EĞİTİM-ÖĞRETİM

EĞİTİM-ÖĞRETİM

Av. Nurullah AYDIN
Emekli akademisyen-yazar

Her canlı başta kendini, sonra yavrusunu eğitir. En iyi biçimde yaşama, beslenme, barınma, korunma tekniklerini öğretmeye çabalar.

Her insan akla, akıl da eğitime muhtaçtır. İnsana ve eğitime yapılan yatırım geleceğe yatırımdır. 

Her aydın; toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumu çağın gereklerine göre ilerletebilmek için akıl ve bilim öncülüğünde, vatansever, temiz yürekli, özverili olmalıdır. 

Okul; gençliğe, insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, şerefi-onuru ve bağımsızlığı öğretir.

Ortaöğretimde ve yükseköğretimde; Milli kimliğin oluşmasında, millet bilincinin anlaşılmasında öğretmenlerin önemli bir işlevi vardır. Öğretmenler; toplumun zihin dünyasının mimarlarıdır. Öğretmenler; ülkenin yarınlarına adanmışlığın, sevginin, özverinin ve hoşgörünün birer temsilcileridir. Öğretmenler; çağın bilgisi ve meslek becerisiyle donanmış, Türk Milleti’nin geleceğinin güvencesi gençleri geleceğe hazırlamak ve yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluk taşırlar. 

  • Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar yetiştirmek, her öğretmenin temel görevidir.

Eğitim sistemi; her dönem yaz boz tahtasına çevrilmiştir. Eğitimin ulusalcı (milli) niteliği aşındırılmıştır. Eğitim sistemi adeta çözümsüz bir yapıdadır. Her yıl yeniden ele alınan sınav ve yönetmelikler, öğretmenleri sıkan ve bunaltan sorunlar olmuştur. Her kezinde yeniymiş diye gündeme getirilen ve uygulanan tasarımlarla sorunları çözmek olanaklı değildir. 

Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı ‘Eğitim Kalitesi 2018′ raporuna göre; Türkiye 137 ülke arasında 99. sırada. 98 ülke, bugün ülkemiz çocuklarının aldığı eğitimden daha nitelikli bir eğitim sunuyor. 

Üniversiteler; özgür düşünen, bağımsız bireyler yetiştiren yüksek eğitim kurumlarıdır. Çok sesliliğin var olabileceği başlıca özgür alan üniversitelerdir. 

Üniversiteler; yaşamın ne denli içindedir? Bilimsel eser (AS: yapıt) üretmeyen akademisyenler; her şeyi bilir savında herkese akıl verir ama bunu ne ölçüde kendileri gerçekleştirir? 

Dünya genelinde, başarılı öğrenciler altın değerindedir. Hemen her ülke; vizyon sahibi gençlerin peşindedir. Bulduklarında her türlü bursu vermeye hazırlar. Ama başarı ölçütleri çok farklı olarak ezberci değil, sorgulayan, dolayısıyla yaratıcı ve girişimci gençler arıyorlar. 

Etkin ve saygın üniversiteler; yalnızca derslere odaklı değil, sanatı ve sporu da yaşamının bir parçası haline getiren öğrenciler istiyorlar. Bulduklarında da hiç kaçırmıyorlar. 

Bilimsel yapıt üretmeyen unvan sahibi akademisyenler; üniversiteleri lise düzeyine düşürmüştür. Okunmayan birkaç makaleyle topluma, bilime katkısı ve etkisi olmayan öylesine yapılmış tezlerle, salla başı, eğil, al unvanı anlayışıyla doktor, doçent, profesör unvanına sahip olan birçok akademisyen, yetişen öğrencilerin gerisindedir. 

Her yerde açılan devlet ve vakıf üniversiteleri; akademik bilimsel düzeyi çok düşürmüştür. Unvanlı akademisyenler ordusu, görkemli bina kampüsleri (AS: yerleşkeleri) oluşmuştur. Ancak üniversiteler, akademisyenler; bilim dünyasında, ülke sorunlarına çözüm üretmede çok sınırlı paya sahiptir. 

Üniversiteler memur anlayışlı akademisyen yerine; üreten, bilim insanı amaçlı akademisyen politikası benimsemedikçe, öğrenciler de diplomalı ama özelliksiz insanlar olacaktır. 

Eğitim ve öğretimde temel amaç 

Akılcı, aydınlanmacı, bilimsel fikir ve düşünceleri özümsemiş,
İnsan haklarına ve hukuka saygılı,
Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerine içtenlikle bağlı,
Milli (Ulusal) ve kültürel değerlerle evrensel etik değerleri kişiliğinin bir parçası dueumune getirmiş,
Vatan, millet, bayrak ve meslek sevgisiyle, ülkesine ve milletine hizmet aşkıyla dolu,
Bilimsel, bedensel, ruhsal ve sosyal anlamda donanmış gençler yetiştirmektir.

Karanlık çağdışı dogmaların, küresel akımların edilgin (pasif) izlemcileri olarak değil, vatan topraklarının hamuruyla yoğrulmuş, yüksek ideallere sahip, yenilikçilik peşinde koşan, yalnızca tüketen değil, araştıran, üreten ve yeni buluşlar geliştiren gençler yetiştirilmelidir. 

Değerli Öğretmenler; yüksek sorumluluk duygusuyla yürüttüğünüz özverili çalışmalarınızı, bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da aynı azim, irade (istenç), özveri ve kararlılıkla sürdüreceğinize olan inancım tamdır.

Yeni eğitim – öğretim yılında, başarı ve esenlikler dilerim.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir