Türker Ertürk : KIRMIZI-BEYAZ
Dostlar,
Türker Ertürk paşa bilindiği gibi Tuğamiral iken emekliliği seçti ve ülkemiz için
politik savaşıma atıldı. Son birkaç yıldır vargücüyle çabalıyor..
Makaleler, konferanslar, TV programları, binlerce km yollar..
1996 sonrası 10-12 yıl bizim çok yoğun koşuşturma dönemimiz gibi..
Aşağıda ciddi bir çağrısı var..
- Renkleri bayrağımızdaki gibi KIRMIZI – BEYAZ olan bir
Ulusal Türkiye Koalisyonu! (son 3 sözcük bize ait..)
Bu çağrı yerindedir, ivedirir ve gereği mutlaka yapılmalıdır.
Biz de üstümüze düşeni esirgemeyeceiz.
Umarız ÇAĞRI anlaşılmıştır ve Ulusumuz sahiplenecektir.
Sevgi ve saygı ile.
02.10.2014, Ankara
Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net
=========================================
KIRMIZI-BEYAZ
Türker Ertürk
Son üç yazımızda bu köşeden size emperyalizmi, zaman içinde nasıl şekil ve yöntem değiştirdiğini, güç merkezinde artık uluslararası dev şirketlerin sahiplerinin ve yöneticilerinin bulunduğu Kapital-Finans sistemi olduğunu, ABD’nin bu sistemin ele geçirdiği ve kontrol altında tuttuğu en önemli silahlardan biri olduğu olgusunu ve günümüzde emperyalizmin ne yapmaya çalıştığını basitleştirerek özetle anlatmaya çalıştık.Böyle bir ihtiyacı hissettik çünkü ülkemiz ve ülkemizin içinde bulunduğu bölgemiz emperyalizmin dünyaya yeniden şekil verme adına 2001’de başlattığı 3. Küresel Savaş’ın 1. Numaralı Sıklet Merkezi içindedir. Bu nedenle yaşamsal olarak etkilenmektedir ve önümüzdeki zaman diliminde daha da çok etkilenecektir. Emperyalizmin çöktüğü, güç yitirdiği ve yenildiği doğru bir analiz değildir. Ama emperyalizmin zorluklar yaşadığı, kimi bölgelerde büyük dirençle karşılaştığı, zaman zaman planlarında değişimler yapıp ve kimi hedeflerin ele geçirilmesini zamansal olarak ötelediği doğrudur.Bakın, Çin’e bağlı özerk bir yönetimi olan Hong Kong’da bu hafta başında demokrasi istemi ile gösteriler başladı ve Pekin karşıtı protestolara döndü. Bunun arkasında hiç şüpheniz olmasın Çin’i çökertmeye ve duyarlı fay hatları üzerinden kaşıyarak istikrarsızlaştırmaya çalışan emperyalizm var.Kuşatılmakta ve sıkıştırılmakta! Çin, aynen Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne yapıldığı gibi kuşatılıyor, kuşatmanın içindeki İslami unsurlar radikalleştirilerek kuşatma yeşile boyanıyor ve silahlanma yarışı içine sokularak kaynakları verimsiz alanlarda tükettirilmeye ve iflas ettirilmeye çalışılıyor. Enerji ve hammadde kaynakları bakımından zengin olan Afrika’da terör yaratılıyor, istikrar bozuluyor sonra istikrarı sağlamak için emperyalizm bölgeye giriyor. Emperyalist unsurlar küresel düzene şekil verme adına günümüzde yer kürenin Soğuk Savaş dönemde Moskova’nın arka bahçeleri sayılan Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan gibi yerler ele geçirilmiş hatta evi olan Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna’ya girilmiştir. Rusya selefi Sovyetler Birliği gibi kuşatma altında ve sıkıştırılmaktadır. Dün Karadeniz’e kıyıdaş 6 ülkeden (Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Gürcistan) bir tek Türkiye NATO üyesiydi, şimdi Bulgaristan ve Romanya ile 3 oldu. Ayrıca Ukrayna ve Gürcistan ise üye olmak için yanıp tutuşuyor. İstikrarsızlaştırılmakta! Büyük Ortadoğu veya Genişletilmiş Ortadoğu coğrafyasında olanları ve Türkiye’yi bölünme ve parçalanma sürecine sokan açılımların arkasında olan, komşularına emperyal projelere yönelik olarak terör ihraç ettiren, Ergenekon ve Balyoz gibi hukuk dışı operasyonel davaların gerisinde bulunan emperyalizmdir. Cumhurbaşkanı seçimlerinde halkı seçeneksiz bırakan ve CHP’yi YCHP haline getirerek Cumhuriyetin kurucu ideolojisine düşmanlaştıran ve HDP ile aynı çizgiye getiren girişimin arkasında da emperyalizm vardır.
Türkiye için kotarılan emperyal projeler adım adım gerçekleşmektedir. Açık söylemek gerekirse; bir araya getiren Kırmızı-Beyaz renkte olan, milli yapıda yeni bir siyasi harekete ihtiyaç var. Acilen ve 2015 Genel Seçimlerinden önce! Buna destek olmak yurtseverliğin, köstek olmak ve oyalamak ise emperyalizmin ekmeğine yağ sürmenin karşılığıdır. Saygılar sunarım. 01.10.14 |