TERCİH EDİLMEYEN İMAM HATİP LİSELERİ ANADOLU LİSELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR

TERCİH EDİLMEYEN İMAM HATİP LİSELERİ ANADOLU LİSELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR

http://www.egitimis.org.tr/guncel/sendika-haberleri/, 30.07.2018

Milli Eğitim Bakanlığı, LGS yerleştirme sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar, gerek öğrenciler gerekse veliler açısından büyük bir şok etkisi yarattı. Birçok öğrenci evine en yakın okula yerleşemedi. 91 bin öğrencinin açıkta kaldığı belirtilse de açıkta kalmamak için 4. ve 5. tercihini yapanlarla birlikte gerçekte 183 bin öğrenci açıkta kalmıştır.

Bu sistemle öğrencilerin istemedikleri okullara yerleştirileceği, birçok ailenin çocuklarını meslek ya da imam hatip lisesi ya da özel okullara göndermek zorunda kalacağı yönündeki kaygılarımız ne yazık ki haklı çıkmıştır. Bu değişikliğin uzun vadede eğitim sistemimizi tümden özelleştirme ve imam hatipleştirme projesinin bir adımı olduğunu da vurgulamıştık. Buna göre, MEB özel okullara kayıt yaptıran öğrenci sayısını ve açık liseye gitmek zorunda kalacak öğrenci sayısını da açıklamalıdır.

MEB’in yerleştirme sonuçlarına ilişkin verilerine göre, 91.687 aday açıkta kalırken, çoğu meslek lisesi ve imam hatip lisesi olmak üzere 342.392 kontenjan boş kalmıştır. Rakamlar, Anadolu liselerinin sayısının artırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Geçmiş yıllarda istem olmamasına karşın salt siyasal iktidara yaranmak adına gereksiz yere açılan imam hatip okullarının bir an önce Anadolu liselerine dönüştürülmesi gerekmektedir.

  • İmam hatip okullarının tercih edilmemesi, bu tür okulların akademik gelecek düşünen çocuklarımız için yol gösterici olmayacağının halkımız tarafından doğru anlaşıldığının işaretidir.

MEB, boş kalan 107.353 imam hatip lisesi kontenjanını bu okullarda okumak istemeyen öğrencilerimizi zorla bu okullara göndererek dolduramaz. Yerleştirmeler yapılmadan önce bu okulların en çok tercih edilen Anadolu liselerine dönüştürülmesi gerekmektedir.

Eğitim-İş olarak tekrar vurguluyoruz:

Sınav merkezli bir eğitim sistemi, özellikle de yaşları küçük çocuklarımız için doğru değildir. Sınavların, ortaokul çağındaki çocuklar için yaşamın en önemli sorunu durumuna getirilmesi, pedagojik olarak yanlıştır. Üstelik o yaştaki çocukların başarılarını ölçme ve değerlendirmeye ilişkin sınav yapmaktan başka yöntemler de vardır.

  • Merkezine sınavı değil; insanı, çocukları koyan bir eğitim sistemi şarttır.
  • Odağında insan, rotasında bilim olmayan hiçbir yöntem,
    bu ülkenin çocuklarına yaraşır (layık) görülmemelidir.

Eğitim-İş olarak MEB’e sesleniyoruz:

LGS’yi getirirken hiçbir eğitim sendikasından görüş sormamış ve hatta itirazlara karşı LGS’yi amansızca savunmuştunuz. Akla, bilime ve gerçekliğe kulağınızı kapattığınız bu süreçte milyonlarca veli ve öğrenci perişan oldu.

Bu yanlış tutumunuzdan dönmenizin yolu, bu ülkenin eğitim sisteminin iyileşmesi için mücadele eden sendikaların ve uzmanların görüşlerini önemsemekten geçmektedir. LGS gibi adil olmayan sınav sistemi yerine, fırsat ve olanak eşitliğine dayalı sınavsız bir geçiş öngören modele derhal geçilmelidir.

Eğitim-İş, LGS yerleştirme işlemlerinde haksızlığa uğrayan, dört yıllık maddi ve manevi emekleri yok sayılan çocuklarımızın da velilerimizin de her anlamda yanlarında olacaktır.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir