Sağlıkta15 kalemde soygun

Kamu hastanesi ve SGK anlaşmalı özel hastanelere giden yurttaştan “ilaç, reçete, muayene katılım payı, eşdeğer ilaç farkı” gibi 15 kalemde kesinti yapılıyor. Yurttaşlar “Hani sağlık hizmetine ulaşım ücretsizdi? Parası olmayan sağlık hizmetine artık ulaşamıyor” diyerek sağlık sisteminin iflas ettiğini söylüyor.

GÜNCEL10.09.2022, BİRGÜN

15 kalemde soygunFotoğraf: İHA

Sibel BAHÇETEPE

AKP hükümetinin her fırsatta dile getirdiği “hastane kuyruklarını bitirdik” söylemlerinin yerini telefon başında randevu alma kuyruğu alırken; parası olanın özele gittiği sistem de her geçen gün daha belirgin hale geldi. Kamu hastanesi ve SGK anlaşmalı özel hastanelere giden hastalardan “ilaç, reçete, muayene katılım payı, eşdeğer ilaç farkı” adı altında çok sayıda ödeme alınıyor. Kamudan ve SGK anlaşması olan özel hastanelerden sağlık hizmeti alan yurttaşlar, özellikle de emekliler çoğu kez bu kesintilerin de farkına varmıyor. İstanbul Tabip Odası önceki dönem yönetim kurulu üyesi Dr. Güray Kılıç ve İzmir’den Dr. Ergün Demir,

  • “SGK’nin vatandaşlardan sağlık hizmetlerine erişirken aldığı muayene, tetkik, tıbbi malzeme, reçete adı altında tedavi katılım payına son vermelidir, sağlık sistemi çökmüştür dediler.

BORÇ İLE SAĞLIK HİZMETİ

Hükümetin 20 yıldan bu yana sağlık alanında yaptığı her düzenleme yurttaşları, hekimler başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarını daha da çıkmaza soktu. Sağlıkta Dönüşüm Politikası’nın ilk adımı olarak SSK ve devlet hastanelerini Sağlık Bakanlığı çatısı altında birleştiren hükümet, o yıldan sonra hızla özel hastanelerin sayısını arttırdı. SGK anlaşmalı özel hastaneler ise A, B, C, D, E diye sınıflandırıldı ve alacakları fark ücretleri ise bu sınıfa göre belirlendi. Gelinen son durumda kamudan sağlık hizmetine ulaşım da oldukça zorlaştı. Kamu hastanelerinden muayene ve ameliyat randevusu alamayıp özel hastanelere gitmek zorunda kalan yurttaşlar, ek ücret için elindeki avucundakini satmak zorunda kalıyor veya bankadan kredi çekiyor.

Sağlıktaki son tabloyu Dr. Kılıç ve Dr. Demir, BirGün’e değerlendirdi. Dr. Kılıç, sağlığa erişimin giderek zorlaştığını belirterek “Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nden (MHRS) randevu bulamayan yurttaş, bilgisayar ya da cep telefonu başında randevu almaya çalışıyor. Dijital kuyruklar (AS: kuyruklar hastanelerde değil ama evlerde!) giderek uzuyor. Bulunamayan randevular, aylar sonrasına verilen muayene randevusu ve ameliyat tarihleri yurttaşları canından bezdirdi, bunlar artık çok yoğun yaşanıyor” dedi. Koronavirüs pandemisi döneminde sorunların daha da katmerleştiğini anlatan Kılıç, hastanelerdeki sıkışıklığın daha da arttığını söyledi.

MEDİKAL YOKSULLUK

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte sağlığın piyasalaştırıldığını vurgulayan Kılıç “Gelinen noktada kamu sağlık hizmetlerine erişimde çok ciddi problem var. Böyle olunca kanser, kardiyovasküler… gibi kronik hastalıkları olan hastalar kamudan randevu alamadı. Parası olanlar özele giderken; olmayanlar da evini, arabasını satarak ya da ciddi borçlanarak özel sağlık kurumlarından hizmet almaya çalışıyor. Medikal yoksulluk olarak tanımlanan tablo şu anda yoğun biçimde yaşanıyor.” diye konuştu.

Kılıç, özel hastanelerin acil servisler (yeşil alan dışında), yanık ünitesi (AS: birimi), yenidoğan yoğun bakım ve yoğun bakım, kanser, doğumsal anomaliler, organ nakli gibi bölümlerinde yasalar gereği ücret (AS: 5510 s. yasa md.69 gereği ek ücret alamazlar..) alamayacağını da vurguladı.

  • Ülkede 10-12 milyon kişinin prim borcu nedeniyle sağlık hizmeti alamadığını..

kaydeden Kılıç, özetle şunları söyledi:

Sağlığın ticarileşmesi, daha çok hasta bakımına yönlendirme, performans sistemi, beş dakikada bir hasta bakmak zorunluluğu hekimleri fizikisel olarak tüketti. Hekimleri maalesef yurt dışına gidiyor, kamuda çalışan ve emeklilik vakti gelenlerin bir bölümü ayrılıyor, bir bölümü de özele geçiyor.”

Dr. Güray KılıçDr. Güray Kılıç

Dr. Demir ise, tüm parti milletvekillerinin hastalarına muayene ve randevu alamadıkları konusunda hemfikir olduğunu belirterek, “Meclis Komisyon görüşmelerinde tüm milletvekilleri, randevu sisteminin memurları haline getirildiklerini de ifade etmişlerdir” dedi. Demir, sağlık hizmetlerine ulaşabilmek için Genel Sağlık Sigortası (GSS) priminin (AS: pirim = ek vergi!) yeterli gelmediğini belirterek;

Vatandaş herhangi bir sağlık kuruluşuna adım attığı andan başlayarak muayene, ilaç, reçete, tıbbi malzeme adı altında ek olarak cepten SGK’ye katılım payı ödüyor. Özel sağlık kuruluşlarına ve hastanelerine gittiğinde ek ücret, ayrıca reçete alırken şirketlere de ilaç fark ücreti ödemektedir” dedi. Demir, şu örnekleri verdi:

“Aile hekimleri dışında ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi 2. Basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında 6 TL, Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerinde 7 TL, üniversite hastanelerine bağlı 3. Basamak sağlık hizmeti sunucularında 8TL, özel sağlık hizmeti sunucularında 15 TL katılım payı alınır. Ayrıca her bir reçete için 3 kutuya dek sağlanan ilaçlar için 3 TL, 3 kutuya ek her bir kutu ilaç için 1 TL, olmak üzere katılım payı alınır.

Ayrıca muayene katılım payını ödeyemeyenler eczanelerden ilaçlarını alamıyor.

Son yıllarda ilaçta katılım payından çok ilaç fark ücretleri artmaya özellikle emeklileri ve asgari ücretle çalışanları çok fazla etkilemeye başladı. Yaptığımız çalışmada emeklilerin rahatsızlandıklarında veya gerek duyduklarında en çok kullandıkları kimi ilaçlardan kalp ve tansiyon ilaçlarından her bir kutu için 13-61 TL arası, ağrı kesici ilaçlardan her kutu için 8-19TL arası, psikiyatri ilaçlarından her kutu için 23-73 TL arası fark ücretini vatandaşlar ceplerinden ödemektedir. Kimi ilaçlarda ise bunun çok çok ötesinde 500-600TL fark çıkan özel ilaçlar da olabiliyor.”

Dr. Ergün DemirDr. Ergün Demir
***

MUAYENE ÜCRETLERİ EL YAKIYOR

İstanbul’daki SGK anlaşması olan kimi özel hastaneleri arayarak muayene ücretlerini sorduğumuzda yüksek ücretleri dikkat çekti. Örneğin, çocuk hastalıkları uzman ve profesör muayenesi 600-900TL arasında değişirken; onkoloji 550-900TL, dahiliye 250-300TL, kalp ise 600-900TL arasında değiştiği görüldü. Dr. Demir, alınan bu ücretlerin pek çoğunun yasal oranın çok üzerinde olduğunu belirterek, “Özel hastaneler, SUT (AS: Sağlık Uygulama Tebliği) bedellerinin %200’ün ötesinde ücret isteyemez, ancak maalesef yapılıyor..” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.