SİZE KİM “DUR!” DERSE DURURSUNUZ ??

Dostlar,

Aşağıda, yürek yakan, kamu malını vicdansızca talan ederek sermayeye peş keş çeken bir Sağlık Bakanlığı klasiğine karşı verilen savaşımın çoook hazin öyküsü
ya da belgeseli var.. Bu savaşımı büyük özveri ve yetkinlikle yürüten TTB-Türk Tabipleri Birliği’ndeki meslektaşlarımıza ve dayanışma içinde olan ATO-Ankara Tabip Odasına (biz de üyesiyiz..) şükran borçluyuz..

Yüksek Yargı kararları apaçık hiçe sayılmakta,
Türkiye fiilen talan edilmektedir AKP iktidarında..

Bu zalim AKP mezatı, nasıl ve ne zaman, kim tarafından durdurulacaktır?

Vicdanlarımız isyandadır.

ATO yönetimindeki meslektaşlarımızın sorusu
ürperticidir :

SİZE KİM “DUR!” DERSE DURURSUNUZ ??

Biz de bu soruyu yüksek sesle ve kezlerce yineleyerek tarih önünde buradan soruyoruz, hukuk istiyoruz..

Devlet Başkanı ne güne durur orada?

Danıştay Başkanı bir uyarı yapmaz mı hatta kıyameti koparmaz mı kararları yerine getirilmeyince?

Barolar Birliği neden sesini yükseltmez ??

ATO’nun, virgülüne dek katıldığımız basın açıklamasını kamuoyuna bir de biz sunuyoruz..

Sevgi, saygı ve derin kaygı ile.
25.8.12, Tekirdağ

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

============================================

SİZE KİM “DUR!” DERSE DURURSUNUZ ??

Değerli Meslektaşımız,

Bilindiği gibi, TTB’nin açtığı davayla Danıştay, Ankara Etlik ve Bilkent ile Elazığ’da
kamu-özel ortaklığı hastane kampüsü ihalelerinin yürütmesini durdurmuştu.

Ankara Tabip Odası olarak 10 Ağustos 2012’de gerçekleştirdiğimiz bir basın toplantısıyla,
mahkeme kararının yerine getirilmesi ve Etlik İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kapanmasına da neden olan sürecin geri döndürülerek kamu zararının bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulunmuş, sorunlu noktaları tek tek sıralamıştık.
Sağlık Bakanlığı’nın bu açıklamaya verdiği yanıt, açıklamada sıralamış olduğumuz hususları aydınlatmaktan uzaktır.

Varolan yürütmeyi durdurma kararının gereğinin yerine getirilmemesi, her geçen gün
kamu zararının büyümesine yol açmaktadır. Ankara Tabip Odası tarafından
18 Ağustos 2012’de yapılan bir basın açıklamasıyla Bakanlık, bir kez daha göreve
davet edilmiştir. Bu basın açıklamasının tam metnini aşağıda okuyabilirsiniz.

Saygılarımızla. 22.8.12
Ankara Tabip Odası

ANKARA TABİP ODASI BASIN AÇIKLAMASI
18 Ağustos 2012

Size Kim ‘Dur’ Derse Durursunuz?

İktidarın kamu-özel ortaklığı adı altında, sermayeye rant aktarma planlarına durdurma
kararı çıktığını 10 Ağustos 2012 tarihinde kamuoyu ile paylaşmıştık. Yurttaşlar için ulaşılabilir, nitelikli sağlık hizmeti alma hakkı bakımından çok önemli olan bu karar,
TTB’nin itirazlarını değerlendiren Danıştay 13. Dairesi tarafından verilmişti.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yapılan atamalarda olduğu gibi bu karar sonucunda da karara uygun, kararın gerektirdiği adımların atılmadığı görülmektedir.
Yargı “durun” diyor, hekimler “durun” diyor, yurttaşlar “durun” diyor!

Sağlık Bakanlığı’nı ısrarla, kamu yararı ve nitelikli sağlık hizmetinin yok edildiği
bu karanlık yollarda iktidarı yürüten kuvvet nedir?
Bu soruyu soruyoruz!
Kim “dur” derse duracaklar?
Bu sorunun yanıtı: Sağlıktan para kazanmak isteyen ulusal ve uluslararası sermayedir.

Danıştay 13. Dairesi Ankara-Etlik, Ankara-Bilkent ve Elazığ’daki “Kamu Özel Ortaklığı” yöntemiyle açılan sağlık kampüsleri ihalelerinin yürütmesini durdurdu.

Sağlık Bakanlığı, kamuya ait hastaneleri kapatarak yerlerine alışveriş merkezi veya
otel yapmak üzere özel şirketlere devredecekti. Danıştay tarafından yürütmesi durdurulan Etlik için 319 milyon, Bilkent için 289 milyon TL yıllık kira belirlenmişti.
Ancak bu rakamlara, şirketlere devredilmesi düşünülen kamu hastaneleri arazileri, hastanelerin taşınma bedelleri, kiralanan Özel Ulus Hastanesinin kirası dahil değildi.

Hastane kapatan, yıkan Sağlık Bakanlığı!

Sağlık Bakanlığı tarafından sürdürülen “Sağlıkta Dönüşüm Programı”, Ankara’nın
tam donanımlı en genç hastanesini yok etmeye kalktı. Günlük 2000’in üzerinde yurttaşımıza poliklinik hizmeti veren, yılda ortalama 2500’ün üzerinde ameliyat yapılan, Ankara’nın
en büyük diyaliz merkezinin yer aldığı 400 yataklı, 122 hekimin görev yaptığı
Etlik İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yok ediliyor.

Her gün “Türkiye’de hekim eksiği var” diyen Sağlık Bakanı, 122 hekimi yeni yatırımlar yapılmadığı için Ankara’nın fiziksel olarak sıkışmış hastanelerine göndermiştir.
Zaten fiziksel mekan olarak yetersiz olan kamu hastaneleri yurttaşlara nitelikli ve ulaşılabilir hizmet vermek konusunda artık daha da yetersizdir.

Ücretli-İzinli Hekimler!

10 Ağustos 2012’de, kaç hekim, yıkılmak üzere boşaltılan Etlik İhtisas Hastanesi’nden gönderildikleri hastanelerde “bugün itibarı ile görev yapamamakta, sağlık hizmeti verememektedir?” diye sormuştuk.

“Kaç hekimin, bu hukuksuz ve kamu zarına neden olan tasarruflardan dolayı
‘ücretli izinli’ biçiminde işsiz kaldığını Bakanlık kamuoyuna açıklamalıdır..” demiştik.
Tabip Odası’nın sorularına yazılı açıklama yapan Bakanlık, “hiçbir hekimin işten çıkartılmadığını” söylemiştir. Tabip Odası bu hekimler “işten çıkartıldı” değil,
daralmış kamu hastanelerinde “fiilen işsizleştirilmiştir” demiştir.
Ankara’da Etlik İhtisas Hastanesi’nin yerine hastane yapılmadan, vatandaşlar 7 yıl boyunca özel sektörde %90’lara varan katkı paylarına itilmektedir. Türkiye’de parası olmayana nitelikli sağlık hizmeti hayal olurken, Sağlık Bakanlığı dünyada örneği görülmemiş bir biçimde kamu sağlık hizmetlerini yok etmekte, özelleştirmenin
şimdiye dek hiç denenmemiş yöntemlerini denemektedir.

10 Ağustos 2012’de Ankara Tabip Odası, “Etlik İhtisas Hastanesi’nin tıbbi ve
tıbbi olmayan malzemeleri, diğer kamu hastaneleri tarafından kapışılmıştır.
Bu akıldışı manzaranın içinde, Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi’nin de bu yangın yerinden malzeme aldığı görülmüştür. Etlik hastanesinin malzemelerinin hangi usullerle dağıtıldığı anlaşılamamıştır.” demiştir. Bakanlık’tan yapılan sözlü açıklamada, “Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Etlik İhtisas Hastanesi’nin malzemelerinden aldığı kabul edilmiş, ancak bunlar ‘sarf malzemesidir.’ denilmiştir. Sağlık Bakanlığı’na ait sarf malzemeleri nasıl ve niçin YÖK’e bağlı bir tıp fakültesine verilmektedir?

Hacettepe Tıp Fakültesi’ne devredilen bu malzemeler, Bakanlığın kamu hastanelerinde
bundan böyle daha az hizmet üreteceğinin belgesi değil de, nedir?

“Yürütmeyi Durdurma” sonradan telafisi olanaklı olmayacak yönetsel işlemler için verilen
bir karardır. Danıştay’ın “yürütmeyi durdurma” kararı, idarenin tasarrufu ile oluşturulan
kamu zararını durdurmak için olmalıdır. Sağlık Bakanlığı kampüs ihaleleri ile oluşturduğu
kamu zararını derhal ortadan kaldırmalıdır.

İhale kapsamında boşaltılan ve yıkılmaya hazırlanılan Etlik İhtisas Hastanesi’nin
tıbbi ve tıbbi olmayan malzemeleri geri taşınmalı, hastane personeli geri çağırılarak,
hastane tekrar hizmet vermeye başlamalıdır.

Özel Ulus Hastanesi ile yapılan kira sözleşmesi feshedilmelidir.

Bu süreçte Özel Ulus Hastanesi mülk sahibine ödenen, hastanede tadilat için harcanan ve
Etlik İhtisas Hastanesi’nin malzemelerinin tırlarla taşınması sırasında harcanan tutar, sorumlularına rücu edilerek tahsil edilmelidir.

Hekim sayısı az denilen ülkemizde, var olan hekimlerin yıkılarak yok edilen hastaneler yüzünden sıkışık mekanlarda işlevsizleştirilmesine son verilmelidir.

Eğer bu bakanlığın adı “YIKIM Bakanlığı” değilse,

Kamu Zararı Derhal Durdurulsun!

Basına ve kamuoyuna saygılarımızla duyururuz. 22 Ağustos 212

Ankara Tabip Odası

=======================================================================

Hastane kapatan, yıkan Sağlık Bakanlığı!
Sağlık Bakanlığı tarafından sürdürülen “Sağlıkta Dönüşüm Programı”,
Ankara’nın tam donanımlı en genç hastanesini yok etmeye kalktı.
Günlük 2000’in üzerinde yurttaşımıza poliklinik hizmeti veren, yılda ortalama 2500’ün üzerinde ameliyat yapılan, Ankara’nın en büyük diyaliz merkezinin
yer aldığı 400 yataklı, 122 hekimin görev yaptığı Etlik İhtisas Eğitim ve
Araştırma Hastanesi yok ediliyor.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“SİZE KİM “DUR!” DERSE DURURSUNUZ ??” üzerine 2 yorum

  1. Yargıyı dinlemeyen bir zihniyet kimi dinleyecek? Hiç kimseyi. O halde ne yapacak? 10 yıldır ne yapıyorsa onu yapacak. Yani aklına koyduğu şeyi yapacak. Ne yapmak lazım ? Kamuoyu oluşturmak ve itiraz etmek gereklidir. Tabii sıradan yurttaşlar seçimlerde bunun hesabını sorabilmelidir. Saygılar sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir