21. YÜZYIL BAŞINDA EKONOMİK GELİŞİM : Varsıl – Yoksul Makası daha da açılıyor!

21. YÜZYIL BAŞINDA EKONOMİK GELİŞİM
Varsıl – Yoksul Makası daha da açılıyor!

Prof. Dr. D. Ali ERCAN
Çekirdek Fiziği Uzmanı

Değerli arkadaşlar,

ABD ve öbür OECD ülkeleri arasında son 18 yılın ekonomik gelişim grafiğinde Türkiye’ye yer verilmemiş…

Anımsayacağınız gibi, 1930 Dünya Ekonomik/Finans Bunalımına benzer bir bunalım 2009’da yaşanmış, hemen bütün Batı ülkeleri (Rusya ve Türkiye dahil) %10’a varan bir düşüş yaşarken, Çin ulusal gelirini %10 artırmıştı.

Türkiye’nin son 18 yıldaki nüfus ve enflasyon etkisinden arındırılmış net gelişimini (%7,5) grafik üzerine, iniş-çıkış ayrıntılarını göstermeden, doğrusal kesik bir çizgi (- – -) şeklinde ben ekledim. AB ülkeleri 2001 yılına göre 18 yıl sonunda ortalama %15 gelişmişler; ABD ve Almanya ise yılda ortalama %o12 gelişim hızıyla %23 zenginleşmiş görünüyorlar.


Türkiye “yılda ortalama binde 4 gelişim hızı”yla %7,5’ta kalmıştır. 2001 yılı başlangıç koşullarını düşünecek olursanız, ABD ve AB ülkeleriyle aramızdaki makas göreceli olarak daha da açılmış demektir.(*)

Ekonomik gelişim tablosu böylesine perişan olan bir ülkede, normal (!) olarak, hükümetin çoktan düşmesi gerekirdi; ancak halk çoğunluğunun öte Dünyaya (?) endekslendiği bir ülkede ekonomik perişanlığı başka türlü sanal avuntularla ört-bas etmek çok kolay oluyor.

2018 yılı enflasyonu %31 olmuş ve TL 2017 yılına göre %24 değer yitirmiştir. 2001-19 arasında $ / TL eşitliği (paritesi) 1,40’tan 5,60’a, tam 4 katına çıkmıştır. Doların da (%2/yıl) enflasyon nedeniyle %44 eridiğini hesaba katarsak, TL’nin son 18 yıl boyunca, “yıllık ortalama net değer yitiği”

1 – 1 / [(1,44×4)^(1/18)] = %9,3 olmuştur.

Bu arada Cumhuriyet kazanımlarının yok pahasına Özelleştirilmesinden gelen 60 milyar $’ın ve dışarıdan borç alınan 300 milyar $’ın buharlaşması da cabası…

Umarım ki, 80 yıldır “quasi-colonial” durumunu sürdüren Türkiye,

2023’te iflas etmemiş, ekonomik ve siyasal anlamda teslimiyete hazır bir ülke durumuna düşmemiş olur.

😟Derin kaygılarımla.æ (12.04.2019)
_______________________
* Adam başına geliri 40 ve 10 birim olan iki ülke düşünelim; her ikisi de %20 oranında gelişse, son durum 48 ve 12 olur. Fark varsıl ülke lehine 30’dan 36’ya çıkmıştır. Ara daha çok açılmıştır. Bu nedenle yoksul ülkelerin arayı kapatabilmeleri için varsıl ülkelerden çok daha yüksek oranda gelişim hızı yakalamaları gerekir. Örn. kişi başına geliri 40 bin $ ve yıllık ortalama gelişim hızı %1 olan varsıl bir ülkeyi, kişi başına geliri 10 bin $ olan bir ülkenin 15 yılda yakalayabilmesi için her yıl düzenli olarak %11 büyümesi gerekir… 2008’de AKP böyle bir 2023 hedefi hayal etmişti, ama beceremedi…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir