TÜRKİYE’Yİ BÖLDÜRTMEYECEĞİZ


TÜRKİYE’Yİ BÖLDÜRTMEYECEĞİZ

Erdoğan Gökçe

2004 yılından beri  Türkiye’yi parçalayacağını ve Diyarbakır’ı Ortadoğu’nun yıldızı yapacağını söyleyen Tayyip Erdoğan, bu  amacına ulaşmak için yeni bir hamle daha yaptı! Diyarbakır’a davet ettiği Amerikan kuklası Barzani’nin ayağına gitti.

Sıradan bir aşiret liderini, “devlet başkanı” gibi karşıladı. Barzani’yi mi kendi seviyesine çıkardı yoksa kendisini mi o seviyeye düşürdüğü ayrı bir tartışma konusu.
Ama şurası gerçek ki; ABD talimatlarıyla hareket eden Tayyip Erdoğan,

  • Türkiye’nin parçalanması konusunda önemli bir hamle yaptı.

– İlk kez, Irak’ın kuzeyinden “Kürdistan” olarak bahsetti.
– “Diyarbakır’ı bölgenin kutup yıldızı- yani Irak, İran, Suriye ve
Türkiye “Kürdistan”ı’nın başkenti yapacağını söyledi.

– PKK’ya genel af çıkaracağını, dağdaki teröristlerin inmeleri için
her türlü kolaylıkları sağlayacağını söyledi…

– “Bu daha başlangıç” diyen Tayyip Erdoğan, “Diyarbakır değişirse
Irak ve Suriye de değişir” dedi.

– Yani, Türkiye’de bir Kürt Federasyon kurulursa
Irak ve Suriye’de kurulması kolaylaşır.. demeye getirdi.

Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda diline doladığı Yeni Türkiye söyleminin
anlamı bu!

ABD’nin yayınladığı BOP haritasına baktığınızda,
BOP eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın söyleminin ve eyleminin ne olduğu daha iyi anlaşılır.

Evet, ABD’nin sıkıştırdığı Tayyip Erdoğan bunları yaparken,
Meclis’teki ana ve yavru muhalefet ne yapıyor?
Biri, milletin gazını almaya, öbürü de desteğini sürdürmeye devam ediyor.

Peki bu durum karşısında  ayağa kalması ve milleti de ayağa kaldırması gereken gerçek Atatürkçülerle gerçek milliyetçiler ne yapıyor?

Gerçek Atatürkçülerin çoğu ayakta da gerçek milliyetçilerden öyle belirgin ve
örgütlü bir tepki görülmüyor henüz.

  • Tanrı Dağı kadar Türk, Hıra dağı kadar Müslüman olanlar hani nerdeler?

“Ya sev ya terk et” diyerek, kendini en büyük milliyetçi ve vatanın gerçek sahibi sananlar! Nerdeler?

Ama Türk milleti ayakta!

Vatanı böldürmeyeceğiz!

Büyük ülkelerin büyük liderleri Ankara’ya Atatürk’ün ayağına gelirdi. Tayyip Erdoğan ise Diyarbakır’a, Amerikan kuklası bir aşiret liderlerinin ayağına gidiyor. Daha düne kadar Türk pasaportuyla gezen ve subaylarımıza ‘komutanım’ diyen, postal yalayıcısı birinden medet umuyor.

Tayyip Erdoğan’ın içine düştüğü durum işte bu!

AKP, PKK, Barzani ittifakı şarkılı, türkülü törenlerle Türkiye’yi parçalamak için
yeni hamleler yapsalar da, sonuçta yenilmeye ve kaybetmeye mahkumlar.

Çünkü o çok güvendikleri ve kucağına sığındıkları ABD çöküyor.

Çünkü AKP iktidarı çöküyor, Kürt halkı PKK’ya itibar etmiyor,
Barzani kendi bölgesinde zor durumda.

Bakın, Diyarbakır gibi bir ilde, İbrahim Tatlıses ile Şıvan Perver bir konser vermeye kalksa, inanın 100-150 bin insan toplanır o miting yapılan meydana.
Oysa AKP-PKK Barzani ittifakının yanına bir de Tatlıses ve Perver eklendiği halde, meydandaki kalabalık 40 bini geçmez.

Kaldı ki  “VATANI BÖLDÜRMEYİZ” Türküyle Kürdüyle TÜRK MİLLETİ ayakta!

Haziran eylemleri devam ediyor.

Sadece bir günde ve Ankara halkından Atatürk’ün huzuruna çıkan insan sayısı
1 milyon! Bir de 10 Kasım günü saat 9’u 5 geçe Ata’ya saygı duruşunda bulunan
insan sayısını bir düşünün.

Denizde boğulurken kurtulmak için birbirlerine sarılanlar gibi karada kaybedenler de birbirlerine tutunarak kurtulmaya çalışıyorlar. Diyarbakır’daki ittifakın diğer anlamı budur.

Irak, İran, Suriye ve Türkiye kazanmaya, AKP-PKK ve Barzani kaybetmeye başladı.

AKP yıkıldığında ve Milli Hükümet kurulduğunda,
bölgemize yeninden huzur ve barış gelecektir.

Devlet Bahçeli ve Özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu!

AKP’ye yandaşlık yapmaktan, bölücülerle ve cemaatlerle ittifak yapmaktan vazgeçmeli, bir an evvel ayağa kalkan Türk halkının önüne düşmeliler.

Aksi taktirde kaybedenlerin kaderine ortak olurlar.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“TÜRKİYE’Yİ BÖLDÜRTMEYECEĞİZ” üzerine 2 yorum

  1. ZATEN TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİ DİYE BİR SORUN YOK!.. SİZ KENDİNİZE KAHRAMAN SÜSÜ VERMEK İÇİN BİR PARANOYA GELİŞTİRMİŞSİNİZ…

    İP seçime katılsa, seçim kazanamaz, yüzde bir oy bile alamaz… Eylem yapsa kendi çalıp kendi oynamaktan daha büyük bir eylem yapamaz… Gazete, dergi çıkarsa; tv kanalı kursa “ben de varım,” demekten öte gidemez… İP ne yapsa; daima küçük, daima önemsiz bir parti olarak kalmaya mahkum kaderini değiştiremez.

    Bu nedenle, İP ve İP Liderleri, birer paranoya fabrikatörü gibi çalışırlar… Her zaman ve her yerde yırtık dondan çıkar gibi ortaya çıkar ve daima mide bulandıran bir paranoya hezeyanını insanın üstüne kusarlar!..

    1970’li yıllarda bugünün İP’çileri ve İP Lidercikleri Sovvet Sosyal Emperyalizmi Paranoyasıyla mide bulandırırlardı… Ve ciddi ciddi “ABD’den daha genç olduğu için daha tehlikeli olan Sovyet Sosyal Emperyalizmine karşı ABD’nin yanında yer alarak;” bizi bu daha tehlikeli emperyalizmden kurtarmaya çalıştıklarını söylemeye utanmazlardı… Aynen bugün olmayan BOP’tan kurtarmak istedikleri gibi…

    Ama gene de Kenan Evren’den ve ABD’den umdukları yakınlığı bulamadılar ve 1980’li, 1990’lı yıllarda PRANOYASIZ DOLAŞTILAR.

    2000’li yııllarda ABD Başkan’ı Bush, ABD’nin kadim politikası olan KONTROL EDİLEBİLİR KRİZ BÖLGESİ oluşturmayı gizlemek ve aklı ve zekası olmayan politikacıları kandırmak için BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’nden söz edince İPçiler ve Lidercikleri, yirmi yıldır aradıkları paranoyayı bulmuş oldular…

    “Kim Türkiye’yi bölmek istiyormuş da; İPçiler ve Lidercikleri Türkiye’yi böldürmeyeceklermiş?”

    ABD; Türkiye’yi bölmek istese ne İPçiler, ne İP Lidercikleri, ne de Atatürk’ün 75 yıl önce öldüğünü idrak etmeyen Atatürkçüler engeleyebilir!..

    Ama ABD’nin Türkiye’yi bölmek gibi bir politikası yok!.. ABD’nin kadim politikası; “10 asker şehit oldu, 100 terörsit ölü olarak elegeçti!..” diyerek kendi halkıyla savaşan kadroları, lidercikleri ve akıllıların iktidara gelmesini istemek ve buna imkan veren koşulları yaratmaktır… Ve adı da Kontrol Edilebilir Kriz Bölgesi Oluşturmaktır.

    ABD, Kontrol Edilebilir Kriz Bölgeleri Oluşturmanın yerine Büyük Ortadoğu Projesi gibi İÇİNDE ZEKA VE AKIL NAMINA BİR ŞEY OLMAYAN POLİTKALARI kabul edemez…

    “10 asker şehit oldu, 100 terörist ölü olarak ele geçti!..” biçiminde otuz yıldır devam eden politikada HERKES KENDİNİ KAHRAMAN, KARŞISINDAKİNİ HAİN kabul ettiği için; 350 milyar dolarlık bir Savaş ve Ölüm Pazarı ortaya çıkmış ve bu Pazarda RÜŞVET, KOMİSYON VE AVANTA ALAN YERLİ İŞBİRLİKÇİLER TÜREMİŞTİR.

    Rüşvet, Komsiyon ve Avanta çarkının dönmesi için, Savaşın Devam etmesi, Türkiye bölünüyormuş da buna engel olmak gerekiyormuş gibi bir hava yaratılmak istenmektedir.

    Rüşvetçiler, Komisyoncular, Avantacılar Türkiye’nin bölünmesi gibi bir tehlike zaten yok!.. Yalnızca Rüşvet, Komisyon ve Avanta çarkının kırılması gibi bir tehlike var… Vatanseverseniz, siz de Rüşvet, Komisyon ve Avanta’dan vazgeçin!..

    1. Ahmet bey,

      benim agresif (saldırgan) olduğumu söylemişsiniz!.. Bu yazıdan anlaşılacağı gibi, ben yalnızca yanlışlara ve saçmalıklara karşı çıkıyorum ve yanlışta ısrar edilmesini doğru bulmuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir