‘Bu can bu bedenden çıkmadan…’

Zafer ArapkirliZafer Arapkirli
Cumhuriyet, 19 Kasım 2021

 

Artık bir “Türkiye Klasiği” haline getirdiler olayı.

Birinci perde: Bir yabancı din adamı, bir gazeteci, bir turist. Mesleği hiç fark etmiyor. Casusluk yaptığı gerekçesi ile gözaltına alınıp oradan da tutuklanır ve cezaevine yollanır. Hakkında, en yetkili ağızlardan, “terörist”ten başlayıp “casusluğa” kadar devam eden en ağır ve zehir zemberek iddialar kamuoyu ile paylaşılır.

İkinci perde: Hüküm giymeden, hakkında oluşturulan algı ile adeta “idamlık mahkûm” gibi kaderini merak eden bu kişinin vatandaşı olduğu ülke yönetimi “derhal serbest bırakılmasını” ister. Sert bir karşılık görür. Türkiye’nin en tepelerinden “Bu can bu bedende olduğu müddetçe o şahıs asla bırakılmayacak” mealinde bir “meydan okuma demeci” yayımlanır. Bu cümleyle 180 derece zıt bir içerikle, “bu memlekette yargının bağımsız olduğu ve kimsenin karışamayacağı” yalanı da buna eklenir.

Üçüncü ve son perde: Akabinde, havaalanlarımızdan birinden kalkan bir özel uçakta, VIP bir yolcu, sessiz sedasız ülkesine dönmektedir. Aynı dakikalarda, yabancı ülke yöneticilerinden manidar bir “Teşekkür mesajı” yayımlanmaktadır.

Bu oyunun kim bilir kaçıncı kez “yeniden sahnelenişini”, İsrailli “casus” karıkoca olayında yaşadık. Yaklaşık bir hafta sürdü komedi. Komedi diyorum, çünkü İsrail hükümeti ya da dünyanın en sofistike gizli servisinin, hem de bu devirde, ellerinde cep telefonu ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın evini tespit etmek üzere Çamlıca Kulesi’nin tepesine adam yollayacağını (o “ajanların” da kule restoranın garsonlarına enseleneceğini) düşünen kafanın kendisi “ucuz bir komedidir”. Aslında güldüremeyen, kendisini acınır duruma düşüren bir komedidir.

Öylesine acıklı bir tablo ki bu, içeride “üç beş tane anti-gâvur, anti-İsrail, zenofobik” oy devşireceğim ve “dik duran liderlik” rolü oynayacağım diye, dışarıya rezil olmaktan başka bir işe yaramıyor.

Bıkmadılar, aynı tiyatroyu tekrar tekrar oynamaktan.

Bıkmadılar, önüne geleni “casus” ya da “terörist casus” ilan etmekten.

Bıkmadılar, ülkemizin itibarını beş paralık edip ayaklar altına almaktan.

Bir bitin artık.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“‘Bu can bu bedenden çıkmadan…’” üzerine 2 yorum

  1. Sözün tam ve tüm anlamıyla DAHİYANE bir teşhis, teşhir, tel’in. Ve “AYNI TİYATROYU TEKRAR TEKRAR OYNAMAKTAN, ÖNÜNE GELENİ CASUS YA DA TERÖRİST CASUS İLAN ETMEKTEN, ÜLKEMİZİN İTİBARINI BEŞ PARALIK EDİP AYAKLAR ALTINA ALMAKTAN BIKMAYANLARA BİR BİTİN ARTIK” diyen MUHTEŞEM bir sonuç. DAHİ yazarı sevgili Zafer ARAPKİRLİ’nin kalbine, eline, kalemine sonsuz sağlık ve bağışıklık, esenlik ve mutluluk, huzur ve güven, neş’e ve başarı, utku ve umut. Çok değerli yayıncıları sevgili hocamız Prof. SALTIK’a ve sevgili CUMHURİYET’e de aynı dilekler.

  2. Casus ilan edilenler hakkında yargılama yapılmadan nasıl oldu da casusus olmadıklarına kanaat edildi ve serbest brakıldı? Sorun sadece ‘casus ilan etmek’ mi yoksa gerçekten casusus olan kişiler hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmadan ülkelerine iade edilmesi mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir