Karanlıktan gelen saldırılar

Örsan K. Öymen
Örsan K. Öymen
Cumhuriyet, 18 Nisan 2022

 

Bu köşede ilk defa, şahsıma yönelik gerçekleşen bazı saldırılara yanıt vermek zorunda kalıyorum.

Aydınlık gazetesinde “Medyanın Halleri” sayfasını düzenleyen Beyhan Korkman, Cumhuriyet gazetesindeki yazılarımın içeriğini propaganda taktikleriyle çarpıtarak, medya etiğini yerle bir ederek aylardır, hem şahsıma hem de şahsım üzerinden Cumhuriyet gazetesine yönelik karalama kampanyası yürütüyor.

Kendisi, 28 Şubat 2022 tarihinde yayımlanan “SSCBLenin ve Putin” başlıklı yazıma şöyle bir başlık attı: “Amerikancı muhalefet ile sözde hükümete yakın yazarlar aynı cephede! Cumhuriyet yazarı Rusya’yı suçladı.”

Bu başlığa dayanak olarak, Rusya’nın askeri operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ettiğim cümleyi alıntıladı, yazının kalanını ise sansürledi!

Çünkü yazının başka kısımlarını alıntılamış olsaydı, yazımla ilgili öyle bir başlık atamayacaktı!

Sansürlenen kısım şuydu:

“Öte yanda, ABD’nin ve NATO’nun, Rusya’nın güvenlik endişelerini yok sayarak Ukrayna’yı NATO’ya üye yapmaya çalışması, Rusya’yı Karadeniz’de, Akdeniz’de ve Ortadoğu’da kuşatmak amacıyla Suriye’de ve Ukrayna’da iç savaşları ve iç çatışmaları teşvik etmesi, Rusya’ya karşı provokatif ve yayılmacı stratejiler izlemesi de gerçeğin diğer yüzüdür. Ayrıca, dünyada uluslararası hukuku sadece Rusya’nın değil, ABD’nin de ihlal ettiği yine gerçeğin bir başka parçasıdır. ABD’nin daha önce Irak’ı işgal etmesi ve yüz binlerce insanın ölümüne yol açması ve daha sonra Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Suriye’deki resmi yönetimi devirme planı da uluslararası hukuka aykırıdır.”

Uyguladığı taktik, yazının içeriğine ve bütününe göre bir yorum yapmak yerine, önce kişiyi damgalamak, arkasından da cımbızlama yöntemiyle yazıdan bir alıntı yapmak.
***
Kendisi, 11 Nisan 2022 tarihinde yayımlanan Laiklik cephesi başlıklı yazım için de şöyle bir başlık attı: “Cumhuriyet yazarından laiklik maskeli PKK ile ittifak önerisi!”

Yazımda, laiklik konusunda kurumsal duyarlılıkları olan CHP, İYİ Parti, HDP, MP, DP, DSP, TİP, Sol Parti, TKP, TKH, EMEP gibi partilerin toplam oyunun yaklaşık %54 olduğunu ve bu oyun AKP-MHP hükümetinin sona ermesi için yeterli olduğunu belirtmiştim.

Ancak burada da yazımdaki, “CHP’nin ve İYİ Parti’nin kuracağı ittifaka, söz konusu diğer siyasi partilerin dışarıdan ve sandıkta destek vermesi durumunda, Türkiye AKP diktatörlüğünden kurtulacağı gibi, anayasadaki laiklik ilkesi de korunmuş olacaktır” cümlesini sansürledi!

Çünkü o cümleyi alıntılamış olsaydı, kendi koyduğu başlıkla çelişkiye düşecekti! Çünkü o cümlede, diğer partilerin ittifakın dışında kalarak ittifaka dışarıdan ve sandıkta destek vermesini öneriyordum.

Ayrıca yazıda terör örgütü PKK’nin adı bile geçmiyordu. Anlaşılan kendisi HDP üyelerinin ve seçmenlerinin tamamının PKK’li olduğunu varsaymaktadır.
***
Beyhan Korkman ertesi gün, Ulusal Kanal’da “Yalancının Mumu” adlı programda da beni hedef göstermeye devam etti, 22 Mart 2021 tarihli “Parti kapatmak” başlıklı yazım üzerinden aynı taktiği yürüttü.

Yazımda, HDP’yi kapatma davasının hukuki değil siyasi olduğunu vurguladığım için, programın diğer sunucusu Utku Reyhan beni HDP dostu ilan etti! Utku Reyhan ve Beyhan Korkman bunu yaparken o yazımdaki şu bölümü sansürlediler:

“Öte yanda HDP’nin, terör örgütü PKK ile arasındaki ilişkileri ortadan kaldırması, PKK’nin terör eylemlerini düzenli bir biçimde kınaması, PKK’yi bir terör örgütü olarak resmen ve açıkça ilan etmesi, PKK’yi savunan açıklamalar yapmayı bırakması, Türkiye’nin anayasada ifade edilen üniter yapısını tanıması ve Kürtler için bağımsızlık, federasyon, özerklik gibi hedeflerden vazgeçtiğini açıklaması, Kürtlerin asimilasyona ve ayrımcılığa uğramasıyla ilgili sorunları siyasal mücadeleyle çözmeye odaklanması, sadece etnik kimlik üzerinden değil, Türkiye’nin bütün sorunları üzerinden siyaset yapmaya başlaması, mutlak bir zorunluluktur.”

Özetle, medyanın hali böyle olunca, mumlar yatsıya kadar yandı, aydınlık karanlığa büründü!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.