Genelkurmay Başkanı Terör Örgütü Yöneticisi ise Başbakan Ne Yapar?

Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı Em. Org. Sayın İlker Başbuğ’u kutluyoruz.. Hem bu görevi hem de terör örgütü yöneticiliğini birlikte yürütmüş!

Genelkurmay Başkanı Terör Örgütü Yöneticisi ise Başbakan Ne Yapar?

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. / ADD Bilim Danışma Kurulu
8.8.12, www.ahmetsaltik.net

Aklımıza takılan ve içinden çıkamadığımız birkaç soruyu kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz ..

1. Orta boy – büyücek bir ülkenin, 80 milyon dolayında nüfusu olan, 700 bini aşkın silahlı kuvvetler mensubu olan bir ordunun en düzey komutanının bir yandan da “terör örgütü yönettiğinin” tarihte örneği var mıdır ?

2. “terör örgütü yönetimi” Sayın Başbuğ Genelkurmay Başkanı olmadan önce de yürütülmüş müdür? Yanıt “evet” ise, Sn. Başbuğ askeri üstlerini de atlatarak bu görevi nasıl yapabilmiştir? Örn. kendisi KKK Komutanı iken Genelkurmay Başkanını nasıl atlatmıştır?

3. Sn. Başbuğ’un TSK içindeki suç ortakları kimlerdir? Bir başka deyişle söz konusu terör örgütünün başkaca üye komutanları, subayları.. kimlerdir?

4. Sn. Başbuğ Genelkurmay Başkanı olduğunda da gizli terör örgütü yönetme görevini sürdürmüş müdür? 700 bin kişilik dünyanın sayılı ordularından birinin en üst komutanı, askeri istihbarat dahil elindeki-emrindeki yasal muazzam olanakları kullanmak yerine, neden terör örgütü kurmuş ve yıllarca yönetmiştir? Bu terör örgütü, başlıca hangi hedeflerini gerçekleştirmiştir?

5. Sn. Başbuğ’un sözde yöneticisi olduğu terör örgütünün hangi avantajları ve üstünlükleri vardır, düzenli ordunun muazzam yasal olanakları karşısında?

6. Bu terör örgütünün adı ve kurmayları kimlerdir, merkezi neresidir, hangi belge ve bilgiler, kanıtlar elde edilmiştir bu örgüte ilişkin ? “Postmodern mertlik” (!) ürünü dijital solucanlar dışında..

7. Ülkemizin yasal ve çok güçlü, çok donanımlı istihbarat örgütü MİT, ülkenin Genelkurmay Başkanı’nın kurup yönettiği terör örgütünü neden deşifre edememiştir?

8. MOSSAD, CIA, BND, MI6.. gibi anlı şanlı uluslararası malum istihbarat örgütleri yıllarca, “bu dünyanın biricik terör örgütünü”, “Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı’nın kurup yönettiği terör örgütünü” atlamışlar mıdır veya hayretten donarak uzun yıllar sessizce, ibretle izlemeyi mi seçmişlerdir? Ülkelerinde yaptırım görmüşler midir, görev ihmalleri yüzünden, biz Sn. Başbuğ’u “suçüstü enseleyip” (!?) kodese tıktıktan sonra ?

9. Sn. İlker Başbuğ görevde iken her şeyden ve herkesten güçlü müdür ki, gizli terör örgütü yöneticiliği sırasında O’na dokunul(a)mamıştır ?

10. Bu terör örgütü hangi suçlara karışmıştır, kanıtları nelerdir ve nerededir? Niçin, ana hedefi hükümet darbesini yıllarca başaramamıştır? Başbuğ nasıl özel bir insandır ki, yıllarca terör örgütü patronluğunu tekelinde tutabilmiştir? Kendisinden sonra bu sözde terör örgütünün başına kim(ler) getirilmiştir?

11. Bu terör örgütünün, tek kişilik örgüt olmayacağına göre, yakalandı ise öbür yöneticileri ve eylemcileri ne tür sorumluluklar üstlenmiştir, yargılanmakta mıdırlar? Hiç “muhterem itirafçı” yok mudur bu davada?

12. Bu arada 4 dev istihbarat kurumu Jandarma İstihbarat, MİT, Emniyet İstihbaratı, Genelkurmay İstihbaratı, nasıl atlatılmış ya da baskılanmıştır? Davada bu kurum yetkilileri sorgulanmış mıdır, ne söylemişlerdir? Bunlardan, sonki dışında öbür 3’ü “doğrudan” hükümete bağlı değil midir? (Sonki de dolaylı bağlı..)

13. ve son, biraz uzun, “uğursuz” soru :

Kendisinin, atamasını Cumhurbaşkanı’na önerdiği ve görevlerinden dolayı kendisine karşı sorumlu olduğu Anayasada yazılı iken (md. 117), Genelkurmay Başkanı gizli terör örgütü kurabiliyor, yıllarca bu suç örgütünün başkanlığını yapıyor ve bu arada 7 yıllık Orgenerallik döneminde hep aynı hükümet ve aynı başbakan tarafından terfi ettirilerek son olarak 2 yıllığına en tepeye getiriliyorsa;

O ülkenin Başbakanı’na hangi sıfatlar yakışır? Bu sıfatlarla ülke yönetilebilir mi?
Bu olası sıfatları yazabilme olanağı yasal olarak ve fiilen var mıdır? Dahası, aklımdan geçirebilir miyim??

Bu ülke basın özgürlüğünde 170 küsur ülke içinde 140 küsuruncu sırada ise, bir üstteki hipotetik soru bile ciddi risk olabilecekse;

O ülkenin başbakanı en azından bu olayı çok ağır bir skandal, gaflet içinde olma…(daha ötesini yazamıyoruz!?..) sayarak bu gerekçelerle görevinden istifa etmez mi?

Cumhurbaşkanı o başbakanı bu denli ağır skandal karşısında yıllarca “uyuduğu” (?) için istifaya davet etmez mi?

TBMM olaya el koymaz ve hükümeti istifaya zorlamaz mı?

TBMM’deki muhalefet yeri göğü yıkmaz mı?

Basın halkı uyarıp, demokratik-yasal sokak eylemleri için örgütlemez mi ?

Bu Başbakan’a, “stratejik müttefik” (?) oldukları ülkelerin istihbarat ülkeleri hiç dosyalar sunmaz mı? Sunmamışlar mıdır ? Niçin ? Sundular ise ne zaman ve bu dosyalar bekletilmiş midir, kimler, niçin ??

Bu başbakan, kendine bağlı MİT’ten, İçişlerine bağlı Jandarma İstihbarattan ve Emniyet İstihbaratından hesap sormuş mudur?

Tüm bu kurumlar, yetkilileri ve çalışanları ülkenin Genelkurmay Başkanı’nın kurup yıllarca yönettiği terör örgütünü büyük bir ketumlukla ve sadakatla nasıl saklamışlardır? Hiç su sızmamış, köstebekler çıkmamış mıdır?

Sn. Başbuğ emekli olduktan sonra ne olmuştur da diller çözülmüş, dosyalar servise sokulmuş ve sayın muhbir dünyalılar (eskiden salt “muhbir vatandaş” derdik..) bilgisayarlarının başına geçerek klavyelerinden e-iletiler yağdırmaya başlamışlardır?

Davaya bakan savcı ve yargıçlar bu sorulara yanıt arıyorlar herhalde, 6 Ocak 2012’den bu yana geçen 7 ayda..

Bizim çıkarımımız odur ki; Sn. İlker Başbuğ, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en yüksek düzeyde “örgütsel zekaya” sahip gizli örgüt kurucusu ve yöneticisidir. Bu husus, uzman bilirkişi kurullarına yaptırılacak inceleme ile rahatlıkla ortaya konabilir, konmalıdır da. Ya Sn. Başbuğ “normal örgütsel zekalı” çıkarsa ne olacaktır??

Türkiye; dünya hukuk, istihbarat, kültür, ahlak, adalet, etik, komplo kuramları, entelijansiya ve espiyonaj, basın, tarih, askerlik, insan hakları .. alemine paha biçilmez trajikomik kara mizah örnekleri vermeyi sürdürüyor..

Necip milletimiz hiç soru sormaz mı, merak etmez mi bütün bunları?

Asıl soru / sorun da bu galiba..

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“Genelkurmay Başkanı Terör Örgütü Yöneticisi ise Başbakan Ne Yapar?” üzerine 4 yorum

  1. Sayın Saltık…

    Çok güzel ve önemli sorular sormuşsunuz… Ama bunlara yanıt alabileceğinizi sanmıyorum… Aslında sorularınız, cevaplarını da içinde barındırıyor… Umarim yürekli biri çıkar ve fazla bekletmez… Sevgilerle esen kalın…

    1. Teşekkür ederim Sn. Gürkem..

      Bir de “soru sorulması gerektiğini”, “düşünülmesi ve süreçlerin sorgulanması gerektiğini”.. anlatmak istiyorum..

      Rol modeli olmaya çabalıyorum..

      En az kullandığımız organı -beynimizi- anımsamayı ve devreye almayı anımsatmak istiyorum..

      Sevgi ve saygı ile. 10.8.12

      Ahmet Saltık, http://www.ahmetsaltik.net

  2. Ahmet Saltık Kardeşim,
    Traji komik oyunu çok güzel irdelemişssin..
    Eline beynine yüreğine sağlık.
    Prof.Dr.Taner Çamsarı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir