Şimdi Sen Ordu’dan Darbe Dilen Erdoğan !

Dostlar,

Florida Türk Gazetesi yazarlarından Sn. Zahide Uçar’ın 11.9.12’de e-ileti ile ulaşan son derece çarpıcı makalesini paylaşalım :

Okumanızı şiddetle salık veriyoruz.

Şimdi Sen Ordu’dan Darbe Dilen Erdoğan!

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 14.9.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
============================================================

Zahide Uçar, Florida Türk Gazetesi

Zahide Uçar
Şimdi Ordu’dan Darbe Dilen Erdoğan

http://www.floridaturkgazetesi.com

Suriye Ambalajı Yırtıldı, İçinden Türkiye Çıktı

Acımız büyük. Afyon’da askeri kışlada bulunan mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 25 asker şehit oldu. 25 eve ateş düştü. Öncelikle ailesine ve yüreği yanan gerçek vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum.

Patlayan bombalar, C4’ler BOP’nin Ortadoğu’da açtığı savaşın sonuçlarıdır.

Türkiye’yi cephe ülke haline getiren siyaset, ABD ve İsrail çıkarlarına hizmet ederken, Ortadoğu ülkeleri ile beraber Türkiye’nin de kan gölüne dönmesine sebep oldu. Bu durumdan kurtulacak ne akılları, ne birikimleri, ne de bir projeleri var.
Aslında niyetleri de yok diyeceğim de; kendi paçalarını kurtarmak adına bir şeyler yapmak isteyebilirler.

Ülkenin aklı başında kurumlarını bertaraf edince, akil adam olarak da kala kala
Sezen Aksu gibilere kaldılar.
Olmayan fikirlerinden olmayan çözümler üretirken, fona da Aksu’nun; “ah seni yerler” şarkısını koyarsanız çok anlamlı olur(!)..

Şahin avcılar için yırtıcı gözde bir kuştur. Yavru iken alınır, eğitilir. Kuş avlamakta avcı olarak kullanılır. Kuşları, küçük hayvanları avlayıp sahibine getiren şahin,
aslında kendisi sahibinin elinde tutsaktır.

Erdoğan hükümeti avcı kuş görevini yürütürken, içi doldurulup av salonlarında teşhir edilen avcı kuşların durumuna geleceğini hesaplayamadı. Hırs ve nefretleri onları işte
bu bataklığın içine çekti. Suriye’yi avlayıp sahibimize götürelim telaşına düştüler.
Oysa asıl av durumuna düşen Türkiye idi. Beytüşşebap, Şemdinli, Antep ve şimdi Afyon bu durumu açıkça gösteriyor. Tabii görmek isteyen GÖZ varsa(!) ABD ve İsrail’in asıl hedefi Türkiye’dir. O nedenle örtülü operasyonlar yapıldı. Özel Mahkemeler ve basın ayağı olan özel basın, özel aydınlar ile milli güçlerin sindirilmesi planlandı. Silivri, balyoz gibi davalar bu nedenle kuruldu. İlaç sanayi küresel çetelerin eline geçti. Pasif savaştan açık savaşa geçildiğinde elimizde serumun bile olmadığını tıp otoriteleri öylüyor.

Yugoslavya’da aynı süreç yaşandı.

Ülke borç batağına düştü. Sıcak paraya esir edildi.

Şu an Araplardan(Suriye’ye avcı kuş olarak girmemiz için) gelen para dışında sıcak para girişi yok.

Hayvancılık ve tarım bitti.

Başkalarına bereketsiz diye bağıran Erdoğan; Anadolu’nun bereketli topraklarını ekilemez, otlaklarını otlanamaz hale getirdi.Daha 7-8 yıl önce Çankırı’da ekilen buğdayın samanı tarlada kalıp yakılırken, şimdi saman bile yok. Yani sandıklara, kilerlere, tarlalara fareler dadandı.

Bunun anlamı; örtülü savaştan açık savaşa geçildiğinde açız demektir.

Özal’dan başlayarak günümüze kadar, insanların kara gün için sakladığı yastık altları türlü dalavere ile boşaltıldı. Oysa bu birikimler zor günlerde bir mermi, bir silah kadar, bir tas çorba kadar hayati önem taşıyordu.

Eşi, çocuğu ve ana-babasının aç olduğunu bilen askerin savaş direnci kırılır.

Arınç’a yapılmayacak suikastın tezgahı ile ordunun kalbine girildi. Savaş taktikleri öğrenildi. Anadolu’da askerin güvendiği siviller fişlendi. Yani, sıcak bir savaş anında ilk yok edilecek milli güçlerin listesi alındı.

Avcı kuş ayaklarından bağlı bir durumda Suriye’ye doğru kanat çırparken, ajan kuşlar ülkemin en derin yerlerinde patlamalar yapıyor. Sınırların namusu kalmadı. Açık kapılar ülkeyi dingonun ahırına çevirdi.Suriye aslında bir tuzaktı. Suriye üzerinden Türkiye’ye girildi. Bu sözümü de unutmayın. Hırsları ve kinine esir olan Erdoğan, arka penceresi
CIA olan bazı danışmanları tarafından yönlendirilirken, o muhteşem zenginliğinin bedelini bu ülkeye ödetiyordu. İktidarı hep sürecek sandı. Harç bitti, inşaat durdu. Kılıçdaroğlu’na tarikatında öğretilen bir öğreti ile yüklendi: “Bir yere yar olacaksın.” Sana tarikatında; “Obama’ya, Yahudi kuruluşlarına, İsrail’e yar ol” mu dediler?

Erdoğan batağa saplandı.
Türkiye yavaş yavaş yok ediliyor.

Siyasiler ne zaman batağa saplansa, Ordu çekici güç olarak gelirdi. Çekici gücün adı darbedir. Siyaseti bataktan kurtarır, belli süre yasak koyar, sonra da “mağdurlar kisvesi ile affedilerek” serbest piyasaya sürülürdü. (1960 Devrimi farklı tabii…)
Erdoğan 10 yıldır olmayan darbeler ile yatıp, yapılmayan darbelerin mağduriyetini siyasete tahvil etti. Şimdi sıkıştığı bataklıkta “bir darbeye ihtiyaç duyacak kadar çaresiz” duruma düşmesi gerçek bir ironidir. Sanal ekonominin kucağında patlaması korkusunu yaşarken, ülke kan gölüne döndü. Televizyonlardan masallar anlatan Erdoğan, evlatlarını kaybedenler için “cadıya” döndü.

Üzerinden akan kan görünmesin diye de PKK ile kucaklaşan BDP üzerinden aklanmaya çalışıyor. Oysa Erdoğan 10 yıldır BOP eş başkanlığını BDP sayesinde sürdürüyordu.
Yapmak istediklerini BDP söylüyor, halk alıştırılıyordu. Yani BDP AKP’nin mayın eşeği rolünü yerine getiriyordu. Milletin dokunulmazları BDP tarafından patlatılıyor,
AKP sessizce seyrederek halka; “Kızacak bir durum yok, önemli değil.” mesajı veriyordu.
BDP’lilerin PKK ile kucaklaşması nedeni ile sırtına kan bulaştı ise (sanki kan denizinden çıkmışlar da, yeni bulaşmış gibi);

Barzani ile yaptığınız sıra gecesi sizi kan gölünde yüzdürüyor.

Mehmetçiklerin kanı sizin hırs, kin ve nefretiniz yüzünden akıyor.

Gemicikleriniz, gizli kasalarınız, mücevher dükkanlarınız kan içinde yüzüyor.

O zenginliğin bedelini bu millet kanları ile de ödüyor.

Kaldı ki iktidar olan BDP değil, AKP’dir. AKP ve stratejik ortağı BDP
Küresel efendilerinin avcı kuşları…

Ayaklarında küresel efendilerinin tasması, ancak efendilerinin izni kadar kanat çırpan zavallı esirler.

Türk Ordusu’nun vesayetinden şikayet ederken, CIA’nın pençesinde eğitilip, Obama vesayeti (sopası) altında Pentagon’un avcı kuşu olmak…

Afyon’daki patlama bize gösterdi ki, asıl savaş, asıl operasyon Türk Devletinedir.
Türkiye savaşın tam göbeğindedir.

Evlatlarımız yalnızca PKK tarafından değil, ülkemiz üzerinde çıkarları kesişen 7 düvel tarafından şehit ediliyor.

7 düvelin ajanları ülkemizde operasyon yapıyor.

Ülke sanki ajan cenneti(!).. Tehlikesizce görev yapılan bir ülke, yolgeçen hanı.

Ve Erdoğan Ordu’dan darbe dilenecek haldedir.

Ordu darbe yapsaydı, en fazla siyasi yasak gelirdi. AKP ekonomiyi iyi yönetti olurken, Ordu mahvetti denir, Recebim kahraman bile olurdu. Siyasiler gemiyi karaya oturtur,
Ordu yardıma koşardı.

Ordunun ayakları kırıldı.

Siyaset karaya oturdu.

Şimdi sen Ordu’dan darbe dilen Erdoğan.

Bu kan gölünde, şehitlerimizin kanında boğulacaksınız.

Çünkü bu gidişle size asıl darbeyi halk yapacak.

Kaddafi nasıl linç edilirmiş göreceksiniz.

Şehitlerimizin ve birçok masum Müslüman’ın ahı yerde mi kalacak sanıyorsunuz?

Şimdi Özelleştirdiğin Ordu’dan Darbe dilen Erdoğan…

Yoksa sana darbeyi bu halk yapacak.

Sakın durmadan (NON STOP) okyanus aşan uçaklarına güvenme.

Ey Türk Milleti;

ABD adıyla savaşan Küresel şirketler Suriye yanıltması yaratarak aslında Türkiye’ye karşı savaşıyor.

Kör müsün ?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir