Necdet Saraç : Dördü de Alevi!


Dördü de Alevi!

necdet_sarac_portresi

 

 

Necdet SARAÇ
YURT
Gazetesi, 12.7.13

 

Gezi direnişi sırasında öldürülen dört kişinin dördü de Alevi!

1. Mehmet Ayvalıtaş,
2. Abdullah Cömert,
3. Ethem Sarısülük 
4. Ali İsmail Korkmaz Aleviydi!

Kesin bir sonuç olmasa da saldırılar sonucu yaralananların da çoğunun
Alevi olduğu söyleniyor…

Öldürülenlerin ve yaralananların bu kimliklerine bakınca İster istemez insanın aklına
“bu kadar tesadüf olabilir mi” sorusu gelip takılıyor! Ancak, bu sorunun kesin bir cevabı henüz yok. Tesadüf de olabilir, iktidarın ceberrutluğu ve Alevilere yönelik
kin ve nefret
i düşünüldüğünde önceden planlanmış bir gerçek de olabilir!

Senaryo yazmayacaksak, kesin olan bir şey var:

Bu sorunun cevabını AKP iktidarda olduğu sürece bulamayacağız!
Çünkü bu sorunun cevabı ancak hukukun işlediği, adaletin sağlandığı demokratik bir Türkiye’de bulunabilir. Yani, yapanın, yaptığının yanına kar kalmadığı, yargıcın adil olduğu, doktorun Hipokrat yeminine uyduğu, hatta Mobesse kameralarının
“herkes için eşit görüntü verdiği” bir Türkiye’de…

  • Çünkü, bu ülkede Mobesse kameraları bile şaibeli!

Ethem’in ölümüne neden olan vurulma anında, Mobesse kamerası boşluğu ve ağaçları çekiyor, Ali İsmail’in ölümüne neden olan dövülme anları ise bir anda otel kamerasından kayboluyor!

Çünkü bu ülkede, hem iktidar sahiplerinin, hem de iktidara hizmet edenlerin vicdanları kurumuş durumda! Siz bakmayın onların Suriye ve Mısır’daki Müslümanlar için
“vicdan” yaptıklarına. Onlar yalnızca kendilerine Müslüman! Gerisi külliyen yalan!

Vicdanları kurumamış ve söyledikleri yalan olmamış olsa, ortada gencecik insanların cenazeleri dururken, kırılan reklam panolarını, maddi hasarları sabah akşam gözümüzün içine sokup durmazlar!

Vicdanları kurumamış ve söyledikleri yalan olmamış olsa, otopsi raporları ve televizyon görüntüleri ortadayken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek
“Ethem arkadaşları olan provokatörlerin taşıyla öldürüldü” diyemez,
Samanyolu haber ve Beyaz TV de bunu manşetine taşıyamaz!

Vicdanları kurumamış ve söyledikleri yalan olmamış olsa, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu: “Vicdanım rahat. Emniyet teşkilatı sürekli bir şiddet görüntüsü içerisinde
hareket etmiştir diye bana asla söyletmeniz mümkün değil.” diyemez!

Vicdanları kurumamış ve söyledikleri yalan olmamış olsa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü için “Kendi arkadaşlarına bile zarar verip ‘polis yaptı’ süsüne büründürmeye çalışıyorlar.” diyemez! Bunu diyen Vali ve ona bağlı polis
o zaman “doğal bir şekilde” Ali İsmail’in dövülme anını görüntüleyen otelin kamera kayıtlarının sağlam şekilde alır, arkasından savcılığa bozuk şekilde teslim eder!
Arkada delil bile bırakmaz!

Vicdanları kurumamış ve söyledikleri yalan olmamış olsa, arkadaşları tarafından
yaralı bir şekilde hastaneye götürülen Ali İsmail Korkmaz’a kimse “bu bir adli vakadır. Önce karakola ifadeye götürün..” diyemez!

Ve bunların vicdanları kurumamış, söyledikleri de yalan olmamış olsa, Nedim Şener’in Posta Gazetesi için hazırladığı “Aleviler Ne İstiyor” başlıklı yazı dizisinin reklam spotu, içinde “katliam” kelimesi geçiyor diye yasaklanmaz!

CHP’li Ali Özgündüz’ün sorusuna Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, katliam yapmanın neredeyse “serbest” ama katliama katliam demenin yasak olduğu bir Türkiye’de hepimizle dalga geçer gibi “böyle bir ifade vatandaşlar arasında kin ve düşmanlık tohumları ekebilir. Çocuk izleyicilerin üzerinde olumsuz etki ve muhtemel nefret algısı oluşturacaktır.” diye asla cevap veremez!

Bu gerçeklere rağmen, özellikle AKP ve AKP iktidarından beslenen kesimlerin laftan anlamayacakları, kuruyan vicdanlarını da yeniden harekete geçiremeyecekleri kesin!

Ancak, Ramazan nedeniyle habire vicdan, insanlık, yardım laflarını tekrarlayan ve
buna rağmen zalimlerin arkasında duran milyonlarca insanın hiç değilse Ali İsmail Yılmaz’ın cenaze töreninde Ethem Sarısülük’ün annesi ile Ali İsmail Korkmaz’in annesinin ne büyük bir acıyla birbirlerine sarılıp ağladıkları fotoğraf karesine
mutlaka bakmalarında büyük yarar var!

1_tabut_3_anne_12.7.13_Cumhuriyet

(Fotoğrafı biz ekledik, Cumhuriyet, 12.7.13, Ahmet Saltık)

Çünkü o yaşanan acı gerçeğin resmi! Her şeyi anlatıyor! Kim bilir, belki o resim vicdanları yeniden harekete geçirir ve bu ülkede yeniden adalet konuşulmaya başlanır!

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir