Etiket arşivi: RT Erdoğan’ınki hasta ruhlu bir anlayıştır

Rifat Serdaroğlu : BÜNYE KABUL ETMİYOR..


BÜNYE KABUL ETMİYOR..

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

İster merhem yapıp sürelim, ister hap olarak yutturalım, ister enjektör ile zerk edelim, yani ne yaparsak yapalım, gerçek demokrasiyi AKP bünyesi kabul etmiyor. Onlar, tarikat-cemaat-faşizm karışımını demokrasi olarak,
deniz feneri-cami yaptırma derneği-sadaka kültür”ünü de ekonomi olarak ezberlemişler. Gerçek demokratik düzen bu bademleri rahatsız ediyor, nefes alamıyorlar.

Bunların kültüründe biat etme, yani şartsız itaat var. Gösteri hakkı-yürüyüş hakkı, dünyalarında yok. Böyle bir olayı isyan olarak kabul ediyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın Salı günkü konuşmaları, demokrasiden nasibin almamış, faşist bir kafanın düşüncelerini andırıyordu;

Ben, Polise barikatları kaldırın diye emir vermedim. Polis zafiyet göstermiştir. Sabah Valimle de konuştum. Böyle olmaz, o zaman biz bu işi tutamayız. dedi.

  • -Erdoğan Polisin, elinde Türk Bayrağıyla Atatürk’e gitmek isteyen vatandaşlara daha fazla biber gazı, daha fazla tazyikli su, bunlar yetmezse plastik mermi ve demir cop, yine de olmazsa gerçek mermi kullanmalarını istiyor.

Nasılsa orada bulunanlar AKP’li değil, Erdoğan için düşmandan bir farkları yok. Bunlara her türlü işkence mubahtır. Bu, hasta ruhlu bir anlayıştır. Milli Bayramların kutlamalarında kısıtlama yapılması Erdoğan’ın kafasında var. Türk Bayrağını ve Atatürk’ü gördüğünde rahatsız oluyor, kontrolünü kaybediyor. Bu yüzden
Gazi Mustafa Kemal diyor, Atatürk diyemiyor.

Hâlbuki demokratik ülkelerde polis, yürüyenleri korur, onları engellemez.
Erdoğan’ın bilmesi gereken şey şudur;

“Demokrasi, hamilelik gibidir. Bir insan ya hamiledir, ya da değildir. Hamileliğin azı-çoğu olmaz. Demokrasi de, ya uluslararası standartlarda vardır, ya da yoktur.

*“ Biz olimpiyatları ülkemize almak için çalışıyoruz, Sinan Erdem Arena’da birkaç kişi Bakanlarımı yuhalıyorlar. Bunların devri geçti. Artık biz varız. Millet bunlara sandıkta cevap verecek.”

Erdoğan her gördüğü sakallıyı dedesi zannediyor. Kendisi, bindirilmiş parti militanlarının doldurduğu salonlarda, öğrencilerin isim-isim belirlenerek içeri alındığı üniversite kampüslerinde konuştuğu için, TT Arena’yı – Sinan Erdem’i de öyle sanıyor. Buralara gelenler para ödeyip, bilet alan insanlardır. Ülke meselelerini çok yakından takip eden insanlardır. Saygılı insanlardır. Çoğu ilk iki seçimde AKP’ye oy vermiş insanlardır. Fakat Cumhuriyet ve Atatürk bu insanların vazgeçilmezleridir. Canlarını verirler, onlara laf söyletmezler. 50 yaşında bir anneyi elinde Türk Bayrağıyla polis barikatına saldırtan duygu, Cumhuriyet ve Atatürk sevgisidir.
Yoksa dünyaları verseniz o anneye bu hareketi yaptıramazsınız.
Sinan Erdem de AKP’li Bakan ve bürokratları yuhalayanlar salonun tamamı idi. Öyle üç-beş kişi değildi. İnanmayan, salondan kaçan Bakan Binali Yıldırım’a sorabilirler!

*29 Ekim’de yürüyenler teröristler ve provokatörler idi.” 

Nasıl terörist bunlar? Milyonlarca insan yürüdü. Ellerinde Türk Bayrağından başka bir bayrak yoktu. Bir tek işyerinin camı kırılmadı, bir tek araba çizilmedi. Kimsenin burnu kanamadı. Bunlar terörist ise, Oslo’da görüştükleriniz neydi?

  • AKP, dönemini tamamladı.
  • Bundan sonra düşüş dönemidir.

Erdoğan eğer cesaret edip Cumhurbaşkanı adayı olursa, kendisine halkın ne kadar oy vereceğini beraberce göreceğiz.

Tayyip Bey’in “İleri Demokrasi”sinin bitişini Türk Milleti 29 Ekim Bayramında
“hoop, ileri dediysek, bu kadar da değil” diyerek tüm dünyaya ilan etti.

Eskiden belediye otobüslerine arkadan binilir, biletçi ‘ileri- ileri’ diye bağırarak, insanları ön tarafa doğru ilerletmeye çalışırdı. Arada bir sapığın biri ileri giderken bir bayana fazla yanaşınca biletçi tekrar bağırırdı, ‘Hoop, ileri dediysek o kadar da değil.”

  • Tayyip Bey, Cumhuriyete ve Türk Milletinin Atatürk sevgisine dokunmaya kalktığında,  meydanların tekrar milyonlarla dolacağını ve bu selin
    AKP İktidarını yıkıp yok edeceğini iyi anlamalıdır.

Şimdi hesap verme zamanı geliyor.

Önce Türk Tarihine,
– sonra Türk Milletine
– en sonunda da Türk Yargısına hesap verecek.

Sağlık ve başarı dileklerimle.
31 Ekim 2012