Basın İçin de “Mal ve Gelir Saydamlığı” Zorunludur!


Basın İçin de
“Mal ve Gelir Saydamlığı” Zorunludur!

 

portresi_sapkali

Prof. Dr. Özer OZANKAYA
ADD 5. Genel Başkanı

Basın mensupları da, patronundan yazarına, genel yayın yönetmeninden muhabirine… değin, tıpkı milletvekillerinin olması gerektiği gibi, düzenli olarak mal ve gelir bildiriminde bulunmakla yükümlü olmalıdırlar!

Yıllar önce Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Trakya bölgesi konferanslarından birinde, basın mensuplarına da düzenli olarak mal ve gelir bildiriminde bulunmak yükümlülüğü getirilmesi gereğini savunmuştum. 

Dinleyenler arasında saygıdeğer gazeteci Sayın Mustafa Balbay da vardı.
Bir bölüm basının “İkinci Cumhuriyetçilik” söylemiyle Atatürk Cumhuriyeti’ne saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemdi ve ben o günkü önermemi çok sınırlı olan olanaklarım içinde yinelemeyi sürdürdüm.

Bu konuda kanımca kendileri öncülük etmesi gereken basınımızın çok değerli kalemleri ise, ne yazık ki bu duyarlığı yeterince göstermediler. Bugün de yeterince göstermediklerini görüyorum.

Oysa basınımızın “İkinci Cumhuriyetçi” kılıfındaki kesiminin başta Atatürk olmak üzere Türk demokrasisine  saldırıları, çok geçmeden hem devletimizin en temel ilkelerini yıkmaya, en kilit noktalarındaki görevlileri “etkisiz” kılmaya, hem de sayın Balbay da içlerinde olmak üzere basınımızın birçok değerli kalem sahiplerini susturmaya yöneldi.

Bunda, “mal ve gelir saydamlığı”nın gereğince sağlanmayışının payı büyüktür, kanısındayım.

Eğer daha o zaman, kitle iletişiminin patron, yönetici ve yazarlarının/programcılarının da mal ve gelir bildiriminde bulunma yükümlülüğü, kamuoyuna mal edilmeye çalışılsaydı, inanıyorum ki demokratik ilke ve kurumları yıpratan bilgi kirliliği ortamı yaratılması da, yargı bağımsızlığını yıkıcı yasaların yapılması da, Balbay’ların, Özkan’ların, Haberal’ların, Başbuğ’ların… hukuk dışı işlemlere uğratılması da,
AKP iktidarınca çok daha güç göze alınabilirdi.


Bugün de sözlü ve yazılı basının demokrasimizin ilke ve kurumlarına, özgürlük ve
hukukun üstünlüğünü savunan yazar, bilim insanı ve kamu görevlilerine saldırı aracı olarak kullanılmasını engellemenin başta gelen gereği; yine basının patron, yönetici ve yazarlarının .. Mal ve gelir bildiriminde bulunması zorunluluğunun kamuoyuna mal edilmesidir.

Atatürk’ün vicdanları en yüksek düzeyde duyarlı kılıcı uyarısı, bu yolda bayraklaştırılacak değerdedir:

  • “Aşağılık insanların para karşılığında yaptıracakları
    basın mücadelelerinden korkulur.
  • “Basının bir yabancı devletin örtülü ödeneğinin ya da uluslararası
    para dünyasının etkisi altına girmesinden korkulur.”

Atatürk,

“Basın özgürlüğünden doğan sakıncları gidermenin en etkili yolu, yine basın özgürlüğünün kendisidir.” derken, kuşkusuz basının bu kötüye-kullanımlarının
en başta basın özgürlüğünü ortadan kaldırıcı olduğunu ve bunlara karşı
“meşru” önlemler alınmasını da vurgulamak istiyordu.

Demokrasimizin kurtuluşu adına, gerek muhalefet partilerinin, gerek bilim ve düşün dünyamızın, gerekse basınımızın çok değerli üyelerinin bu konuyu bir an önce gündeme getirmelerini dilerim.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir