HALEN TUTUKLU 14 GENERAL İÇİN 28 ŞUBAT DAVASI’NIN FETÖ KUMPASI OLDUĞUNA İLİŞKİN KANITLAR

TUĞG. İDRİS KORALP’İN NOTLARI

HALEN TUTUKLU 14 GENERAL İÇİN 28 ŞUBAT DAVASI’NIN
FETÖ KUMPASI OLDUĞUNA İLİŞKİN KANITLAR
 

  1. Bu davaya ilişkin soruşturma 12 Nisan 2012’de 104 kişiden 73’ünün tutuklanması ile başlatılmış, İDDİANAME tutukluluktan 402 gün sonra 12 Mayıs 2013 tarihinde tanzim edilmiştir. Bu yolla mağdurların tutukluluk süresi uzatılmış, infaza dönüştürülerek yasal yargılanma hakları ihlal edilmiştir.
  1. Davada delil olan belgeler 1997 yılı Temmuz ayında suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada değerlendirilmiş ve sonuçta “KYOK” (Kovuşturmaya Yer olmadığına dair karar) verilmiştir. 15 yıl sonra KYOK kararı yasaya aykırı olarak kaldırılarak 12.04.2012’de tekrar soruşturma başlatılmıştır.

Bu kararı veren İstanbul 12. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı ve iki üyesi FETÖ Üyeliğinden meslekten ihraç edilmiştir. İstanbul 12. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin FETÖ’cü başkan ve üyelerinin bu kararı KANUNA KARŞI HİLE işlemidir.

KYOK Kararı kaldırılmasından sonra soruşturmayı başlatan ve İddianameyi hazırlayan Eski Savcı Mustafa Bilgili, FETÖ Üyeliği ve Kozmik Oda davası kapsamında 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Bu şekilde soruşturma yapılması ve dava açılması, FETÖ kumpası ve yasal yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir.

  1. Eski Savcı Mustafa Bilgili (halen hükümlü), Yardımcısı Kemal Çetin (meslekten ihraç edilmiştir) Muharrem Köse (Eski albay, Gnkur. Eski Adli Müşaviri, halen tutuklu) sanıklar aleyhinde SAHTE DELİLLER kurgulayarak İDDİANAME tanzim etmişlerdir.

Bu sahte deliller ıslak imzalı değildir. Sonradan fotokopya yöntemiyle sahte belge olarak üretilmişlerdir. Yargılama esnasında bu belgelerin tümünün sahte olduğu, bilirkişi raporlarıyla ve delilleriyle kanıtlanmıştır. Kovuşturmanın her aşamasında; celp edilmesi istenen deliller mahkemece toplanmamış, tanıklar dinlenmemiş, talepler gözardı edilmiştir. Sanıkların savunma hakları ihlal edilmiştir.

Yargılamanın tüm aşamalarında verilen kararlarda esas alınan dokümanların, FETÖ Kumpası ile oluşturulmuş deliller, tahrif edilmiş, üretilmiş, düzenlenmiş, sahte belgeler olması nedeniyle Anayasa’nın 13, 18 inci maddeleriyle koruma altına alınan “KANUNİLİK İLKESİ” açıkça ihlal edilmiştir.

  1. MGK tarafından alınan kararların ve devam eden sürecin darbe olduğu şeklinde algı operasyonu yapan, böyle bir imaj oluşturan ve FETÖ Kumpası yaratan 16 savcı, 14 hâkim ve 12 polis, 3 bilirkişi, 12 asker ve 6 gazeteci FETÖ davalarında yargılanmış, bir kısmı ağır hapis cezalarına çarptırılmış, meslekten ihraç edilmiştir. Bir kısmının yargılanmalı devam etmektedir. Bir kısmı da halen firarda bulunmaktadır.
  1. Dava sürecinde mahkeme heyeti DÖRT KEZ değiştirilmiş, FETÖ talimatları doğrultusunda karar veren mahkeme başkanı ve üyeleri taltif ve terfi ettirilerek Yargıtay Üyeliklerine atanmışlardır. Duruşmanın devam sürecinde FETÖ etkisi devam etmiş, çözüm tutanakları değiştirilmiş, sanıkların lehine ifade veren örneğin Eski Başbakan Merhum Mesut Yılmaz’ın bir kısım beyanları tutanaklardan çıkarılmıştır.
  1. Erbakan-Çiller Hükümeti 18 Haziran 1997 tarihinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e istifa dilekçesini vermiştir. Hükümetin istifasından bir gün sonra 19 Haziran 1997 tarih ve 29024 sayılı Resmî Gazete’de istifanın Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildiği ve yeni hükümetin kurulmasına kadar görevine devam etmesi talimatı verilmiştir. Böyle bir talimatın darbe ile devrilmiş bir hükümete verilemeyeceği her türlü açıklamanın dışındadır.

Başbakan Erbakan; istifa dilekçesini Cumhurbaşkanı’na sunduktan üç gün sonra 18 Haziran 1997 tarihinde, TRT Televizyonundan naklen yayınlanan ve birçok medya grubunun da hazır bulunduğu, Başbakanın yanında Başbakan Yardımcısı Tanju Çiller ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte yaptığı BASIN AÇIKLAMASI’nda hükümetin istifa nedeni olarak; iktidar ortağı DYP ile yaptığı PROTOKOLÜ göstermiş ve bunun bir ahde vefa örneği olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca “Siyasi tarih bunu böyle açıkça yazacaktır” diyerek istifa gerekçesini bütün kamuoyuna duyurmuştur.

Canlı olarak yayınlanan bu basın açıklaması, karar öncesi Mahkeme Heyeti’ne sunulduğu halde, huzurda dinlenmemiş ve karara etki dışında bırakılmıştır. Bunun dışında dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’in hükümetin istifasından sonra 26 Haziran 1977 tarihinde yapılacak “Hollanda’ya Bilgilendirme Toplantısına katılacağına” ilişkin yazı Başbakan Erbakan tarafından imzalanarak Cumhurbaşkanı’na sunulmuş ve 25 Haziran 1977 tarih ve 23031 sayılı Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Devletin en yüksek karar organlarınca verilen ve Resmî Gazetede yayınlanan bu açık kararlarla herhangi bir darbenin söz konusu olmadığı açıkça kanıtlanmıştır.

  1. Davanın başlangıcından itibaren (AS: bu yana) Gnkur. Bşk. Org. Merhum İsmail Hakkı Karadayı, K.K.K. Org. Merhum Hikmet Köksal, halen tutuklu bulunan Hava Kuvvetleri eski Komutanı Org. Ahmet Çörekçi ve daha sonra Hava Kuvvetleri Komutanı olan halen Tutuklu Org. İlhan Kılıç’ın Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmaları gerektiğine ilişkin talepleri ve benzer konuda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.06.2016 tarih ve 2016/2330 sayılı İlamında belirtilen Gnkur. Bşk. Org. İlker Başbuğ’un Anayasa Mahkemesinde yargılanması gerektiğine ilişkin kararı ortada iken, İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay tarafından dikkate alınmamış ve Anayasa Mahkemesi’nin yetkileri gasp edilerek usul, yasa ve Anayasa’ya aykırı hüküm kurulmuştur.

Kaynak: 28 Şubat Çatı Savunması
Ahmet Yavuz, E. Tümg. As. Strateji Uzmanı
Alican Türk, E. Alb. Dava Eski Sanığı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HALEN TUTUKLU 14 GENERAL İÇİN 28 ŞUBAT DAVASI’NIN FETÖ KUMPASI OLDUĞUNA İLİŞKİN KANITLAR” hakkında 1 yorum

  1. emin

    tansu çiller niçin (feto bağlantısı olduğu )yargılanmadığı düşüncesindeyim.cia ajanı olduğu dillendirilmiştir.Yurtsever komutanları feto (abd)tarafından cezalandırılmıştır.feto nun iktidar bağlantısı sürmektedir.

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.