Sağlık hukukçusu gözüyle Hepatit B

Dostlar,

Türkiye’de ve Dünyada sıklığı giderek artan, % 8’ler dolayında iyimser bir sıklık ile karşılaştıpımız bir hastalık Hepatit B enfeksiyonu.

Önemli bir halk sağlığı sorunu..

Bu sorunla ilgili sık karşılaşılan ve sorulan birkaç önemli soruya yanıt verelim..

Sevgi ve saygı ile.
19.11.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===================================================

Sağlık hukukçusu gözüyle Hepatit B

Bazı hastalıklar yalnızca bireyi değil toplumu da ilgilendirir. Hepatit B’de toplumu ilgilendiren sosyal ve toplumsal etkilerin yanı sıra hukuki açıdan da irdelenmesi gereken bir hastalıktır. Bulaşıcı hastalıkların insanları korkuttuğu ve çeşitli sorunlar yaşandığı biliniyor. Terkedilmeler ya da terkedilme korkusu, insanlardan uzaklaşma, işyerinde huzursuzluk, spor salonlarına kabul edilememe, huzurevlerine alınmama gibi.

Hepatit B virüsü taşıyorsanız bu durum evlenmenize engel midir?

Evliyseniz, virüsü taşımanız boşanma nedeni olabilir mi?
Hepatit B virüsü taşıyorsanız sosyal haklarınızdan mahrum mu kalacaksınız? Çalışıyorsanız iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesine yol açacak mı?
Hekimin sır saklama yükümlülüğünün sınırı var mıdır?
Eşiniz sizin Hepatit B taşıdığınızı bilmeli midir?

Okul hayatından, iş hayatına, evlilikten, boşanmaya dek yaşamın belirli dönemeçlerinde bu hastalık ile karşı karşıya kalındığında hastaların ve karşısındaki kişilerin
yani tarafların hukuksal hakları nelerdir?

Bu sorunun yanıtını Sağlık hukukçusu Dr. Avukat Mert Van şöyle açıklıyor:

Okul hayatında Hepatit B: Hepatit B hastası bir öğrencinin hastalığı sebebiyle
okula alınmamasına dayanak olacak yasal düzenleme bulunmamaktadır.

İş hayatında Hepatit B: Bir işçinin iş sözleşmesinin işverince feshi İş Kanunu’nun
25. maddesine göre hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması ve işyerinde çalışmasına sakınca bulunduğu hallerde mümkündür. İş kanununda Hepatit B,
işçinin çalışmasını engellemiyorsa ya da ve işçinin daha hafif bir işte değerlendirme olanağı varsa, iş sözleşmesinin feshi için haklı bir neden değildir. Bunun dışında Hepatit B ile ilgili devlet memurluğuna engel olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Evlilik hayatında Hepatit B: 2002’de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu evlenme engelleri düzenlerken yalnızca akıl sağlığına yer vermiştir. Bunun dışında
hiçbir hastalık evlenme engeli olarak belirlenmemiştir. Boşanma ele alındığında
Hepatit B tek başına boşanma nedeni değildir.

Mahremiyet ve Hapatit B: Her hastanın olduğu gibi Hepatit B hastalarının
özel yaşamlarına, mahremiyetine saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Çeşitli yasalar bu mahremiyetin sağlanması için dayanak oluşturmaktadır.
Örneğin Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmisi, Türk Ceza Kanunu,
Hasta Hakları Yönetmeliği gibi…

(Cumhuriyet Bilim ve Teknik, 17.11.12)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Sağlık hukukçusu gözüyle Hepatit B” üzerine 4 yorum

  1. mereba ben kayseriden songul bende hepatıt b tasıyıcılıgı cıktı ve kontrol olmam gerktıgını soyledılr ama bn kontrollere gıtmedım ve tasıyıcı ılerde kotu etkenler yarata bılırmı acaba tedavısı nedır ne kadar susr suan hastanede calısıyorum burda saglık kontrollerı yapılıyomus ama bn yaptıramıyorum cunku hapatıtımı burdakı arkadaslrım ogrenırse benden uzaklasırlar ve hıc konusmazlar dıye korkuyorm ve utanıyorm bana yardımcı olurmusunuz acaba tskkur ederım

    1. Songül hanım,

      Hepatit B hastalığının mutlaka sağaltıma (tedaviye) alınması gerek.
      Sonuçları çok olumsuz olabilir.. Karaciğer yetmezliği, kc.kanseri gibi.
      Ayrıca cinsel ilişki, emzirme, kan verme, ıslak öpüşme, kuaför – manikür – pedikür yapılan yerlerde başka insanlara
      bulaştırma riski var..

      Damgalanmaktan korkuyorsanız başka bir hastaneye başvurarak (İç Hastalıkları, Enfeksiyon Hast.)
      inceleme (tetkik) ve sağaltımınızı (tedavinizi) yaptırmanız başkalarına karşı vicdan borcu ve
      etik ve yasal sorumluluğunuzdur. Lab. sonuçları ve aldığınız tanı siz istemeden kimseye söylenmez
      ama eşinizin – çocuklarınızın bilme – korunma (hemen aşı olma) hakkı var..

      Sevgi ve saygı ile. 09 Mayıs 2017, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
      http://www.ahmetsaltik.net profsaltik@gmail.com

  2. Merhaba Ahmet Bey, 3.5 yaşındaki oglum normal yuruyup kosabiliyorken anıden yuruyememe sikayetiyle istanbulda buyuk bir egitim arastm. Hast. 1ay boyunca yatti ve bu surecte bol bol kan alindi ve sabah aksam kan sekerine bakılıp 1ay boyunca surekli serum verildi. Yanı demem o ki sürekli damar yolu açıldı el ve ayakları ve hatta artik serum icin girebilecekleri damar bulamadiklarindan parmaklarından bile serum takılmak durumunda kalindi. Hastanede yattigimiz donemde yapılan kan testlerimizde hepatit ve diger bulasici hastalik testlerinde herhangi bir anormallik cikmadi hepsi negatifti. Bu arada 1defada belden sivi alindi yani cesitli islemlere magruz kaldi. 1.ayın sonunda 5gunluk kortizon tedavisi ile çocuğum ayaklanabildi fakat çıkışımızda herhangi bir teşhis konulamadı. Biz aradan 6ay geçtikten sonra tesadufen grip enfeksiyonu sonrası kan değerlerimiz çok yüksek ciktigindan hastanede yatmak durumunda kaldık ve burada öğrendik ki hepatit c hastalığını kapmış 4 yaşındaki oğlum ve ben bu süreçte çok eminimki hastanede bulaştı. Biz ailecek kan testi yaptirdik bizlerde hepatit çıkmadı. Ben bu süreçte hukuki olarak hakkımı nasıl arayabilirim. Çocuğum daha 4 yaşında ve çok ağır tedavi sürecine girmek zorunda bırakıldı bunun hesabını sorabilmek istiyorum. Sizden ricam bizi neler yapabileceğimiz konusunda yönlendirmeniz. Simdiden cok teşekkür ederim.

    1. Saime hanım,

      Gecikme için hoşgörü dilerim.. Yoğunluğumuz çok..
      Öncelikle şifa dilerim yavrunuza.
      Hastanenin olayda ihmali – hatası olmayabilir bu enfeksiyonda.
      Zaman zaman HASTANE ENFEKSİYONLARINI tüm çabalara karşın engelleyemiyoruz.

      Olayı incelenmesi için birkaç yere dilekçe verebilirsiniz :

      – İstanbu Valiliğine,
      – İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne
      – O hastanenin başhekimliğine
      – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (Anadolu veya Avrupa yakası)..

      Dilekçenizde sağlık kurumunun bu enfeksiyonu önlemede kusuru olup olmadığının incelenmesini, varsa kusuru oranında maddi – manevi tazminat
      ödemesini ve cezalandırılmasını isteyebilirsiniz. Savcılık dilekçeniz nedeniyle gerekli incelemeyi yapar ve ceza davası açıp açmayacağına karar verir.

      Ayrıca Tüketici hakları derneğine başvurarak Tüketici Hakları Mahkemesinde dava açabilirsiniz.

      Bir de İstanbul Tabip Odası’na (Cağaloğlu’nda) başvurarak olayın incelenmesini, ilgili doktorlar hakkında
      gerekiyorsa işlem yapılmasını isteyebilirsiniz.

      İdare Mahkemesinde hastane aleyhine maddi – manevi tazminat davası da açılabilir.

      İstanbul Tabip Odası’ndan başlamak uygun olur. Buradan lehinize bir rapor verilirse dava açmada eliniz güçlenir.
      Bu Oda’nın nesnel davranacağından emin olabilirsiniz.

      Bu arada çocuğunuzun ve aile yakınlarının sağlığını gözetmeyi sürdürmelisiniz..
      Hastalık hakkında yeter bilgi edinmeli, gereğini yapmalısınız..

      Geçmiş olsun..

      Sevgi ve saygı ile. 03 Mart 2018, Ankara

      Dr. Ahmet SALTIK
      Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
      http://www.ahmetsaltik.net profsaltik@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir