26 Ağustos’lar

GÖRÜŞ
26 Ağustos’lar

PROF. DR. CENGİZ KUDAY

Selçuklu Hükümdarı Alparslan, Malazgirt’te cuma namazı sırasında yaptırdığı bir geçit resminden sonra, ordusuna ezcümle aşağıdaki konuşmayı yapmıştır:

  • Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğruna savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir, bana yardım et, sözlerimde yanlış varsa beni kahret. Ey askerlerim! Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır. Benden sonra Melik Şah’ı tahta çıkarınız ve ona bağlı kalınız. Zaferi kazanırsak gelecek bizimdir. Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, bütün Müslüman minberlerinde bizim için dua ettikleri şu vakitte kendimi düşman üzerine atmak istiyorum.
    Ya muzaffer olur, gayeme ulaşırım ya şehit olarak cennete giderim. Sizlerden beni takip etmeyi tercih edenler peşimden gelsin, ayrılmayı isteyenler gitsin. Burada emreden Sultan ve emredilen asker yoktur.
    Zira bugün ancak ben de sizlerden biriyim, sizlerle savaşan gaziyim.
    Beni takip edenler ve nefislerini ulu Tanrı’ya adayanlardan şehit olanlar cennete, sağ kalanlar ise zafere kavuşacaklardır.”  
    (26 Ağustos 1071)

Yahya Kemal 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un başlaması üzerine,
26 Ağustos 1922” başlıklı şu güzel şiirini yazar:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi. 
Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi.
Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâmın!”

Nâzım Hikmet Ran; Kuvayi Milliye Destanı’ndan:

26 Ağustos 1922 saat 2.30

Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır
Ne ağaç, ne kuş sesi
Ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin
gece yıldızların altında kayalardır
…….
Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
okşayarak gülümseyen bıyığını
seyrediyordu Kocatepe’den
dünyanın en yıldızlı karanlığını.
düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık Tepesi olmasa
afyonkarahisar şehrinin ışıkları gözükecek.
kuzeydoğuda güzelim dağları
ve dağlarda tek/ tek/ateşler yanıyor.
……….
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
birdenbire beş adım sağında onu gördü
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu/ paşalar: “üç”, dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar
eğildi, durdu.
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe’den afyon ovasına atlayacaktı.
“Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

*****

26 Ağustos 2013

Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye-Suriye sınırında kaçakçılarla önceki gece başlayıp yaklaşık 10 saat süren bir çatışma yaşandığını duyurdu: “200-250 araç,
üç bin kişilik kaçakçı yaya şahıs ile 300-350 atlı başarıyla engellenmiştir.”

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu“Kimyasal incelemesinden sonra Suriye’ye karşı bir koalisyon oluşursa, Türkiye de içinde yer alır.” (Cumhuriyet, 29.8.13)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir