RİFAT SERAROĞLU; ÜÇ ABDULLAH

RİFAT SERAROĞLU

portresi3

ÜÇ ABDULLAH

“Abdullah”, Allaha iman eden, onun yolundan yürüyen, “Allahın Kulu” anlamına gelen bir isimdir.

“Abdullah” adını alan her âdemoğlu, elbette ki isminin anlamını biliyor ve ona göre davranıyor olamaz. Ne Abdullah’lar tanıdım hepsi birer âlimdiler, ne Abdullah’lar gördüm hepsi birer zalimdiler! Ömrü boyunca başkasının gölgesi altında yaşayan ve yeri ve zamanı geldiğinde, kendisini taşıyan adama ihanet eden Abdullah’lar gördüm.
Adına layık olmayanı gördüm.
Tıpkı, her “Erdoğan” adını alanın “Er” olmadığı gibi.
Önemli olan kişinin taşıdığı adının değerini bilmesi ve ona göre yaşamasıdır.
Bu yüzden yeni doğan çocuklarımızın kulağına okunan ezanla ismini veririz ve
“ismiyle yaşasın” diye temenni ederiz.

Size üç Abdullah’tan bahsetmek istiyorum;

ABDULLAH Ürdün Kralı;

Ülkemize ziyarete gelen Kral Abdullah, Anıtkabire giderek Atatürk’ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu. Ziyaret esnasında Abdullah’ın gözlerinden yaşlar döküldü.
Saygıdan, sevgiden, özlemden ve O’nu geç anlamış olmaktan kaynaklanan gözyaşları. Abdullah’ın, ülkesinde şimdi yapmaya çalıştığını, 90 yıl önce gerçekleştirmiş, fakat
“Kral” olmayı değil, Cumhuriyeti seçmiş, milletine kendi kendini yönetmeyi armağan etmiş, milletine güvenen dünya çapındaki bir devlet adamına duyulan saygının sonucu dökülen gözyaşları idi onlar.

Televizyonların ve yandaş basının görmezden geldikleri bu olay, yere-göğe sığdırılamayan milyon tane “Van Münit”(!) e bedeldir. Tabii ki anlayana.

ABDULLAH Türkiye Cumhurbaşkanı;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ün koltuğunda oturmakta olan Abdullah Gül, 11. Cumhurbaşkanıdır.
Kendisinin Cumhuriyet-Lâiklik-Hukuk Devleti ve Atatürk hakkındaki değişmez görüşlerini, Suudi Arabistan’dan gelip Refah Partisi’ne girdiği günden beri bilmekteyiz.
Abdullah Gül de, aynen biraderi Tayyip Erdoğan gibi “Atatürk” kelimesini kullanmaz. Kaçacak noktası kalmaz ve çaresizse, yarım ağızla “Gazi Mustafa Kemal” der.
Sanki asker arkadaşından bahsediyor gibi!
Abdullah Gül, Dünyanın saygıyla andığı Büyük Önder Atatürk’ün Türk Milletine armağan ettiği, bir arada yaşamamızın çimentosu olan Ne Mutlu Türküm Diyene” deyişini “İlkellik” olarak görür. Aynen Kürtçüler gibi. Eline geçen her fırsatta, kendi gibi düşünen özel paşaları bulduğunda bu deyişi her yerden sildirir.

  • El’in Abdullah’ı Atatürk’ün huzurunda gözyaşı döker,
    bizim Abdullah kendi milletinin atasının deyişlerini sildirir!

ABDULLAH Bebek Katili-Uyuşturucu Baronu;

Gerçek adı Artin Agopyan’dır.

Bu sonradan olma Abdullah, ekmeğini yediği-suyunu içtiği-okulunda okuduğu vatanına ihanet etmiştir. Marksist-Leninist bir örgüt (PKK) kurarak on binlerce gencimizin ölümüne, on binlerce insanımızın sakat kalmasına, milyarlarca dolarlık ekonomik kaynağımızın kaybına sebep olmuş, uyuşturucu kaçakçısı ve yabancı istihbarat örgütlerinin maşası olmuş bir katildir. Kürt kızlarını “Yoğunlaştırma Evi” denilen yerlerde tecavüz ederek özgürleştirdiğini söyleyecek kadar sapık fikirlidir.

Abdullah Agopyan şu günlerde, Başbakan Erdoğan’ın adamlarıyla yanak yanağa, yaktığı-yıktığı-can aldığı ülkeye, barış(!) getirmek için çalışmaktadır.

Abdullah Agopyan neredeyse Türkiye’yi yönetmekte, Başbakan Erdoğan’a
“Başkanlık” vaat etmekte, bir eli yağda-diğer eli balda misali siyaset yapmaktadır.
Terör örgütü ile canları pahasına savaşan Komutanlar ise,
sahte dijital delillerle zindanda tutulmaktadırlar.

Mısır’da Mehmet Ali Paşa’nın “Hıdiv” olduğu zamanlar. Kahire sokaklarında dolaşan Bektaşi’nin önünden, çok güzel bir atın üstünde pırıl-pırıl kıyafetler giymiş altın kabzalı
kılıç taşıyan biri kasıntıyla geçer. Bektaşi hayranlıkla izler ve oranın esnafından birine sorar; Kim bu?

“Mehmet Ali Paşa’nın kullarından biri” der, adam.

Bektaşi kafasını göğe doğru kaldırır ve yüksek sesle; “Ey Büyük Allah’ım.
Bir Mehmet Ali Paşa’nın kuluna bak, bir de senin kulun olan bu garibanın haline bak
.”

Ey Büyük Türk Milleti;
Bir elalemin Abdullah’ına bak, bir de bizim Abdullah’lara bak!

Sağlık ve başarı dileklerimle
07 Mart 2013

RİFAT SERAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir