorsunuz!
    Özkan Bey yanıtladı:
    -Açıklıyayım. Atatürkün tedavisinde hata yapılmıştır!

    Nürnbergde şaka şamata devam ediyordu. AKP ve PKK nın aleyhinde konuşuluyor gibi yapılıyor, ama bilgisiz yığınlara aba altından sopa gösteriliyordu ki;
    arka sıralardan bir ses gürledi:

    -Yeni gelen bilgiye göre;
    Feytullah Gülen bir uçakla gizli olarak İstanbula gelmiştir!

    Bunu duyan kahraman atatürkcülerden Tuncay Özkan:
    -Arkadaşlar, bu doğruysa herşey bitmiştir. Toplantı bitmiştir, dedi.
    Esastan toplantı bitti.

    Üç gün sonra Tuncay Özkan kamaraların karşısında Kanal A yı neden satmak zorunda kaldıklarını açıklıyordu:

    -Biz, Kanal A yı satmasaydık, maliye elimizden alacaktı. Vergi borcumuz yirmiüç milyon dolardı!

    1)Kanal A kimlerindi?
    2) Vergi borcunu neden ödememişti?
    3) Kanal A 25 milyon dolara gitti. Kanal A Satılarak alınan paralar nereye gitti?

    Cumhuriyet Gösterilerinde Ankarada ulu önder Tuncay Özkan kitlelere yol gösteriyor:

    -Solcular CHPe, milliyetciler MHPe oy versin!

    Güzel.

    1) CHP genel başkanı Baykalın Rokefellerden burslu olduğunu,
    BOP Eşbaşkanı ile Beykoz Bosporos lokantasında CIA ve Mossad acanlarından üç buçuk saat boyunca emirler aldığını,
    bunun üzerine,
    Seçim ve Fırkalar yasasını ,
    Anayasayı değiştirerek,
    ‘Demokrasi ve İnsan Hakları’ mavalına sarılarak,

    Siyonistlerden cesaret madalyası almış bir haini başbakanlık makamına getirmiş olduklarını bilmiyormuydu?

    2) Azmanistan dış işleri bakanı Povelle ile iki sayfa dokuz maddelik ihanet sözleşmesi yaptığını açıklayan, itiraf eden,
    Refah Fırkasına giden tirilyonlarca hazine paralarını çalanlardan biri olan Gülyanı omuzlarına alarak Türk Devlet Başkanlık Makamına taşıyan Bahçeli denen hain olduğunu bilmiyormuydu?

    3) Azmanistan Büyükelçisinden aldığı emir doğrultusunda, hükümet ortaklarına sormadan tek başına erken seçim kararını açıklayan Bahçelinin,
    BOP Eşbaşkanlı hainler çetesinin Türk Hükümet yetkilerini gasp etmesinde ilk adımı attığını TÖ bilmiyormuydu?

    Olup bitenlere,
    Alavera daleveralara baktığımızda Silivri Orta Oyunu kuruldu.

    Ölenler arasında, milliyetci ve devrimci Türkmenler vardı.
    Ama hangi siyonist uşakları sadece mahkeme günü Silivriye sahneye götürüldü?

    -Hapishanede biri nasıl oluyorda günlük gazetelere yazı yazabilir?
    Bu soru bir Almanındı.

    Antrik Agopyan MIT içinde bir Mossad acanıdır? Ankara Hukuk Fakültesinde Doğu Kültür Ocakları Derneğinin başkanlığını yapmıştır.

    Masonlar Cemiyeti üyesi Süleyman Demirel ve Faruk Sükan Çetesi;
    Siyasal Bilgiler Fakültesine,
    Ortadoğu Teknik Yüksek Okuluna,
    Hacettepe Tıp Fakültesi öğrenci yurtlarına polis saldırıları düzenleyip, binlerce öğrenciye binlerce jop, küfür, tekme tokat yedirmişlerdir. Öldürttükleri öğrenciler de vardır.

    Ankara Hukuk Fakültesi öğrenci derneği bu vahşetten korunmuştur!

    Ankara Askeri Sıkıyönetim Mahkelerinden bir sayılısında Başsavcı olan Baki Tuğ Ulusal Kanalda bir kaç yıl önce açıkladı:

    -Ankara Sıkıyönetim Askeri Mahkemeleri karar verirken, ABD Ankara Büyükelçiliğinin etkisi altında kalmışlardır!

    Asıl görevleri Türk Devletinin güvenliğini sağlamak olan;
    bu iş için yetmiş yıldır,
    hazinenin üçtebirini yiyen TSK yani Türkiye Siyonist Kuvvetleri subayları,
    karılarının koynunda düşmanlara teslim olmuş,
    uyduruk mahkemelerde düşmana ifade veren salak ve hainlerdir.

    Genelkurmay Başkanları, Kudüsde ağlama duvarında bulunan dilek taşına elini sokmuş ve
    Kızıldeniz ile Fırat birde Türkiyede Kutsal İsrailin kurulması için dilekte bulunmuştur.

    Yavuz Hırsızlar Ev Sahibini dünyanın her ülkesinde bastırmışlardır. Yönetimleri üç kağıt yöntemleriyele ellerine geçirmişlerdir.

    Gün şu Türk Ayetinin hayata geçirilmesi günüdür:
    -Eşkiya Dünyaya ebediyyen hükümdar olamaz!

    Saygılarımla, İsmet Aydemir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir