CEMAATİN KIBLESİ

RİFAT SERDAROĞLU

CEMAATİN KIBLESİ

Almanca yayımlanan dünyanın en büyük haber dergisi Der Spiegel, yeni sayısında Almanya’daki Cemaat okullarının ve “Fethullahçıların” faaliyetlerinin mercek altına alındığını yazdı.

Der Spiegel, Gülen Cemaatinin Almanya’da gençlere, eğitim ve barınma sorunlarından hareketle yaklaştığını, sürekli yeni yandaşlar kazanma çabsında olduğunu yazarak, cemaatin gizli Katolik örgüt “Opus Dei” ile paralelliğine dikkat çekti …

Prof. Dani Rodrik;

“Bu hareket, boğazına kadar kirli işlerin içine batmıştır.”
diyerek cemaati bir tür mafyaya benzetmektedir.

Rusya, Türkmenistan ve İran, kendi ülkelerindeki cemaat okullarının “CIA Ajanları” tarafından kullanıldığı gerekçesiyle kapatma kararı aldılar ve çok sayıda cemaat elemanını sınır dışı ettiler.

Bülbülü altın kafese koymuşlar “Aahh, vatanım..” demiş.
Bülbülün söylediğini, 13 yıldır Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen bir türlü söylemedi.

*Türkiye, bu kişinin anavatanı değil mi?
Evet…

*Bu kişinin, Türkiye’de devam eden bir davası, herhangi bir mahkumiyeti var mı?
Yok…

*Bu kişinin, ülkeyi yönetenler nezdinde büyük itibarı var mı?
Hem de sonuna kadar var…

*Bu kişinin varsa rahatsızlığının Türkiye’de tedavi edilmesi mümkün mü?
Mümkün…

Peki Müslüman olan bu kişi, bu kadar güçlü olduğu ve sevildiği anavatanına gelip,
günde beş vakit mübarek ezan sesleri altında yaşamak yerine, niçin çan sesleri altında yaşamayı tercih etmektedir?

İşte bu soruya, bademlerden hiçbir zaman cevap alamadım…
Bu yanıtsız sorunun yanıtı kanımca şudur :

Henüz, gönüllerdeki “İslam Devleti” kurulmamıştır.

Türkiye, son 10 yıllık uygulamalara karşın Cemaate göre hala “Dar-Ül-Harp”tır.

T.C. Devleti “İslam Devleti”ne dönüştürüldüğünde, Cemaatin lideri, Humeyni’nin
yaptığı gibi, milyonlarca insanın karşılamasıyla ülkeye gelecek ve
postuna oturacaktır..

Güzel ülkemiz Türkiye, çelişkiler ülkesidir.

Bir bakkal dükkanı açmaya kalksanız veya bir el arabasında sebze-meyve satmaya kalksanız, Belediyesi-Maliyesi-Sağlık Müdürlüğü-Zabıtası adamın anasını ağlatır.

Fakat milyarlarca dolarlık servete sahip bir dincî cemaatiniz varsa,
hele gazeteleriniz-televizyonlarınız-finans kuruluşlarınız-bankalarınız-fabrikalarınız varsa size kimse dokunamaz, tek kuruş vergi vermezsiniz.

Aksine, size para kazandıracak uygulamaları hükümete dikte ettirebilirsiniz.
(Gıda Bankacılığı) Ülkenin Başbakanı televizyonlardan size teşekkür edebilir.
Her şeyiniz gizlidir, gizli kalır, kimse size hesap soramaz.
Bir de emniyet ve adalet teşkilatında kadrolaşmışsanız, sizin müridiniz
bakanlarınız da varsa, ohh kaymaklı ekmek kadayıfı, tadından yenmez.

Hem ülkenden para kazan, hem de demokratik rejimin temeline dinamit koy…

Açıklık ve şeffaflık rejimi olan demokrasilerde gizli örgütler, demokratik rejimi değiştirmek isteyen dinî cemaatler olmazmış, bunlar Anayasa’ya aykırı imiş,
geçin bunları kardeşim.

Siz statükocusunuz galiba…

Alışın artık yeni Türkiye’ye, çevirin kıblenizi Amerika’ya, dayayın sırtınızı CIA’ya,
cemaat-tarikat el ele, nurlu ufuklara.

Durmak yok, yola devam…

Yavru deve, annesine sormuş; “Bizim ayaklarımız niçin üç tırnaklı anne?”

-“Çölde yürürken ayaklarımız kuma batmasın diye”

Yavru deve; “Bizim sırtımızda neden hörgüçler var anne?”
-“Çölde susuzluk çekmeyelim diye”

Yavru deve; “İyi de anne, o zaman hayvanat bahçesinde ne işimiz var??.”.

Türkiye Cumhuriyeti; toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. (Anayasa md. 2)

Mesela dedik …

Sağlık ve başarı dileklerimle, 10 Ağustos 2012

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“CEMAATİN KIBLESİ” için bir yorum

  1. CEMAAT DEĞİL HALİFELİK ÖRGÜTÜ, KIBLE DEĞİL GÜÇ MERKEZİ!..

    Cemaat diye başı sonu, büyüğü küçüğü olmayan, genel bir amaçları, planları, programları, hedefi, nişangahı bulunmayan, soyut bir şeyin etrafında toplanan sosyal gruplara denilir.

    Nur Cemaatı, Said-i Nursi’nin Risalelerini okuyan ve aralarında örgütsel bir bağ olmadığı sürece Nur Cemaati idi…

    Ne zaman ki, Alevilere karşı AHLAK MÜCADELESİ yapmaya başladı, ne zaman Alevi ve Atatürkçü lise öğretmeni Kemal Abbas Altunkaş’ın penisine karşı suikast düzenledi; o zaman Cemaat olmaktan çıktı, Halifelik Örgütü oldu.

    Alevilere karşı “Ahlak Mücadelesi’ne 27 Mayıstan sonra başlandı… Kemal Abbas’ın Penisine karşı 1969’da Süikast yapıldı… Ve Ahlak Mücadelesi Zaferle sonuçlandı.

    Ahlak Mücadelesi zaferle sonuçlandıktan ve Halifelik Örgütü olunduktan sonra, MANEVİ KALKINMA SEFERBERLİĞİ, AĞIR SANAYİ HAMLEMİZ, SESSİZ VE DERİNDEN GİTME HAREKETİ, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ, İLERİ DEMOKRASİ Mücadelesi yapıldı… Ve hepsinden zaferle çıkıldı.

    Sizin aklınız 1920’li 1930’lı yıllarda, Atatürk’lü, Kuvvayi Milliyeli zamanlarda tutulmuş kalmışken; onlar BİNLERCE AYDIN YETİŞTİRDİLER, BİNLERCE KADRO ELEMANI YETİŞTİRDİLER, HALKI KAZANDILAR!.. Dünyanın en büyük Halifelik Örgütlerini kurdular, dünyanın en büyük halifelerini yetiştirdiler.

    Tekbaşına Fethullah efendi; Ebubekir’den, Ömer’den, Osman’dan, Muavviye ve Yezit’ten daha büyüktür. Diyanet Hilafeti, Fethullah Hilafeti ve İsmailağa Hilafeti YEZİD’İN HİLAFETİNDEN EN AZ YÜZ KERE DAHA BÜYÜKTÜRLER.

    FETHULLAH EFENDİ, postu dünyanın en büyük güç merkezine sererek diğer Hilafetlere üstünlük sağlamıştır. Ama zamane Atatürkçüleri, Hilafeti ve Hilafet Örgütlerini anlamaktan acizdirler. Bir kanunla Hilafetin kaldırıldığını sanıyorlar… Ve hala Kıble’den hala cemaattan söz ederek kendilerini aldatmakla meşgülller!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir