Dolar neden artıyor?

authorYALÇIN KARATEPE

İktidarın uyguladığı yanlış politikaların ilk ve en hızlı etkisini kurlar üzerinde görmeye devam ediyoruz. Lira sahipsiz bırakılmış, serbest kur politikasından, liranın serbest düşüşü politikasına geçilmiş gibi.

Dolar kurundaki artış devam ediyor. Dün bu yazının yazıldığı saatlerde 9,98 (Kapalıçarşı’da 10 liranın da üzerini gördü) seviyelerine kadar çıkmıştı. Yaklaşık bir ay önce “dolar 9 oldu” diye yazmışım, şimdi 10 diye yazıyorum. Önümüzdeki ay hangi seviyede diye yazarım bilemiyorum. Ama artık alıştınız, sanırım. Alıştığınız şeyin kurların yükselmesi olduğunu belirteyim. Artan kur, artan enflasyon, artan belirsizlik ve risk olarak karşımıza çıkıyor, sizi yoksullaştırıyor olsa da, bu bedeli ödememiz isteniyor.

Peki, dolar neden yükseliyormuş? Anlatılanlara göre, dolar faizi yükselebilirmiş, ondan. Nasıl mı? Buyurun anlatayım.

Çarşamba günü açıklanan ABD tüketici fiyat verileri enflasyonun 30 yılın en yüksek seviyesine çıktığını gösteriyor, yüzde 6,2. Evet bizim için hedeflenen enflasyonun bile neredeyse üçte biri seviyesinde olan bu veri piyasalarda dalgalanmalara yol açtı. Enflasyonun “geçici” olduğu iddialarını boşa çıkaran bu gelişme nedeniyle ABD’de politika uygulayıcıların bir an önce eyleme geçmesi gerektiği yorumları sık yapılmaya başlandı.

Bu durumda ne yapılması bekleniyor? Bu son veri FED’in nasıl bir adım atması yönünde baskıların ortaya çıkmasına yol açıyor?

İşte uluslararası piyasalarda dalgalanmaya yol açan da bu beklenti: FED varlık alımlarındaki azalmayı daha önce tahmin edilenden çok daha erken bir zamanda hızlandırarak yapmaya başlayabilir, faiz artırımları daha erken gündeme gelebilirmiş. Evet, yanlış okumadınız, artan ve kalıcı olduğu aşikâr olan enflasyon ile mücadele etmek için politika faizlerinde artış bekleniyor. Bunu sadece yabancı iktisatçıların yazılarında görmüyoruz. Bu konuda Türkiye’de yazanların da beklentileri aynı yönde. İnanmayacaksınız belki ama Sabah gazetesi bile “ABD’de yükselen enflasyonun faizlerin artırılmasına daha erken yol açabileceği” benzeri ifadeler kullanıyor. Demek ki neymiş? Artan enflasyonu kontrol etmek için faizlerin artırılması bekleniyormuş. Bizde “enflasyonu düşürmek için” yapılan faiz indirimlerine ses çıkaramayanlar, hatta alkış tutanlar, ABD’nin enflasyonu düşürmek için faiz artırması gerektiğinin beklendiğini söylüyorlar.

Bizde uygulanan politika nedir, bir hatırlayalım: Faiz sebep enflasyon sonuçtur. Eğer enflasyon düşsün istiyorsak, önce faizlerin düşmesi gerekiyor; hatırladınız değil mi?

E, enflasyon hızlı artınca Merkez Bankası da faizleri hızlı indirdi, iki ayda üç yüz puan. Enflasyon ile mücadelede “sonuç vereceğine inandıkları” politikaları hızla hayata geçiriyorlar. Madem enflasyon bizde hala yükseliyor, o zaman Kasım ve Aralık toplantılarında da bir toplam 100-200 puanlık daha indirim “kaçınılmaz” olur sanırım.

Demek ki, liranın değer kaybetmesi doların değer kazanmasından dolayı değil.
Çünkü sadece dolara karşı değil, diğer tüm paralara karşı da değer kaybediyor.

Gördüğünüz gibi biz, yaptıklarımızın tam tersini yapanlar ile aynı sonuca ulaşmaya çalışıyoruz. Olur mu, bu iş bizde tutar mı?

Cari fazla verecekmişiz de, dolar bollaşacakmış da, sonunda enflasyon düşecekmiş de…

Eski bir Bakanın “dolar on lira olacak ya… siz daha çok beklersiniz” ifadesinin sadece “siz daha çok beklersiniz” kısmını buraya alalım, çünkü dolar zaten 10 lira oldu. Onu beklemeye gerek kalmadı.

Şimdi Godot’yu bekler gibi cari fazlayı beklemeye başladık.

Çok bekler miyiz?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir