TÜRKİYE’de HİLAFETİN YENİDEN KURULUŞU / Re-Establishing The Caliphate in Turkey

Dostlar,

Kendisini “ALEVİ YAZAR ve DÜŞÜNÜRÜ” olarak tanımlayan Sayın Rıza GÜNER, sitemize, yayımlanması dileğiyle bir makalesini yolladı.

Yazıdaki görüşlerin salt kendisini bağladığı açıktır.

Sayın yazarın görüşlerinin bir bölümünü biz paylaşmıyoruz.

Ancak bir Alevi yazar olarak kendisini ifade etme zemini bulma güçlüğünden ciddi olarak yakınması nedeniyle, mütevazi sitemizde konuk etmek istedik.

Sayın Güner, ayrıca sitemizde yayımlanan yazılara sıkça yorum da yazmaktadır.

“TÜRKİYE’de HİLAFETİN YENİDEN KURULUŞU” başlıklo çalışma ilginç ve düşündürücü.
Yazıdaki boyama, koyulaştırma, alt çizgiler bize aittir (okuma alışkanlığı işte..)

Sevgi ve saygı ile.
Tekirdağ, 28.8.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

================================================

HILAFETIN_YENIDEN_KURULUSU

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“TÜRKİYE’de HİLAFETİN YENİDEN KURULUŞU / Re-Establishing The Caliphate in Turkey” üzerine 4 yorum

  1. TÜRKİYE’DE HİLAFETİN KURULMASI KİMSENİN UMURUNDA DEĞİLMİŞ!..

    Atatürkçülerin ne kadar az düşündüğü, hatta hiç düşünmediği, Yezidin Emevi devletinden bin kere daha güçlü Fethullah Hilafetini hala Cemaat diye adlandırmalarıyla belli ve sabit.

    Atatürk “her savaşı her mücadeleyi” kazanmanın adı. Atatürkçülük ise her savaşı her mücadeleyi kaybetmenin adı.

    Gene de kaybettikleri her savaştan, her mücadeleden sonra; Atatürk’ten aldıkları dersi, Atatürk’ten gördükleri kursu anlata anlata bitiremiyorlar ve Bekçi Murtaza’yı fersah fersah geçerek en büyük Bekçi Murtaza olmayı başarııyorlar. Başardıkları tek şey de bu!..

    Müjdat Gezen, Bekçi Murtaza’nıın aktörü olmaktan doğan aşkla; bir Türkiye haritasının üstüne; “EN ASİL KANLA KAZANILAN, EN UCUZ MAKARNA İLE KAYBEDİLEN” yazmış ve ne kadar büyük bir Beköi Murtaza olduğunu kanıtlamış.

    Ama, rahmetli babam gibi; “Atatürk Atatürk de sen ne kadar büyük adamsın!” diyememiş…

    Evet… Atatürk mutlaka Atatürktür!.. Atatürk olduğu içinde büyüktür… Ama, bu Atatürkçüler, ne kadar insan, ne kadar dava ve fikir adamı?.. İçlerinde yüreği ve beyni olan acaba kaç kişi vardır?..

  2. EVET, ATATÜRK MUTLAKA ATA TÜRKTÜR!.. Ama girdikleri her mücadeleyi, her seçimi kaybeden ve Atatürkçülüğü bir Kaybetme İdeolojosi haline getiren Atatürkçülere ve örneğin Tansel Çölaşan’a ne demeli?

    10 Kasım 1938’e kadar Atatürkçülük; Atatürk’ün düşüncelerini, ilkelerini ve devrimlerini anlamak ve bunlara bağlı kalmaktı.

    11 Kasım 1938’den sonra Atatürkçülük, Atatürk’ün bıraktığı boşluğu doldurmak ve yerini dolduracak bir lider bulmaktı.

    Eğer, yerini dolduracak bir lider bulunamıyorsa; yerine yakışan bir adam getirmekti.

    Eğer, Atatürk’ün yerini dolduracak bir lider bulunamıyorsa; hiç değilse yerine yakışan bir kişinin gelmesini sağlamaktı.

    Eğer, yerine yakışan bir adam da bulamadınızsa; aslanın yerine kedinin gelmesine engel olmaktı.

    Eğer, aslanın yerine kedinin gelmesine de engel olamadınızsa; aslanın yerine farenin gelmesine mutlaka engel olmanızdı…

    Eğer, bu kadarcık başarıyı da gösteremedinizse; sizin yapabileceğiniz Atatürkçülük, Atatürkçülük’ten tamamen vazgeçmektir.

    Her şeyi, her zaman, her seviyede kaybetmenin adı Atatürkçülük olamaz!.. Olmuşsa ya da böyle anlamışsanız, siz ancak Bekçi Murtaza kadar Atatürkçüsünüz!…

  3. Rıza Bey,

    Lütfen kimseye hakaret etmeden ve aşağılamadan yazın yazılarınızı..

    “Ahmak”, “budala”, “zekanız bu kadar..” gibi sıfatlar kullanmanız hiç hoş değil.

    Okunurluğunuz azalır.. İtici olur..
    Bende oluşan tepki böyle örneğin..

    Bir de işin hukuksal boyutu var.. Tazminat ve ceza davaları.

    Lütfen sitemizi de bu yönde sorunlara sürüklemeyin.

    Daha önce de ifade etmiştik, yazıların sorumluluğu yazarınındır ama biz de sitede yer verince zincirleme sorumluluk doğabilir.

    Siz yorum yazıyorsunuz, engellemiyorum otomatik çıkıyor..
    Sonradan görüyorum ben ve o aşamada yayından kaldırabilirim.

    Son derece agressif bir kaleminiz var.
    Bu bence uygun değil.
    Kald ki siz İLETİŞİM FAKÜLTESİ’ni bitirdiniz.
    İletişim sizin işiniz.

    Benim sitemde İLETİŞİM BECERİLERİ diye bir sunum var.
    Lütfen okur musunuz?
    En temel iletişim engellerini ne çok kullandığınızı görerek üzülebilirsiniz.

    Çok dolu ve dertli olsanız da hukukumuzda bu durumunuz kaleminizle suç işlemenize izin vermiyor..

    Son söz:

    • “İnsanın kelamı, aklının terazisidir.” Hz. Ali

    Sevgi ve saygı ile.
    Ankara, 14.9.12

    Dr. Ahmet Saltık
    http://www.ahmetsaltik.net

  4. Sayın Ahmet Saltık,
    Hala Cüneyt Arkın HALK TARAFINDAN SEÇİLEN İLKK CUMHURBAŞKANIMIZ OLSUN!” başlıklı yazıyı koymadınız.

    O yazıda ben, “eğer seçim kazanmak makarna ve kömür dağıtmakla olabilecek kadar kolaysa; siz niye dağıtmıyorsunuz?” diye soruyorum.

    Cumhurbaşkanlığı seçimini bir kadın aday göstereceğini ifşa ederek şimdiden kaybetmek çok kolay, ama kazanmak makarna ve kömür dağıtmakla olabilecek kadar kolay değil.

    Fethullahçı Danışmanların CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na oynadıkları oyunu bozalım ve pekala seçilmesi mümkün olan Cüneyt Arkını Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak
    için aday gösterelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir