Naci BEŞTEPE : MEŞRU MÜDAFAA VE VATANI MÜDAFAA?


MEŞRU MÜDAFAA VE VATANI MÜDAFAA?

portresi_kucuk

Naci BEŞTEPE
AYDINLIK, 20.5.13

 

 

Barzani bile şaştı.

“Kürdistan bayrakları ile karşılanacağımı hayal bile edemezdim..” dedi.

O ne ki?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı K. Irak için “GÜNEY KÜRDİSTAN” dedi.

Sen misin öyle diyen, “KUZEY KÜRDİSTAN” diyen diyene.

Güneydoğu ve Doğu Anadolu topraklarımıza.

Vatanımıza.

SAVAŞ SEBEBİ

 Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda hangi partinin iktidarda olduğu önemli değildir.

Her iktidar ulusal politikayı uygular.

AKP iktidar olana kadar da hep öyle idi.

Çok değil 11 yıl öncesine dek, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulması
kırmızı çizgimiz idi. Savaş sebebi idi.

Değil kendi vatan parçamıza, Irak’ın kuzeyine bile “Kürdistan” denmesi kabul edilmezdi.

Devlet adamlarımız çok dikkat ederlerdi.

Şimdi yönetimde devlet adamı denecek adam olmadığı için,
kimin ağzından ne çıktığı belli değil.

ABD’YE HİZMET 

Bizde devlet adamı yok ama ABD’nin adamı çok.
BOP’u gerçekleştirme görevi alan Eşbaşkan başta.

Bir araya gelemeyen Kürtleri birleştirerek “ABD’ye ve İsrail’e üstün hizmet ödülü” almak için ne gerekiyorsa yapıyor.

PKK’nın başı ile görüşüyor.

PKK’ya kucak açanı kucaklıyor.

“Hass..tir” çekenin elini tutup dostluk gösteriyor.

  • Sınırların cetvelle çizildiğini söyleyip değişmesi gerektiğini belirtiyor.

Diyarbakır’daki değişimin; Irak, Suriye ve İran’a yansıyacağını söyleyerek
RTE BÜYÜK KÜRDİSTAN’ın kurulmasına destek veriyor.

Araya Müslümanlığı katarak sözde milliyetçiliği öteliyor.

Oysa,  “açılım” diyerek,Türk milliyetçiliğini ayak altına alırken Kürt Milliyetçiliğini taçlandırıyor.

BÖLÜNÜYORUZ!

RTE hükümeti, Diyarbakır rezaleti ile Habur’un üstüne tüy dikerek gösterdi ki;
açılım, demokrasi, kardeşlik, insan hakları, özgürlük hepsi alalamadır.

Yani görüntü gizleyici örtü.

  • Ülkemiz bölünmeye götürülmektedir!

SİYASİ TEPKİ

Savaş hali yok.

Her şey siyasi iktidar eliyle yapılıyor.

O halde en başta ana muhalefet olmak üzere Meclisteki partilerimiz ayağa kalkmalı değil mi?

MHP biraz kıpırdandı.

CHP’de tıs yok. (18 Kasım)

Salı günü dışında konuşulamıyor her halde.

Varsa yoksa İşçi Partisi.

Yırtınıyor.

ASKER NE YAPAR?

İç Hizmet Yasası değişikliği ile yalnızca dış tehlikelere karşı
vatanı savunmaktan sorumlu olan TSK ne yapıyor?

Dinliyor.

Gözlüyor.

Susuyor.

Bir de MEŞRU MÜDAFAA yapıyor.

15 Kasım günü, Nusaybin’de silahlı saldırıya uğrayan askeri konvoy meşru müdafaa için ateş açmış.

Şu cesarete bakın!

Devr-i AKP’de, PKK’lı kardeşlerimize ateş açmak…

Tam da büyük buluşma öncesi.

Olacak iş mi?

Üç-beş Mehmet ölse ne olurdu sanki?

Yeter ki barış gelsin bölgeye.

Savaş olmadan ülke içeriden bölünürse VATANI MÜDAFAA sorumluluğu yok.

Askere ateş açılırsa MEŞRU MÜDAFAA yapar.

Savcılığa duyurur.

YURTSEVERLER

  • Şurası unutulmasın ki, vatan hiçbir zaman sahipsiz değildir.

Yurtseverlikte sivil-asker ayırımı yoktur.

Yurtseverler göreve hazırdır.

Yarın meydanlarda görürüsünüz.

Gerektiğinde cephede.

DÜZELTME

Geçen haftaki 28 Şubat yazımda (yanlış bilgi sebebiyle), E. Alb. A. Yavuz Gürcüoğlu’nun, BÇG’de görev yapıp tutuklanmadığını yazmıştım. 14 ay tutuklu kaldı. Yüzüne karşı özür diledim. Düzeltiyorum.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Naci BEŞTEPE : MEŞRU MÜDAFAA VE VATANI MÜDAFAA?” üzerine bir yorum

  1. Değerli kardeşim Ahmet Saltık
    Yazı güzel, bir başka güzellik de bıkmadan, çekinmeden büyük bir özveriyle takipçilerini aydınlatmaya çalışman. Yani nasıl teşekkür etsem bilemiyorum. Yeri gelmişken; Diyarbakır’da olup bitenlerden sonra ADD’nin vakit geçirmeden tutunacak dal arayan insanlarımızın gönlünü ferahlatacak bir eylem ve düşün planı hazırlayıp kamuoyuna sunmasında yarar var. Ben ADD Genel Başkanı olsaydım bir an bile tereddüt etmeden Diyarbakır’da, Urfa’da, Van’da toplantı ve gösteri yürüyüşü yapardım. Belli günlerde Ankara’da, İstanbul ya da Samsun’da yüzbinleri toplamak ne kadar olumlu gözükse de, yukarıda saydığım diğer illerimizde bin kişiyle bile yapılacak toplantı yüzbinlerin etkisinden daha az olmaz. Sn. Nazan Keskin’e bir şeyler söyledim, bugünlerde Ankara’da bir toplantınız olacakmış, mutlaka dile getir dedim, siz de onunla bu konuda bir konuşun. Genel Başkanın HaberTürk’de Kezban Hatemi’yi muhatap alarak programa çıkmasını da yadırgadım, söz dalaşı içinde geçen söyleşinin götürüsü getirisinden fazla oldu sanırım!
    Selam, mutluluk ve esenlik dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir