Böyle kısıtlama olmaz

Nedenini anlatayım: Bir kere şu bilimsel (fiziksel) gerçeği hatırlatmakta yarar var :

“Bir zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür”

Yani, isterseniz 1 milyon çelik halkalı bir zincir imal edin, halkalardan bir tanesi bile plastikten imal edilmişse, o zinciri üretmek ve monte etmek için harcadığınız çaba, emek ve paraya yazık. Hiçbir işe yaramaz. Oradan kırar geçerler.

Sözünü ettiğim “Zayıf halka”, sokağa çıkma kısıtlamalarındaki istisnalardır. Ve sayıları o kadar çok ki. Benim günlerdir sosyal medya hesaplarımdan sürekli olarak bunlara örnek olarak gösterdiğim “Kuru yemişçi” bunlardan sadece bir tanesi. Mesele kuruyemişçi meselesi değil. Bir garezim de yok kuru yemişçiye. Sembolik bir örnek bu verdiğim.

Yani kuru yemişçi, manav, bakkal, kasap, market vb. tüm işyerleri açık olacak. Fabrikalar, şantiyeler, atölyeler, ticarethaneler açık olacak ve on milyonlarca emekçi oralara gidip gelecek. Yakın mesafede çalışacaklar. Turistler sokaklarda dolaşabilecek. Düzinelerle kalemden oluşan meslek erbabı sokaklarda gezinebilecek. Cumartesi pazar vakit namazları, kilise sinagog vb. ibadet yerlerinde ibadet yasak ama, toplu cuma namazları serbest olacak. Açılış törenlerinde iktidar partisinin propagandasını yapabilmek amacıyla katılımcılardan işçisine, yayın ekiplerinden destek personeline kadar yüzlerce insan görev yapacak. Cumartesi ve pazar günleri sadece İstanbul’da yüzde bir istisna olsa bile ortalıkta dolaşan ve çalışan 160,000 kişiden söz ediyoruz. Bunların yarısı araçla dolaşsa, İstanbul caddelerinde en az 80,000 araçtan söz ediyoruz.

Şaka gibi değil mi?

Ve yukarıda sayamadığım bir yığın abukluk yaşanacak. Sonra siz millete dönüp, “Kısıtlama yaptık, virüsü önledik” diyeceksiniz. Tabii ki kendinizi kandıracaksınız. Yukarıda verdiğim “zincir” örneğine benzetmesine geri dönün şimdi. Haksız mıyım?

Kısıtlamalar arasındaki çelişkili ve abuk farklılıkları saymıyorum bile.

Mesela kuru yemişçinin açık olduğunu, ama eczanenin kapalı olmasını söylemiyorum bile. Gazoz alabilene serbest, alkollü içecek almak isteyene market reyonlarının kapalı olmasına değinmiyorum bile.

Kısacası… Böyle olmaz beyler. Kendimizi kandırıyoruz.

Virüs böyle durdurulmaz. Virüs, ancak ve ancak “Virüsü taşıyan-taşıması muhtemel insanların dolaşımı tam olarak engellenirse” durdurulabilir.

Bunca zahmet ve sıkıntıya değmesi gerekir. Aklı başında tüm bilim insanlarının vurguladığı üzere,

  • ez an 14 gün ve belki de daha fazla gün, “tam ve istisnasız” kapanma gerek.

İstisnalar, sadece hayatın idamesi için tartışmasız biçimde gerekli hizmetlerde çalışanları kapsamalı. Başta sağlık, su, elektrik, ısınma, iletişim, güvenlik ve temel gıda maddeleri temininde çalışanlardan söz ediyorum.

Kendimizi kandırmayalım.

İşin şakası yok. Virüs can almaya, hem de Sağlık Bakanlığı’nca pompalanan yalanların haricinde onbinlerce insanın canını aldı, almayı sürdürüyor. Oyun oynamanın vakti değil.

Esnafı patronları kollamak ya da yardım edemediğiniz için üretimlerine ticaretine imkan tanımak uğruna, virüsün yenilmesini engelliyorsunuz.

Farkında mısınız?

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir