Rifat SERDAROĞLU : Ne çektin be Türkiyeli ?


Rifat SERDAROĞLU

portresi3

 

 

 

 

 

Ne çektin be Türkiyeli ?

Ne çektin be Türkiyeli şu Bakanlarından?
Çoğunu önce Belediyede işe aldın, adamlar para yüzü gördü.
Sonra Milletvekili yaptın, adamlar itibar gördüler.
En sonunda Bakan yaptın, adamlar Devlet gördüler.
Görmesine gördüler ama bir türlü istediğin kıvama gelemediler be Türkiyeli!

İşte bu demokrasi denen illet, böyle bir dert be Türkiyeli.
Adamı yoktan var edersin, mevki-makam-şöhret verirsin, adam gelir olmayacak yerde bir laf eder, düzelt düzeltebilirsen. Atsan atamazsın, satsan alan olmaz.
Hâlbuki Başkanlık veya Sultanlık gibi bir rejim olsa, adam bir gecede kaybolur,
bir daha kimse bulamaz, can korkusundan arayanı soranı da olmaz.

*BB (Bilinmeyen Bakan) (Bizce Bilinen!)
Hürriyet Gazetesinden Mehmet Y. Yılmaz kezlerce yazdı. Türkiyelinin görmemesi mümkün değil. Ama ne yalanlama ne de bir açıklama gelmiyor. Duvardan ses var, Müslüman Türkiyeliden yok!Kılıçdaroğlu’na akıl vermeye kalkan Swoboda’nın karısının üst düzey yöneticisi olduğu şirket ,1 milyar 400 milyon Dolar “RÜŞVET” dağıtmış ve şirketin Mali İşler Müdürü,
bir Türk Bakan ile bir akşam yemeği yemişti. İşin ilginç yanı, bu yemek tam da Türkiye’deki büyük bir ihale öncesi yenmişti. Şirketin eski finans direktörü,
Münih Savcılığına verdiği ifadesinde;

“Türkiye’de bir ihale almak için rüşvet verilmesi üst yönetimde kararlaştırılmıştı..
” dedi.

Sizce, Türkiyeli Eşbaşkan’ın haberi olmadan, bir Bakan böylesine büyük tutardaki
bir ihale öncesi yabancı şirket yöneticisi ile ne görüşebilir?Ne çektin be Türkiyeli, bu Bakanlardan? Ama ne yapacan, mecbur.
Adamlar çok şey biliyor! Üstelik cemaatte kaset de var!

*BB (Bakan Bozdağ)
Kabinenin en güzel sesli Bakanı, sanki hiç düşmanımız yokmuş gibi Hizbullah Terör Örgütünü de Türkiye’ye iyice düşman etti. “Hizbullah adını Hizbuşeytan” yapsın” dedi. Yaylanarak yürüyen Bakan Bozdağ, Hizbullah Lideri Nasrallah’ın, “Suriye bizim bel kemiğimizdir. Suriye’de Esad Kardeşimizin yanında savaşacağız” diye açıklama yapınca, eski İmam olan Bozdağ sinirlerine hâkim olamadı ve yukarıdaki sözleri söyledi.Hizbullah’tan yanıt gecikmedi; “Yakında Türkiye’de büyük eylemler yapacağız.”

Zaten başımızda El-Kaide var, El- Nusra Cephesi var, Özgür Suriyeciler var,
Çeçen Teröristler var, DHKP-C var, PKK var. Vizeler kalktıktan sonra, sınır tanımayan teröristler var. Adamlar birleşip Türkiye’yi “Bomba Manyağı” yapacaklar.
Bir de Hizbullah çıkardın be Bekir!
Ne çektin be Türkiyeli, bu Bakanlardan? Ama ne yapacan, mecbur. Adam İmam!

*BB (Bakan Bülent)
Kabinenin ağlayan kaşarı Bakan, Yuntdağ’a çıktı.
Yuntdağ yöresinin yarısı Manisa ilinde, öbür yarısı ise İzmir ili hudutları içindedir. Ege’nin rakımı yüksek yerlerindendir.
Çok sıcakkanlı, dürüst ve çalışkan insanlarımızın yaşadığı bir yerdir.
Bakan Bülent, oksijen bolluğundan olsa gerek, aniden efelenerek
şimdiye kadar kimsenin göremediği önemli bir konuya parmak bastı;Nasıl olur da Onuncu Yıl Marşı, Mehter Marşı‘nın önüne geçebilirdi!
Yoksa ülkede hala “Askeri Vesayet” mi devam ediyordu?
Ecdadından Derviş Memed’in yüzüne nasıl bakacaktı?
Osmanlı zamanında, Onuncu Yıl Marşı mı vardı?
Bu ne terbiyesizlikti? Bu konu derhal Bakanlar Kuruluna gelmeli ve gereken tedbir alınmalı idi. İleri demokraside, iki ileri bir geri gitmek varken,
Onuncu Yıl Marşı’nın ne işi vardı?

Ne çektin be Türkiyeli, bu Bakanlardan? Ama ne yapacan, mecbur.
Adama abi dedin bir kere! Üstelik cemaatin elindekileri de alamadı!

Daha sırada;– birbirlerine haklarını helal etmeyen,
İran Devrim Muhafızı gibi dolaşan,
– içki yasağına rağmen zil-zurna sarhoş olan,
– sekreterine imam nikâhı kıyıp ayrı ev açan… 
                     delikanlı(!) Bakanların var.
Anlaşıldı sen bunlardan daha çok çekecen be Türkiyeli.
(29.5.13)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir