AKP İLE ABD ARASINDA GÜLEN PAZARLIĞI MI?

AKP İLE ABD ARASINDA
GÜLEN PAZARLIĞI MI?

Prof. Dr. Süleyman Çelik
ADD Samsun Şb. önceki Başkanlarından

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Merve Kavakçı ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı’nın babası, Yeni Akit gazetesi yazarı Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı, 18 Nisan 2018 tarihli, “Fetullah Gülen olsam” başlıklı yazısında, “Fetullah Gülen dramatik bir kararla Türkiye’ye dönmelidir, açık bir beyan ile ‘hata ettik, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyib Erdoğan ve arkadaşlarının iyiliğini aldık, suiistimal ettik, yanlış yaptık, tevbe, hem de tevbe-i nasuh ile tevbe ediyorum’ demelidir. ‘Peşiman oldum, nadim oldum, bir daha işlememeğe azm u cezm eyledim’, diye yüksek sesle ala meleinnas ahd vermelidir” diyor.
* * *
Bay Kavakçı’nın bu yazısı tepkiler üzerine, Yeni Akit’in internet sitesinden kaldırılmış. Ancak Ahmet Takan, yazıyı ayrıntılı olarak veriyor ve “boşanamıyorlar” diyerek, olayı AKP ile FETÖ arasındaki pazarlık ile açıklıyor. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/24-haziranin-gizli-kodlari-47113yy.htm hattından erişebileceğiniz bu yazıyı aşağıda sunuyorum. Bay Kavakçı’nın bu yazısı, sosyal medyada dolaşan Temel Sağıroğlu’nun aşağıda sunduğum, “FETHULLAH GÜLEN PAKETLENDİ” başlıklı yazısı ile birlikte değerlendirildiğinde bence pazarlık, AKP ile FETÖ arasında değil, AKP ile ABD arasında yapılıyor…
* * *
Olay, Abdullah Öcalan’ın ABD tarafından paketlenip Türkiye’ye verilmesine benziyor. Abdullah Öcalan bir koşulla verilmişti: “idam edilmeyecek…”
Ecevit Hükümeti bu koşulu kabul etti; Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, kendi tabanına yönelik biraz şov yapsa da sonunda verilen söz tutuldu ve Terörist Başı idam edilmedi. AKP ile ABD birbirine göbekten bağlı. Bu nedenle birbirlerinden vazgeçemiyorlar; ancak bir süredir araları açık.
AKP, Şangay Beşlisi, Rusya ve arada bir İran ile flört ederek ABD’yi kıskandırıp eski güzel günlere dönmek istiyor. ABD ise Rıza Zarrap davası, PKK/ PYD vs. ile AKP’yi sıkıştırarak tekrar eşbaşkan yapmak istiyor… Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi, Ecevit’in partisine oy patlaması olarak yansımıştı.
Baskın Seçim öncesinde Gülen’in getirilmesi de aynı şekilde AKP’nin işine yarayacaktır. Öyle görülüyor ki ABD bu jesti yaparak AKP’yi tekrar yanına almak istiyor. Fakat bir koşulu var; “Fethullah Gülen’e dokunmayacak, son günlerini köyünde geçirmesine izin vereceksin!..”
Bu koşulu Bay Kavakçı yazısında şöyle belirtiyor: “Gelince, fakire göre, öyle işkence etme ve zindana konma gibi bir kötü muamele ile karşılanmayacaktır. ‘Hata ettik, kul hakkı yedik, özür diliyorum, tevbe ediyorum’ deyince akan suların durması lazım. Bu bence en uygun tamir yolu budur.”

ABD, niçin böyle bir koşul koyuyor?

Bülent Ecevit de, daha sonra ABD, Öcalan’ı neden teslim etti hâlâ anlayamadım demişti. (Ne yazık ki Ecevit, son başbakanlığı döneminde yaşananları anlayamamış, bu nedenle Kemal Derviş’i ABD’nin isteği doğrultusunda Bakan yapmış ve o da Devlet Bahçeli ile birlikte AKP’yi iktidara götürecek yolları hazırlamıştı…)

ABD,  Öcalan’ı neden teslim etmiş ve niçin idam edilmemesini istemişti? Bir Avrupa ülkesi olsa, “idama karşı oldukları için” denebilir. Ama ABD idama karşı bir devlet değil, kendileri her yıl yüze yakın kişiyi idam ediyorlar.
Öcalan Suriye’den atılınca, artık dışarıda kullanılamaz duruma gelmişti. ABD, şimdi hem Türkiye’nin güvenini kazanmak hem de O’nu Türkiye’de kullanmaya devam etmek istiyordu. Oysa ölüler kullanılamaz. Nitekim, özellikle Çözüm Sürecinde hep kullandı. Belki de hala kullanıyordur…

ABD, aynı şekilde Gülen’i de kullanmaya devam etmek istiyor…
Bay Kavakçı’nın ABD Derin Devleti ile ilişkileri olduğu öne sürülüyor. Öyle görülüyor ki Kavakçı yazısında, Gülen’e seslenmiyor; ABD’nin önerisini AKP’ye iletiyor ve aynı zamanda bir yandaş gazetede yayımlanan bu yazı ile ABD adına kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Yoksa, yazıda denildiği gibi, Gülen’in “hastaneye gidiyorum” diyerek ABD’ye çaktırmadan Türkiye’ye kaçması olası mı?
Yazıda görüldüğü gibi, Gülen’in köyüne dönüp suya sabuna dokunmadan ölümünü beklemesi istenmiyor. ABD’nin yönlendirdiği şekilde eğitim etkinliklerini sürdürmesi, hatta “büyük İslam alimleri yetiştirecek” dünyada benzeri olmayan bir üniversite kurması isteniyor (ABD’nin güdümünde Ilımlı İslam dünyası yaratmak için olsa gerek…)
Anlaşma sağlanırsa, elbette Gülen havaalanından konvoylarla alınıp köyüne götürülmez. Başlangıçta aleyhte yayına devam edilir. Tutuklanıp yargılanıyor gibi yapılır. Seçim bittikten sonra sessizce serbest bırakılır, köyüne yolcu edilir.
Öcalan da başlangıçta itelenip kakalanmış, fakat Çözüm Sürecinde kaldığı yer 5 yıldızlı otele dönüştürülmüş, sohbet etmesi, masa tenisi oynaması için, başka cezaevlerinden PKK’lı arkadaşları getirilmişti.
=======================================
Dostlar,

Tam karambol zamanları..
Türkiye, hiç olmadığı ölçüde 24 Haziran 2018 seçimi için durdurulamaz bir eğik düzlemde..
Sanki zamanın akışı hızlandı. 24 saat içinde ne çok siyasal gelişme olmakta.
Emperyalizm ve ülkemizdeki uşakları, “hizmetlerine” devam ederek “sadakatlarini” sürekli kanıtlamak zorunda. Buna karşılık mazlum milyonlar, “insanca bir yaşam” özlemi içinde.
Dolayısıyla siyasal gerilim son derece yüksek, taktik siyasal manevralar pek yaman.
***
Prof. Süleyman Çelik dostumuz, e-ileti ile bize ulaşan yukarıdaki yazıda hiçbir unvanını kullanmadan salt ad – soyadını yazmıştı her zamanki alçakgönüllülüğü ile. Ancak yazı içeriği ciddidir ve kamuoyuna yönelik algı operasyonları ne yazık ki sonuç verebilmektedir. Olası kara – gri – beyaz propaganda girişimlerine karşı muhalefetin hazırlıklı olmasında yarar vardır. Örn. Zarrab davası neden bu denli uzatılmıştır? Arada fırına bir kürek kömür atılmakta, sonra bekletilmektedir. Gizli pazarlıklardan haberli olma olanağımız en azından şimdilik bütünüyle yok. ABD yasalarına göre gizlilik kaydı 25 yıl sürüyor. Fakat Siyaset de öncelikle dahil, dürüst olmak, politik etik değerlere bağlı kalmak gerek..

Sevgi ve saygı ile. 22 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir