TÜRKER ERTÜRK: Bİ ŞEY YAPMALI!

Bİ ŞEY YAPMALI!

portresi_papyonlu

TÜRKER ERTÜRK

Erdoğan liderliğinde AKP iktidarı para bulabilmek, yandaşları ile birlikte
talan yapabilmek ve sermaye transferini gerçekleştirebilmek için
ülkemizi haraç mezat satmaktadır.

Bu onursuzluğu en son yaşadığımız yer Kasımpaşa ’dır. Burada Osmanlı ve Türk Denizcisinin tarihi yatmaktadır. Ecdada sahip çıkmak, ecdadın uçkuru için yediği haltları gizlemek değildir. Kasımpaşa’da gerçek tarih satılmış, hayırlı ve iyi işler yapan ecdadımıza ihanet edilmiştir. (A. Saltık : 500 yıllık Haliç Tersanesi’nin RT Edoğan’a yakın Fettah Tamince’ye satılması!)

İhanetin diğer bir yüzü doğu ve güneydoğudadır.

  • Ülkemizin bir parçası, emperyalizm istedi diye
    adım adım Türkiye ’den koparılmaktadır.
    Bunun sorumlusu Erdoğan ve AKP iktidarıdır.

Okurumun mektubu!

Bugün size o bölgenin insanı olan ama Atatürk’e, O’nun önderliğinde yapılan
Türk Devrimlerine yürekten bağlı bir okurumun mektubunu özetleyerek aktaracağım.

  • PKK’nın çekildiğine dair bir gözlemim yok.
    Aksine PKK’ya katılımlar artmış durumda ve örgütün şehirlerdeki etkinliği
    eskisi ile kıyaslanmayacak ölçüde büyüdü ve büyümeye devam ediyor.
  • Katılımların artmasının nedeni PKK’nın ‘Özerk Kürdistan kuruluyor! Kürdistan’ın polise, askere, bürokrata, memura ve işçiye ihtiyacı olacaktır. Bu kadrolarda yer almak istiyorsanız, kararınızı vermelisiniz ve tarafınızı açıkça ortaya koymalısınız!‘ diyen söylemleri ve ikna çalışmalarıdır.
    Halk ne yapacağını şaşırdı, ekonomik durum kelimenin tam anlamı ile perişan. İster istemez bu söylemler halkı etkiliyor.

“Maden arıyoruz” dümeni

Bölgeye yerli turistler güvenlik gerekçesi ile gelmeye kaçınırken, görevli bürokratlar ve güvenlik güçleri caddelerde ve sokaklarda görünemez iken, Amerikalı siviller
“maden arıyoruz” dümeni ile kırsal kesimlerde, il ve ilçe merkezlerinde cirit atıyorlar. Bunların her halinden ajan olduğu belli! Ayrıca bilgi toplamak için kimi insanlara
para dağıttıklarına gözleriyle tanık olanlar var.

PKK’nın en ufak bakkal dükkanından bile vergi adıyla haraç alması yüzünden bölgede istihdama yönelik hiçbir yatırım yapılmamaktadır.
İl ve ilçe merkezleri kahvehanelerle ve içleri de işsiz ordularıyla doludur.

Çevre, insan hakları ve tutuklu aileleri ile dayanışma gibi masumane kisvelerin arkasına gizlenen Sivil Toplum Kuruluşları (STK) bölgede halkı devlet güçlerine karşı kışkırtma peşindedir. Bu amaçla para ve çıkar dağıtmaktadırlar. Geçmişte toprak ağaları ve aşiret reislerinin kontrolünde olan bölgenin tarım ve hayvancılık gelirleri
artık yön değiştirerek PKK’ya akmaktadır.

Devlet malı deniz yemeyen domuz!

Bölgede yapılan kamu inşaatlarının ihaleleri BDP ve AKP milletvekillerinin baskısı ile teknik donanımları ve alt yapıları yetersiz bölge müteahhitlerine verilmektedir.
Çok kötü işçilik, niteliksiz ve ucuz malzemelerle yapılan ve şartnamelere uygun olmayan bu spor salonları, hastaneler, okullar, devlet binaları, sağlık ocakları, köprüler, havaalanları ve toplu konutlar daha ilk yıllarında dökülmeye başlıyorlar.
Adeta devletin malı deniz yemeyen domuz misali!

PKK’nın önemli gelir kalemlerinden uyuşturucu işi için bölge halkına tehditle
Hint keneviri ektirilmektedir. Çıkan ürüne alım garantisi ve köylüye yüksek gelir sözü verilmektedir. Halkın bir bölümü bu tehdide boyun eğerken, başka bir bölümü güvenlik güçleri ile işbirliğine giderek kendilerini ihbar etmekte ve zararını devletten almaktadır.

Özellikle Tunceli’de halk, PKK’nın bölgedeki varlığından ve Kürtlük ile Aleviliğin
yan yana anılmasından hoşnutsuzdur. Seyit Rıza olayı Tunceli halkını ikiye bölmüş durumdadır. Ses çıkaramasalar da, önemli bir kesim Seyit Rıza’nın bölge halkının yaşadığı acının tek nedeni olduğunu bilmektedir. Seyit Rıza gerçekten gösterilmek istendiği gibi eşkıya değil de kahraman olsaydı, bugüne dek heykeli, ilk kez,
memleketi olan Ovacık’ta Ovacıklılar tarafından dikilirdi.

Övünülecek başka şeyi yoktu

Seyit Rıza’nın idamı esnasında gösterdiği dik duruşun dışında, yaşamı boyunca övünülecek bir şeyi olmadığını, o günleri yaşayan ve yaşayanlardan dinleyen Ovacık halkı söylemektedir.

Sonuç olarak PKK bugüne dek;

* Halkın hakkını sömüren ağadan veya aşiret reisinden farklı bir şey yapmamıştır.

PKK bugüne dek;

* Halka ekmek, iş, okul sağlık hizmeti sağlaması için ağayı, aşiret reisini, müteahhidi ve siyasiyi zorlamamış ve tehdit etmemiştir. 

PKK tüm gücünü;
– halkı sömürmek,
– haraç toplamak ve
– terörist olarak savaştırmak için kullanmıştır.

  • PKK’nın bu yaptıklarının arkasında emperyalizmin olduğu çok açıktır. 

Kürt hakları ve ana dilde öğretim bu amaca yönelik kandırmacadır.”

diyor değerli okurumuz.

Yapılacak ilk şey!

Sevgili okurlar,

  • Hiç kuşku yok ki, ülkemiz hızla iç savaşa, bölünmeye ve parçalanmaya doğru gitmektedir.

Bu gidişi durdurmak için mutlaka bir şey yapmalı!

Sevilen efsanevi müzik topluluğumuz Moğollar da

“Birisi oy peşinde,
öteki rant peşinde,
kıyamet değilse bile
bi şey kopmalı,
bi şey yapmalı“ 
diyor.

Bu ülkede kötü gidişe karşı yapılacak ilk şey,
Erdoğan 
liderliğindeki AKP iktidarını ve emperyalist işbirlikçi zihniyetini yıkmaktır.

Bu mücadeleye az veya çok, destek ve katkı vermek her yurtseverin
birinci sorumluluğudur.

Saygılar sunarım.
İLK KURŞUN (26.7.13)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir