Rifat Serdaroğlu: ERDOĞAN’IN DOSTLARI


ERDOĞAN’IN DOSTLARI

portresi3

Rifat Serdaroğlu

İnsan anasını, babasını, kardeşini, akrabasını seçemez.

Doğumla verilen armağanlardır bunlar.
İyi çıkarlarsa bu dünyada cenneti yaşarsınız.

Çıkmazlarsa, alın yazısı der kahrolursunuz.

Ama dostlar-arkadaşlar öyle mi?
Siz onları özgür iradenizle seçersiniz, onlar da sizi.
Sizin dost ve arkadaş çevreniz hayata bakışınızı, yaşam kalitenizi, kültür ve eğitim seviyenizi, görgünüzü net olarak ortaya koyar.

Ne der güzel bir atasözümüz;

  • “Bana dostunu söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim.”

Erdoğan, siyasi yaşamının en kötü dönemini yaşıyor.
Türkiye’de, polis gücü ve diktatörce baskılarla ayakta kalmaya çabalıyor,
bir yandan da sağlık problemleriyle uğraşıyor.

Yüzüne bakınca Erdoğan’daki yıpranmışlığı ve çöküşü net olarak görebilirsiniz.

Türkiye dışında ise, üzülerek ifade etmek isterim ki, Erdoğan ve ekibi tüm dünya basınında alay konusu yapılmaktadır.
Hür dünya, inanılırlığını ve güvenini kaybetmiş Erdoğan’ı artık silmiş ve onu “dostlarıyla” baş başa bırakma kararını çoktan almıştır.

Cüneyt Zapsu’nun deyimiyle,

  • Erdoğan’ın kullanılma zamanı bitmiş, deliğe süpürülme zamanı gelmiştir.

Erdoğan’ın bu duruma düşmesinin çeşitli sebepleri vardır.
Bunlar nasılsa siyaset bilimcileri tarafından incelenecekler.

Bunlardan en önemlisi “Erdoğan’ın Dostlarıdır.”
Beraberce bakalım;

1) El Kaide Terör Örgütü Liderlerinden Gülbettin Hikmetyar ve
El-Kaide’nin finansörlerinden olduğu hala kabul edilen Yasin El Kadı.
Bu örgütün alt kuruluşlarından olan ve Suriye’de çatışan El-Nusra militanları,
daha dün 49 yaşındaki Katolik Rahip Francois Murad’ı

  • canlı yayında kafasını keserek infaz ettiler.

Bu görüntüler dünyayı ayağa kaldırdı.
El-Kaide militanları, ülkemizin güney sınırlarında bulunmakta ve Erdoğan’ın verdiği izinle, Türkiye’ye rahatça girip-çıkmaktadırlar.

2) Hamas Lideri Halid Meşal ve El-Fetih Lideri Abbas.
Bu iki örgüt İsrail ile yapılacak barış görüşmelerinde arabulucu olarak Türkiye’yi değil, Mısır’ı kabul etmektedirler.

Erdoğan özellikle Hamas Liderine maddi destek vermekte ve onu kongresine
“Onur Konuğu” olarak davet etmekte bir sıkıntı görmemektedir.
İsrail’in Hamas’a resmi bakışı “Hamas, İsrail’i ortadan kaldırmayı amaçlayan
bir terör örgütüdür.”
 şeklindedir.

3) Mısır’daki İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) örgütü ve Musri.(Onur Konuğu)

Musri seçildikten sonra, tam anlamıyla “Şeriat” yönetimine geçebilmek için halka baskı uygulamış, kendisine oy veren kitleleri görmezden gelmeye başlamış ve özellikle yargıda Müslüman Kardeşler örgütünün isteği doğrultusunda geniş çaplı değişikliğe gitmişti.
Mısırdaki halk gösterileri Musri yönetiminin de sonunun geldiğini göstermektedir.
Nitekim dün gece Mursi gitti.

  • Mısır’ın seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı,
    demokrasiyi Şeriat düzenine çevirmeye kalkınca bir senede gitti.

Olan Mısır’lıların “Demokrasi Özlemine” oldu!
Yazık.

4) Sudan Lideri Ömer El-Beşir.
4 Mart 2009’da Lahey Adalet Divanı tarafından İnsan Hakları İhlalleri suçlarından dolayı “Tutuklama” kararı verilen biri.
Ülkesinde yapılan Darfur Katliamının sorumlusu.
Hiçbir demokratik ülkeye kabul edilmeyen bir lider olarak tarihe geçen biri..

5) Kuzey Irak Lideri Barzani.
PKK terör örgütünün koruyucu ve destekleyicisi.

Petrol ticareti- Uyuşturucu ticaretine yol vermek- Sigara kaçakçılığı gibi yollarla
zengin olmuş aşiret reisi-Türk ve Türkiye Düşmanı.
Erdoğan’ın onur konuğu!

6) Vahhabi Kralı-Katar Emiri gibi, ülkesini sömüren ve bu çağda yönetimde
olmaması gereken tipler.

Gelişen iletişim araçları sayesinde artık dünyada hiçbir şey gizli kalmıyor.
Hür dünya kamuoylarının olmazsa olmazları şunlardır;

  • Demokrasi ve Bağımsız Yargı!

Bu iki ilkenin evrensel kurallarına uymazsanız, sizi birinci demokrasi liginde oynatmazlar.

Erdoğan’ın demokrasi dışı uygulamaları, yargıya yaptığı baskılar ve yargının bağımsızlığına zarar verecek kararları, medya üzerindeki ağır cezalarla sindirme girişimleri kendisinin sonunu hazırladı.

Kendi düşen ağlamazmış.
Türk Milleti Erdoğan’a en uzun süre Başbakanlık yapma onurunu verdi.
Ama o kafasını Sultan-Halife olmaya taktı!

Hazmetmeyi ve şükretmeyi beceremedi.

Değişmez kuraldır; 

  • “El desteği ile iktidar olanlar, el tokadı ile giderler.”

Hem de tıpış-tıpış.

Obama’yı unuttuğumu zannetmeyin.
Onun Erdoğan’ın dostu değil, Patronu ve İşvereni olduğu söylenmektedir!

Sağlık ve başarı dileklerimle.

04 Temmuz 2013. İLK KURŞUN

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir