TÜRKER ERTÜRK : BEN DE PENSİLVANYA’YA GİTTİM!


BEN DE PENSİLVANYA’YA GİTTİM!

portresi_sade


TÜRKER ERTÜRK

Bu yazımı size, New Jersey’de kaldığım otelin odasından yerel saatle sabaha karşı 03:30’da kalkarak yazmaya çalıştım. Çünkü Türkiye’de zaman Amerika’da bulunduğum yere göre tam 7 saat ilerde. Bu zaman farklılığı yazımın gazeteye zamanından yetiştirilebilmesi açsından erken kalkmamı gerektirdi.

Amerika’ya gelmemin nedeni Gülen Cemaatini deşifre etmek maksadıyla buradaki Türklerin düzenlediği etkinliklerdi. Davetlerini kabul ettim ve
Amerika’nın yolunu tuttum.

Şunu da söylemek isterim; insan siyasetle ve gazetecilikle uğraşınca “Amerika’ya gitmek“ ister istemez bazı spekülasyonları berberinde getiriyor. Türkiye’den buraya geliş, ABD yönetiminin desteğini aramak veya Fethullah Gülen’in icazetini istemekle eş anlamlı hale gelmiş.

Özellikle Pensilvanya’da yaşayan Gülen’in elini ve eteğini öpmek son 10 yıldır baya moda olmuş. Bunun üç nedeni var :

Birincisi ticari olup rant paylaşımından azami pay alma girişimi,

İkincisi siyasi olup siyaseten bir yerlere gelme arzusu,

Üçüncüsü ise güvenlik amacıyla olup cemaatin devletin içine sızmış çetesi vasıtası ile yapabileceği düşmanlıkları ve saldırıları engelleme isteğidir.

Biz ise buraya zindanlara atılan askerlerin, gazetecilerin, siyasetçilerin, aydınların,
bilim insanlarını ve arkasından hançerlenen yurtseverlerin hesabını sormak ve Amerikan toplumunda Gülen’in ne olup ne olmadığı konusunda farkındalık yaratabilmek için geldik.

Yüzde 40 avanta alıyorlar

  • Çünkü Gülen dünya barışı için en büyük tehlikedir.
  • Çünkü cemaat Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmeye yönelik aldırıların Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi operasyonların tetikçisi ve silahşorudur.
  • Çünkü cemaat bugün zindanlarda esir edilen kahramanların, intihara ürüklenen Berk Erdem ve Ali Tatarları kaybedişimizin sorumlusu ve Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna teröristlerin numaralarını yükleyen iradenin ta kendisidir.

Amerika’da iki etkinliğe katıldım. Bunlardan birincisi 31 Ağustos günü Pensilvanya’da Gülen’in malikanesinin bulunduğu çiftliğin önünde yapılan protesto gösterisi diğeri ise New Jersey’de 1 Eylül günü düzenlenen paneldi.

Paneli Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Eski Başkanı Kaya Boztepe
idare etti, Gazeteci-Yazar ve Odatv tertibi mağdurları Barış Pehlivan ve
Barış Terkoğlu ile birlikte katıldık. Panele Amerikalılar da katkı verdi ve konuşmacı olarak katıldılar.

Fettullah okullarında Türk eşi ile beraber çalışan Amerikalı Marry Addi’nin açıklamaları ve diğer Amerikalılardan dinlediklerimiz gerçekten dudak uçuklatan cinstendi.

Bayan Marry eğitim geren çocukların beyninin yıkandığını, görev yapan Türk öğretmenlerin öğretmen olmadığını, esasında mühendis olduklarını, özel görevle getirildiklerini, herkesin maaşının %40’ını cemaate vermek zorunda olduğunu, direnenin derhal Türkiye’ye geri gönderildiğini, Türk olan kocasının %40 avanta ödemek istemediği için başlarına ne felaketler geldiğini anlattı.

Ayrıca Gülen’in ABD’de 135 okulu ve 50 bin öğrencisinin olduğu ve okullardan yılda
yaklaşık 400 bin dolar net kazanç sağladığını fakat bu saadet zinciri için bir kuruş
vergi vermediğini ayrıntıları ile ifade ettiler.

Gerek Pensilvanya’da yapılan protesto gösterisine gerekse New Jersey’de
icra edilen panele Amerikan medyası baya ilgi gösterdi. Gördüğüm o ki; Amerikan kamuoyu her geçen gün Gülen’e, faaliyetlerine ve yönetimin O’na verdiği örtülü desteğe duyduğu tepki artıyor.

  • Amerika’da cemaatin suyunun yavaş yavaş ısınacağını söylemek
    çok önemli bir öngörü olmasa gerek.

Gülen malikanesini barındıran çiftliğin bulunduğu yer adeta bir cennet. Alçakgönüllülükten eser yok! Geçen yıl Tahran’a gittiğimde Ayetullah Humeyni’nin bugün müze haline getirilen evini gezmiştim. Mütevazi kelimesi bile tam olarak anlatamaz Humeyni’nin yaşadığı evin durumunu. İkisi arasındaki fark gecekondu ile köşk arasında ki fark kadardı!

O bilinen bir komünisttir!

Protesto gösterisi öncesinde göstericiler yaklaşmasın diye her türlü kötülük ve engel düşünülmüş Gülen cemaati tarafından. Hatta komşuların destek vermemesi için
ikna turları bile yapılmış. Gösteriye katılan yüzlerce arabaya park imkanı sağlayan bir Amerikalı çiftlik sahibine para teklif edilmişTürkleri içeriye almasın diye.
Bunu kendisi bize anlattı! Gülen’in bilmediği, bilemediği bir şey vardı. Herkes satılık, şerefsiz ve onursuz değildi! Gösteri sırasında komşularının çoğu gösteriye destek verdiler ve zafer işareti yaptılar. Bu destek, komşularının böyle birisinin içlerinde yaşıyor olmasından artık rahatsızlık duymaya başladığı anlamına geliyor.

Aldığımız duyumlara göre Gülen’in son gelişmeler ve civardaki huzursuzluk nedeniyle Amerika’nın başka bir bölgesine hicreti düşünülüyormuş.

Protesto gösterisi sırasında cemaatin adamları çiftliğin bir köşesinde mevziiye girerek ve çekimler yaparak gösteriye katılanları tespit etmeye ve devletin içinde yuvalanan çeteleri vasıtası ile başınıza felaket getiririm gözdağını vermeye çalıştıkları dikkatimizden kaçmadı.

Amerikalı gazeteciler bu olaylar sırasında bizlerle röportaj yaptılar. Bazıları ise cemaatin paralı adamı ve casusu olarak yanımıza geldi ve durumu anlamaya çalıştı.
Bir bölümü de cemaate gitti ve sordu : “Ne diyorsunuz bu protestolara?“ diye. Verdikleri ve basında yer alan cevap çok ilginç! Benim için “O, Türkiye’nin bilinen bir komünistidir.“ demişler. Yaşamımda her şeyle karşılaştım ama bana komünist diyeni ilk kez duydum.

Buna en iyi cevabı panel sırasında “Eğer Türker Ertürk bu konuşmaları Çin’de yapsaydı bu sefer O’nu en büyük kapitalist diye suçlarlardı.“ dedi.

İşte Gülen hareketi budur!

İftiracı, karalamacı, fırsatçı, takiyeci, Müslümanlıktan ve evrensel değerlerden zerre kadar nasibini almamış canlılar yığını!

Saygılar sunarım.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir