PLÜPÇÜ

portresiLütfü Kırayoğlu
Mühendis (İTÜ)
ADD Genel Başkan Başdanışmanı

Sisli, puslu, soğuk bir Cumartesi günü öğleden sonrasında yapacak işi olmayanlar, çok önceden duyurulmuş Plüp gösterisi için TV alıcılarının karşısına geçtiler. Bendeniz de aynı kervana katılarak duyurulan saatte boy boy Plüpçü’leri izledim. Doğrusu pek bir şey anlayamadığım için 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle zeka engelli olabileceğimi düşünmedim değil. Yerli yabancı, yurt dışından, yurt içinden gelmiş, Prof. unvanlısı, unvansızı Plüpçü’lerin çok “basit” bir şeyi anlatıyormuşçasına gösterilerini izledikçe zeka engelli olduğum konusunda ikna oldum.

Plüpçü ne iş yapar? Bilmeyecek ne var. Elbette Plüp yapar. Bu kadar çok Plüpçü’nün olduğu ülkemizde geniş kitlelerin Plüpçü kavramını bilmemesi olanaksız ama, gelin ben size yeniden anımsatayım. Plüpçü nedir?

Şimdilerde bedellisi, kısa dönemi, sözleşmelisi ile askerlik sistemini bozdular ancak eskiler iyi bilir. Asker ocağına yeni tertipler geldiğinde bölük çavuşları acemileri karşısına alarak yenilerin adlarını, memleketlerini askerlik öncesi mesleklerini öğrenerek komutana bölüğün, taburun gereksinimlerini karşılamak üzere tekmil için hazırlık yapar.

-Adın?
-Hasan Korkmaz Yozgat.
-Mesleğin?
– -Marangoz.
…..
-Aşçı.
-Oto tamircisi
-Boyacı,
-Boşta Gezer.
-Döşemeci.
-Duvarcı ustası.

-Adın?
-Ali Uyanık, Sakarya komutanım!
-Mesleğin?
-Plüpçü.
-???!!!… Yani ne yaparsın?
-Plüp yaparım komutanım!
-???!!!…(Hımmm. Demek böyle meslekler de varmış.)
Bu yenileri tanıma, meslekleri öğrenme faslı, önce Bölük Komutanı, ardından Tabur Komutanı, Alay Komutanı, Tümen Komutanı, Kolordu Komutanına dek sürer. Ali Uyanık’ın mesleği Plüpçü’lüğü her komutan ilk kez duyuyor olmasına karşın, biliyormuş gibi davranır ve “demek böyle meslekler de varmış” diyerek geçiştirirler. Bu arada Ali Uyanık esrarengiz mesleği sayesinde bölükte her türlü işten kaçmayı başarmaktadır.

Sonunda bir gün bizim birliğe Genelkurmay Başkanı da gelir. Komutanlar Plüpçü’yü gizlemek için çöp nöbetine göndermeyi düşünseler de ilginç olabileceği düşüncesi egemen olur. Büyük komutanın denetlemesi sürerken sırada yine Plüpçü vardır.
-Oğlum adın?
-Ali Uyanık. Sakarya, komutanım!
-Mesleğin?
-Plüpçü.
-Yani ne yaparsın?
-Plüp yaparım komutanım!
-???!!!… Peki bize de Plüp yapar mısın?
-Emredersin komutanım!
-Yap da görelim.
-Yaparım komutanım. Ancak uygun malzemeyi temin edip uygun koşullar oluştuğunda elbette yaparım.
Komutan birlik komutanlarına gerekli malzemenin temini için emir verdikten sonra bizim Plüpçü’ye uygun koşulların ne olduğunu sorar.
-Hava son derece sakin olacak. Bir göl kıyısı olacak. Ne sis, ne rüzgar, ne çok sıcak, ne çok soğuk, ne çok güneşli, ne bulutlu olacak. Ortalık son derece sessiz olacak. Kimse çıt çıkarmayacak. Bu işi yaparken yanımda kimse olmayacak. Sizler ancak uzaktan dürbünle izleyebilirsiniz.

Komutan iyice meraklanır. Uygun malzeme sağlanır. Sonunda istenen hava koşulları ve öbür koşullar sağlandıktan sonra bütün sıralı komutanlar son derece sakin havada bir göl kıyısında toplanır. Hepsinin boynunda sahra dürbünleri asılı, merakla beklemektedirler. Plüpçü, göl kıyısına yanaşmış büyük bir sala elinde çok büyük bir kutu olduğu halde binerek çok yavaş hareketlerle elindeki kürekle salı hareket ettirir. Yavaşça gölün ortasına gelir. Gölde suyun hareketlerinin iyice durulup su yüzeyinin tümüyle düzelmesini bekledikten sonra büyük kutuyu açar. Komutanlar dürbünlerle pür dikkat izlemeye başlarlar. Büyük kutunun içinden daha küçük bir kutu, onun içinden de daha küçük, daha küçük derken onlarca kutunun içinden kırmızı kadife kaplı nişan yüzüğü kutusu boyutunda küçük bir kutu daha çıkar. Kutunun kapağını açan Plüpçü pamuklara sarılı ceviz büyüklüğünde metal bir bilyeyi büyük bir dikkatle eline alır. Yavaşça salın kenarına yanaşır. Elini kaldırabildiği en yükseğe kadar kaldırdıktan sonra metal bilyeyi birden göl sularına bırakır. Derin sessizlik içinde gölden etrafa şekilli bir su sıçratarak bilye suya karışır.

Plüp…
Evet. Plüp sesi çıkmış, Plüpçü, Plüp olayını gerçekleştirmiştir. Ancak ne yazık ki kıyıdakiler bu sesi duyamamışlar, ancak kimileri Plüp sesini içlerinde duyumsayabilmiştir (hissedebilmiştir).
***
Siyasal iktidardan bıkan yurttaşlar, muhalefetin istediği bütün teslimiyet ile uygun koşulları hazırlamışlar, yurt dışı ve yurt içinden gelmiş unvanlı, unvansız Plüpçü’leri izliyor. Ancak Plüp sesi duyulmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir