Etiket arşivi: Başbakan Çiller

Rifat Serdaroglu : SELAMUN ALEYKUM YA SADRAZAMCIK

SELAMUN ALEYKUM YA SADRAZAMCIK

Rifat Serdaroglu

Uzun adamın Başbakanlık koltuğuna oturttuğu Kısa Adam, bir hafta süreyle “Selamlaşma Haftası” ilan edip şu veciz ifadede bulundu, Allah O’ndan razı olsun, inşallah;

“Memleketimizin üzerinde oynanan bu oyunu sadece selamlaşma bozabilir. Bütün komşulara sesleniyorum. Birbirinize sarılın! Bütün Türkiye’den ricam,
yarın herkes komşusuyla kucaklaşsın…”

Oturduğum sitenin Rizeli bir bekçisi var, adı Recep! Hasta Tayyipçi.
Ne yaptıysam ne dediysem döndüremedim. “Abi seni severim, ama O benim hemşerim, bana dokunma.” der.

Recep, Salı günü Alaçatı Köylü Pazarına gitti. Bir geldi ki, eli yüzü kan içinde!
“Ne oldu oğlum, ne bu halin” diye telaşla sordum?
“Sorma abi ya, sen haklıymışsın, daha da bunlara oy vermem. Başbakan, birbirinize sarılın demişti ya, Pazar’da önüme gelene kadın-erkek demeden Selamun Aleykum deyip sarılmaya kalktım.
Bir araba sopa yedim, lanet olsun bunlara yahu!”

Ne mutlu bizlere ki, 2014 yılı Ekim ayında, ülkemizdeki kalkışma-kargaşa ortamı sonucu, 40’a yakın insanımızın öldüğü, yüzlerce insanımızın yaralandığı,
binlerce binanın-aracın yakıldığı terör ortamını “birbirimizi kucaklayarak” çözeceğini sanan bir Başbakancığımız var…

AKP’liler yazının başlığına kızacaklar ama doğrusu bu.

Davutoğlu, eğer Başbakan olmak istiyorsa önce Başbakanlık Müsteşarını atayabilmelidir! Başbakan kendi Müsteşarını atayamıyor. Erdoğan izin vermiyor! Bakanları atayan Erdoğan, Bakanlıkların Müsteşarlarını atayan Erdoğan!
Bakan Danışmanlarını da atayan yine Erdoğan!

İzninizle başımdan geçen bir olayı anlatıp Davutoğlu’na doğru yolu göstereyim.

50. Hükümette Sağlık Bakanlığına atandım. Benden önceki Bakan rahmetli Yıldırım Aktuna zamanında atanan Müsteşar rahmetli Prof. Dr. İlhan Özdemir ile çalışmaya başladım. Dürüst-çalışkan-konularına vakıf, vizyon sahibi bir kişi idi.
Sağlık reform yasa tasarılarını o zamanda hazırlamıştık.
Bir gün Başbakan Çiller bana, “Sayın Bakan, Müsteşarınızı değiştirelim..” dedi.
“Bir hatasını mı gördünüz Sayın Başbakan, ben kendisi ile çalışmaktan memnunum.” dedim.
Aradan bir ay kadar bir zaman geçti, Özel Kalem Müdürü Başbakanlıktan bir kurye geldiğini söyledi.
Kurye bir zarf uzattı, açtım. Başbakan bir kararname hazırlamış, Müsteşarı görevden alıyor, yerine birini atıyor, kendisi imzalamış ve imzalamam için bana göndermiş.
Kararnameyi zarfa koyup, yırttım ve kuryeye verip, geri gönderdim.
5 dakika sonra Başbakan aradı ve “Benim gönderdiğim kararnameyi nasıl yırtarsınız” dedi!
“Şu an neredesiniz?” deyip makamına gittim ve kendisine şunları söyledim;

“Sayın Başbakan, Türk Devletinin bir sistemi vardır. Eğer bir Bakanlığın Müsteşarı görevden alınacaksa, önce Başbakan ve Bakanı mutabık kalırlar. Kararnameyi Bakan düzenler, imzalar ve Başbakan’a arz eder. Başbakan da imzalayarak kararnameyi Sayın Cumhurbaşkanına arz eder. Sistem böyle çalışır. Siz bu devletin sistemini bozamazsınız, bozmaya kalkarsanız ben bu işin içinde olmam.” dedim.

Çiller bana “Ama Sayın Serdaroğlu, sizi ben Bakan yaptım.” deyince,
cebimden Bakanlıktan istifa ettiğimi belirten yazıyı kendisine verip, oradan ayrıldım.

Gördünüz mü Sayın Davutoğlu?

Doğrusu benim yaptığımdır. Ben bugün başım dik dolaşıyorum, Çiller sokağa bile çıkamıyor!
Eğer BAŞBAKAN olmak istiyorsanız, önce kendi Müsteşarınızı atayabileceksiniz. Atayamıyorsanız, benim yaptığımı yapacaksınız!
Tabii ki göğsünüzde et parçası değil de, yürek taşıyorsanız!

Sayın Davutoğlu;

“Birbirinize sarılın” diye verdiğiniz talimatı, izniniz olursa ben Sayın Cumhurbaşkanı
ve sizin üzerinizde gerçekleştirmek istiyorum. İkinizin bir arada olduğunuz bir anda Ankara’ya gelip sizleri sıkı-sıkı sarıp sarmalamak, öpüp-koklamak, dönüp-dönüp
bir daha önden-arkadan sarılmak istiyorum.

Sizden uygun bir tarih ve saat bekliyorum.

Esselamu Aleykum Ve Rahmetullahi Ve Berekatuhu, Ya Sadrazamcık

Sağlık ve başarı dileklerimle 15 Ekim 2014
Rifat Serdaroğlu