YSK TOPLANTI VE KARAR YETER SAYILARI KONUSUNDA BİR DEĞERLENDİRME

YSK TOPLANTI VE KARAR YETER SAYILARI KONUSUNDA BİR DEĞERLENDİRME

Mahmut ESEN
Mülkiye Başmüfettişi (E)

Özü:  YSK’nın toplantı ve karar sayılarına ilişkin oluşmuş duraksamaların giderilmesi, bu amaçla YSK’nın 7 asıl üyeden oluşmasına yönelik kadim uygulamasına dönmesinde yarar bulunmaktadır. 

1-Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca seçimler; yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılmaktadır.

Seçimin başlamasından kesin karara bağlanmasına dek tüm seçim işlerinde Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı (YSK) görevlendirilmiştir.

YSK yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşmaktadır. YSK üyeleri altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Bu üyeler,  aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler. Ayrıca YSK’ya Yargıtay ve Danıştay’dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır.

Bu yolla; (1) başkan; (1) başkan vekili,  (5) asıl ve (5) yedek üye olmak üzere toplam 11 üyeden oluşan YSK kadrosu tamamlanmış olmaktadır. Bu düzenlemenin 1961 Anayasasının 75. maddesinden aynen alındığı görülmektedir.

2-Anayasa’da YSK’nın görev ve yetkilerinin yasayla düzenleneceği belirtilmiştir.

Bu amaçla; son olarak, 30.11.2017 gün ve 7062 sayılı YSK’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunla konuya ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Ancak anılan yasadaki düzenlemeler yeterli değildir. Yasada YSK’nın oluşumuna ilişkin olarak, Kurul kararlarının salt çoğunlukla alacağının belirtilmesi ile yetinilmiştir. Bu yüzden yasanın gereksinimlere yeterince yanıt vermeyeceği ve uygulamada karşılaşılan duraksamaları gideremeyeceği açıktır.

Zira, kaymakam başkanlığında toplanan İlçe İdare Kurulunda bile, toplantı ve karar yeter sayısı, asıl üyelerin olmaması durumunda yedek üyelerin (vekillerinin) toplantılara katılacağı vb. konular açık ve seçik biçimde yasayla düzenlenmiştir. Belirtilen nedenlerle YSK’nın üye tam sayısı konusunda açıklık yoktur.

Bu bağlamda Kurulun, toplantı ve (buna bağlı olarak)  karar yeter sayısı da net biçimde belli değildir. Başka bir anlatımla başkan veya başkan vekilinin başkanlığında en az kaç üyenin katılımı ile Kurulun toplanacağına ilişkin hüküm yoktur. Bu yüzden yedeklerin üye tam sayısı hesabına katılıp / katılmayacakları konusunda ciddi duraksamalar yaşanmaktadır.

 Bununla birlikte son yıllarda Kurul üye tamsayısının 11 olarak değerlendirildiği, yedeklere de oy kullandırıldığı, YSK’daki  kadim uygulamadan vazgeçildiği görülmektedir.

Oysa 1961’den bu yana Anayasalardaki YSK kuruluşuna ilişkin hükümlerde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Yasada varolan hükümlerin Anayasa hükümlerine aykırılık oluşturacak biçimde yorumlanamayacağı / uygulanamayacağına kuşku yoktur.

 Ayrıca yasakoyucu, Kurul üye sayısını 11 olarak düşünmüş olsaydı, hiç yedek üyeden (yedek üyeler için ad çekmesinden) söz etmeyeceği, doğrudan üye sayısını 11 olarak hüküm altına alacağı açıktır.

  • Öte yandan genel / yerleşik uygulama gereği, asıl varken yedeğin oy hakkı bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere yedek üye yalnızca asıl üyelerden birinin özürü durumunda asılın yerine geçerek ve oy kullanabilmektedir. Nitekim 3.06.2006 gün ve 227 sayılı YSK kararından önceki tüm YSK kararları 7 asıl üyenin katılımı ile alınmıştır. Yedeklerin de katılımı ile üye sayısı kesinlikle 7’nin üzerine çıkmamıştır

3-29.06.2006 gün ve 26213 RG’de yayımlanmış 227 sayılı karar üzerinde 11 üyenin imzasının bulunduğu, dolaysıyla yerleşik / köklü uygulamanın bu tarihten sonra değiştirildiği görülmektedir.

Bununla birlikte YSK kararlarında olması gereken uygulama birliği / yeknesaklık sağlanamamıştır. Seçim gibi yaşamsal önem taşıyan kararlarının 7- 11 arasında değişen üyelerin katılımı ile alındığı görülmektedir. Örneğin;

-26.08.2015 günlü 1541-1552 sayılı ve 31.08.2015 günlü 1557, 1571-1576 sayılı kararlar 7 üyenin;
-11.02.2017 günlü 74-76 sayılı kararlar 8 üyenin;
15.02.2017 gün ve 102-111 sayılı kararlar 9 üyenin;
-14.02.2017 gün ve 93-100 sayılı kararlar 10 üyenin katılımı ile alınmıştır.

Öbür yandan aynı gün verilmiş kimi Kurul kararlarında üye sayısının değiştiği bile görülmektedir. 8.03.2011 günlü 164 ve 169 sayılı; 2.07.2014 günlü ve 124 ve 3136 sayılı 24.7.2014 gün ve 3434 ve 3443 sayılı aynı günlü kararların; farklı üye sayısı katılımı ile alınmış olması bu duruma örnektir.

4-YSK kararlarının genellikle oybirliğiyle alındığı görülmektedir. Uygulamada seyrek rastlansa da oyçokluğu ile alınmış kararlar da vardır.

Ancak YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimini iptal etmesi nedeniyle 23.06.2019’da yapılacak seçim için yapılacak iş ve işlemlere ilişkin 17 maddeden oluşan kararların ne yolla (oybirliği / oyçokluğu ile?) kabul edildiği belirtilmemiş, “kabul edildi” biçiminde karar türü yaratıldığı görülmüştür.

Halkın bilgi edinme hakkını kullanabilmesi, karar uygulayıcılarına yol göstermesi, kararlara duyulan güven / istikrar vb. bakımlardan kararlarda, kararın niteliğinin bilinmesinde yarar vardır.

Sonuç olarak :  İl/ilçe seçim ve sandık kurullarının oluşumundan önce YSK’nın, kendi toplantı ve karar sayılarına ilişkin oluşmuş duraksamaları gidermesinde,  bu bağlamda Kurulun 7 asıl üyeden oluşmasına yönelik yerleşik uygulamasına dönmesinde yeni gerginlikler / bunalımlara neden olunmamasında yarar vardır.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir