Mardin’de 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kız ve AKP Yargısı

Mardin’de 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kız ve AKP Yargısı

KIZI, TORUNU, BACISI, YEĞENİ, VİCDANI OLANLAR…
PAYLAŞARAK DEŞİFRE EDİYORUZ ! 

Küçük kıza teker teker tecavüz edenlerin ismini özellikle okuyun…
Unutmamak için.
Her meslekten, her yaştan, az önce hepsi başı bağlı, şişman bir kadına bir miktar para ödediler ve kadın onlara tembih etti:
Kız 13 yaşında, bekaretini henüz kaybetmedi, kaybetmesi bizim başımızı belaya sokar, ona göre muamele edin.
Her meslekten, her yaştan erkek kalabalığı bu sözler üstüne başını sallıyor.
Onlar ne yapacaklarını bilirler. Onlar erkek!
Teker teker, birbirlerinin sırasını gözeterek odaya giriyorlar.
Ve odaya giren erkekler tekek teker küçük kız çocuğuna, bekareti zarar görmesin diye !
Bu korku filminin, çok gerçek erkek elemanları kimlerdir, ne iş yaparlar,
kızın hikayesini çok sonraları öğrenen bir yazar, merak ediyor:
İşte yazarın elindeki vicdansızların, ırz düşmanlarının listesi: :

  1. Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
    2. Ersun Erdemir (ordudan irtica nedeniyle ihraç edilen yüzbaşı),
    3. Selman Aydın (devlet memuru),
    4. Enver Adanc (zabıta memuru),
    5. Şeyhdavut Dora (zabıta memuru),
    6. Şeyhdavut Oruç (belediye memuru),
    7. Cuma Uras (Mardin Vakıflar Şube Müdürü),
    8. Mahmut Temelli (Ziraat Odası Başkanı),
    10. Azat Aydın (astsubay),
    11. Ümit Ergin (ilköğretim okulu UTANMAZ müdür yardımcısı),
    12. Mehmet Seyitoğlu (veznedar),
    13. Teyyar Salman (Orman İşletme Müdürlüğü şefi),
    14. Hamit Aydın (veznedar),
    15. Hamit Abdülşametoğlu (işyeri sahibi),
    16. Ali Aksoy (serbest meslek),
    17. Ahmet Günay (TEDAŞ işçisi),
    18. Osman Çakır (üniversite öğrencisi),
    19. Harun Uras (muhtar),
    20. Selahattin Kuray (serbest meslek)
    ve meslek belirtmeyen
    22. Şemsettin Aslan,
    23. Burhan Ertaş,
    24. Şeyhmus Cansın,
    25. Şeydavut Anuk,
    26. Nizam Denli,
    27. Sabri Ajak,
    28. Rıdvan Bayraktar,
    29. Rıdvan Abdülsemetoğlu,
    30. Süleyman GökaDoktorlar daha sonraları küçük kız oturabilsin diye tam dört ameliyat yapmak zorunda kalıyorlar.

Mardinli küçük kızın hikayesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede dönüp kalıyor:
Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor:

Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım.

Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor: Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler!
Öyle ki; memurların haklarında işlem yapılmayacak, şube müdürleri, oda başkanları, zabıta memurları Mardin’in sokaklarında başları dik dolaşacaklar!
Çünkü bu ülke fazlasıyla erkek.

Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın, bu kişilerle kendi rızasıyla birlikte olduğu yorumu, anlı şanlı Yargıtay’ın 14. Ceza Dairesi’nde onay gördü. (Kararı veren Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 11 üyesinden 8’ini AKP dönemindeki yeni HSYK atamıştı.)

Ey ağır ceza mahkemesi hakimleri, Yargıtay üyeleri..
Bu verdiğiniz kararla siz de bu korku filminin ana kahramanlarının yanında yer aldınız.
Kanunlar böyle diye kestirip atmayın, küçücük bir kız çocuğunu savunamayan hukuk ve sizlerin bunun arkasına sığınmanız, bu korku filminin en utanç verici bölümü.

KENDİ KIZINIZ, KARDEŞİNİZ, YEĞENİNİZ VAR MI?
VAR İSE ONUN BAŞINA BÖYLE BİR ŞEY GELSE NE YAPARSINIZ?

Hukuk, yazılı kanunların, insan haklarına uygun uygulanmasından başka
nedir ki? Hukuk fakültelerinin 1. dersinde bu öğretilir. ………

NOT   : BU İLETİNİN İBRETİ ALEM İÇİN BÜTÜN TÜRKİYE’DE DOLAŞMASI GEREKİR. TOPLUMUN VİCDANINI SIZLATAN BU OLAYA SAHİP ÇIKMAK NAMUSLU VE DÜRÜST İNSANLARIN GÖREVİDİR…

Avukat Ömer KAVİLİ
İstanbul Barosu – 15638
=========================================
Dostlar,

Öncelike bu yürek yakan sorunu sahiplenmesi nedeniyle Avukat Ömer KAVİLİ‘ye buruk bir teşekkür borçluyuz
Utanca boğularak
biz de durumu paylaşıyoruz..

Bu dram, ağır trajedi, halkının en az %95’inin Müslüman olduğu bir toplumda yaşanıyor..  Binlerce Kuran kursu, 2 bini aşkın İHO-İHL ve 1,2 milyonu aşkın İHL öğrencisi, 140 dolayında ilahiyat fakültesi, 100 bini aşkın cami, dev bir Diyanet örgütü ve bütçesi…

Bu toplumda iktidarda dini – dinciliği kimseciklere bırakmayan bir iktidar var..
Laiklik giderek aşındırılıyor, toplum ve devlet hızla dincileştiriliyor..
Ama özellikle dinci – gerici vakıf yurtlarında, yatılı kız ya da erkek Kuran kurslarında… masun çocukların ırzına geçme faciaları bitmek bilmiyor..
Bir AKP yandaşı işadamı ”Milletin a…’sına koyacağız..” diye iğrenç bir tümce kurmuştu.. Galiba bu küfrün gereği yapılıyor.. ve iktidarda Müslüman AKP = RTE var.. Bundan daha büyük günah olabilir mi?
Tanrı bir insanı / toplumu daha ağır hangi zilletle nasıl cezalandırabilir ki??

Her şey hızla çürüdü, koktu son 15 yılda AKP iktidarıyla..
3 Y ile savaş için geldiler 3 Kasım 2002 seçiminde iktidara;

1. Yoksulluk
2. Yolsuzluk
3. Yasaklar

bakımından Türkiye’yi nasıl da derin bataklıklara sürüklediler..

Eyyyyyyyyyyyyy zerrece vicdanlı AKP’liler ve AKP seçmeni;
ne diyorsunuz bu ağır zillete???
Vicdanınızı nasıl bastırabiliyorsunu??
Bu katlanılmaz acı ve sefalete artık ”dur!!” demek için daha neyi bekliyorsunuz??!!

Sevgi, saygı ve kahreden acı ile. 05 Eylül 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir