Vicdan kirlenmesi..

Cumhuriyet Pazar Dergi 12.08.2012

ADNAN BİNYAZAR
binyazar@gmail.com

Vicdan kirlenmesi

Honoré de Balzac’ın, yaşadığı yıllarda Fransa’nın nasıl ahlaksal bir çöküntü içinde olduğunu anlatan Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti adlı romanında (Çev.: Aysel Bora, Can Yayınları) yer alan şu satırları okuyup, bu gün içinde bocaladığımız vicdan kirlenmesini düşününce midem bulandı:

“Gazeteciliğe vaktiyle bulaşmış ya da hâlâ bu işin içinde olan herkes küçümsediği adamlara selam vermek, baş düşmanına gülümsemek, en pespaye durumlarla uzlaşmak, kendisine saldıranlardan aşağı kalmamak için onların yaptığını yapıp ellerini kirletmek gibi acımasız bir zorunluluk içindedir.”

Balzac, iktidardan iktidara post değiştiren, o gün ak dediğine bugün rahatlıkla kara derken utanmayan, uzlaşmacı, vicdan çöküntüsüyle kalemlerini kirleten kişiliksiz gazetecileri ne güzel betimliyor!.. Oysa bu tür adamlar, yalnızca vicdan ve kalemlerini kirletmekle kalmaz, erdem sahiplerine onur kazandıran ak sayfaları karartarak, toplumsal ahlakın bozulmasına da ortam hazırlar. Uçakta birkaç saatliğine koltuk kapma uğruna, gerçek düşüncesinden sapıp ona buna yaranma duygusuyla onurunu ayaklar altında çiğneten kişinin ahlakı da yoktur vicdanı da.

Balzac, aynı sayfada, düşünce sapkınlığının insanı ne hallere soktuğuna da değiniyor: “İnsan, göre göre kötülüklere alışır, yapılanları boş verir; önce yapılan kötülükleri onaylamaya başlar, sonunda kendisi de (aynını) yapar. Hiç durmadan utanç verici ve sonu gelmeyen uzlaşmalarla lekelenen ruh zamanla pörsür, asil düşüncelerin zembereği paslanır, bayağılığın zıvanaları yıpranır ve kendi kendine dönüp durur. Karakterler gevşer, yetenekler yozlaşır, güzel bir eser yaratma inancı uçar gider. Yazdığı sayfalarla gurur duymak isteyen kişi, vicdanın er geç kötü işler olarak işaret edeceği berbat makalelerle kendini harcar.”

Karakteri gevşeyen, yetenekleri yozlaşan, ruhu pörsüyen bir adamın vicdanı da çürüğe çıkar. Bozkır Aydınlığında Aşk adlı kitabımda da değindiğim gibi “Vicdanın dikeni zehirlidir. Yüreğine vicdan dikeni batanın huzuru, anında sonu gelmez cefalara dönüşür. Huzura erdiğini sandığı an, dikenin zehri bütün bedenine yayılır.” Stefan Zweig da Sabırsız Yürek adlı romanında “Vicdan anımsadıkça, hiçbir suç unutulmaz,” diyor.

Vicdansızlığın nerelere vardığı; bir gazetecinin, Malatya’nın Doğanşehir ilçesi Sürgü beldesinde gece davul çalma tacizinden çıkan Sünni-Alevi çatışmasına, “Aleviler Müslüman mahallesinde salyangoz satarlarsa tıpkı Sivas’ımızda olduğu gibi sizi yakarlar,” diye çıkışı anlatmaya yetiyor.

Vicdanın insanın kişilik donanımında ne denli önemli olduğu şundan da bellidir ki -son yıllarda yaşadığımız olaylar onu gösteriyor- Balzac, vicdanı, hiç yanılmayan yargıçla bir tutarak içimizde onun öldürülmemesi gerektiğini öngörür. “Vicdan” kavramının toplumun hemen her kesiminde yozlaşması, yargının tartışılır hale getirildiği bir ahlak çöküntüsünün sonucu değil de nedir?

Günümüzde, aydınlanmacı bir döneme duyulan kin ve intikam duygusu ancak erdemli kişilere özgü vicdan gibi yüce bir değeri nasıl ayağa düşürdü de iyinin yerini kötüler aldı! Bir toplumda kin odaklarının, değersizliği insanlık değeri gibi yutturacaklarına inananların olması ne acıdır!

Ekranlara dadanan kimi adamlar, -‘gazeteci’ demeye dilim varmıyor-, ihanetlerini örterken ilkelliklerini sergiliyor. Nasıl da duyarsızlar; erdemli insanların onları görmemek için ekran kararttıklarını anlamazlıktan geliyorlar. İsteseler de anlayamazlar. Anlasalardı, kötülüklerinin toplumu nerelere sürüklediğinin ayrımında olurlardı…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“Vicdan kirlenmesi..” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir