Rifat Serdaroğlu : TAYYİP USTANIN ÇİFTLİĞİ

Rifat Serdaroğlu

portresi


TAYYİP USTANIN ÇİFTLİĞİ

Ustanın bir çiftliği var, çiftliğinde danışmanları var, ama hiçbiri “Akil”değil.

Çiftliğinde Bakanları var, onlar da “Akil” değil.

Tayyip Ustanın çiftliğinde 327 Milletvekili var, hiçbiri “Akil” değil.

Çiftliğinde 81 İl Başkanı var, onlar da “Akil” değil.

Tayyip Ustanın çiftliğinde Belediye Başkanları var, hiçbiri “Akil” değil.

Çiftliğinde Müsiad-Tümsiad-Tuskon’u var, onlarda “Akil” değil.

Tayyip Ustanın Eski “Mücahit” yeni “Müteahhit” şimdi “Her şeye Müsait” adamları var, hiçbiri “Akil” değil.

Peki, Tayyip Ustanın çiftliğinde “Akil İnsanlar” kimler?

-Baskın Oran-Lale Mansur-Muhsin Kızılkaya-Murat Belge-Tarhan Erdem-
Kezban Hatemi-Doğu Ergil-Mithat Sancar-Yücel Sayman-Oral Çalışlar.

Bunlar, Ustanın Akil İnsanlarından bazılarıdır.

Başbakan Erdoğan; “Ermenilere karşı hiçbir suç işlenmemiştir, işlenmeyen bir suç için özür dilenmez.” demişti.

Tayyip Ustanın çiftliğindeki bu kişiler ise;

“1915’te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı “Büyük Felaket”e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor,
kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan
özür diliyorum.”
 diyerek Tayyip Ustayı, ters köşeye yatırmışlardı.

Tayyip Ustanın akilleri, olmayan soykırım için Ermenilerden özür dilerken, Ermenilerin Doğu-Güneydoğu Anadolu ve Hocalı’da yaptıkları Türk soykırımını görmezden geliyorlardı!

-Savcı-Polis KESK’i basar, Başkanı Lami Özgen KCK Davasında 6 yıl ceza alır, Tayyip Usta bu baskınları destekler ama Lami Özgen’i “Akil İnsanlar” içine alır!

-Tayyip Usta ben “Muhafazakâr Demokratım” der, Akil Etyen Mahçupyan ise,
AKP Solcudur der. Bir tane AKP’li çıkıp da, “Kim bu adam, ben ne zaman solcu oldum yahu?” demez!

-Tayyip Ustanın çiftliğinde bir akil insan var ki, onun gibisini mumla arasanız bulamazsınız. Şanlı Türk Bayrağının adı “Devlet Bayrağı” olarak değiştirilsin der. Demesine der de, AKP’nin içinden bir kişi bile çıkıp da, “Atın şu densizi!” diyemez.

Tayyip Usta, bu sepetleri niçin görevlendirir ve niçin “LAFI” bunlara söyletir?

Bilirsiniz, Anadolu’da bir deyiş vardır; “Lafı deliye söyletirler” diye.

Kasabanın kurnazları kendilerinin söylemeye çekindikleri, suç olan şeyleri söylemekten korktukları lafı, başkalarına söyletirler. Bu iş, aynı hesaptır.

Tayyip Usta, Amerika’nın koordinatörlüğünde Öcalan ile yaptığı anlaşma sonucu,
“Akil İnsanların” hükümete vereceği raporları da, bu yıl sonbaharda halkoyuna sunacağı Anayasa’yı da çoktan hazırladı zaten.

Onlar çekmecesinde duruyor, günü gelince tek-tek çıkaracak.

Usta, olur da “Süreç” dedikleri tuzak, kazaya uğrar ve hesap vereceği gün beklediğinden önce gelirse, “Ben bu bölücü söylemlerde bulunmadım.
Onlar söyledi”
 demek için lafı bu kişilere söyletiyor.

Kendilerini “Akil İnsan” zanneden dolgu malzemeleri de kasılıp, dolaşıyorlar!

Tayyip Usta ve O’nun da ustası Öcalan beraberce hazırladıkları
“Akil İnsanlar Raporu” sonunda şu şekli alacak.

Herkes bir yere kaydetsin ve sonra kontrol etsin.

  • Ana dilde Savunma konusu ve Ana dilde eğitim-öğretim
    Anayasal güvenceye alınmalı.
  • Ana dilde eğitime geçmek için süratle bir takvim belirlenmeli.
  • Yerel Yönetimler, Kürtçe yer adı koyabilmeli.
  • Kamu Hizmetlerinde Kürtçe konuşulmasının önü açılmalı.
  • AKP Hükümeti, ülkenin eyaletlere ayrılma konusunu
    tartışmaya açılmalıdır.
  • Kardeşlik ve Barış Sürecinin devamı için, PKK’ya terör örgütü;
    Öcalan’a ise
    cani-katil denmemelidir.
  • Barış sürecinin kurucusu Sayın Öcalan’ın Cezaevi koşullarının iyileştirilmesi sağlanmalıdır.

Üç aşağı-beş yukarı rapor böyle çıkacak ve AKP Medyası büyük bir yaygara kopartacaktır;

Halkımız, Barış-Kardeşlik sürecine olumlu katkı koydu!…”

Türk Milleti nereye-nasıl-ne kadar katkı koyar ben bilemem ama Usta bundan böyle
çok dikkatli olmalıdır.

Tayyip Usta muhalefet liderlerinin şanzımanlarının karıştığını, contalarının yandığını sonunda yatak saracaklarını ve motorlarını bozacaklarını tamirci ağzıyla söyledi.

Başkasının motoru-şanzımanı ile uğraşan biri şunu iyi bilmelidir;

Akil İnsan” denilen bu kişiler, beraber çalıştıkları arkadaşlarının egzozlarını darmadağın ederler.

Gittikleri yerlerde etrafa yaydıkları pis kokudan belli değil mi?

Sağlık ve başarı dileklerimle.
(12 Nisan 2013)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Rifat Serdaroğlu : TAYYİP USTANIN ÇİFTLİĞİ” üzerine bir yorum

  1. TÜRKİYE CUMHURİYETİ “DEVLET ADAM ÖLDÜRMEZ ŞARTININ” GEREĞİNİ YAPMALIDIR.

    Birleşik Krallık’ta ayrılıkçı IRA var diye; “devlet adam öldürmez şartı”nı ihlal etmemiş; IRA’yı “TERÖRİST ÖRGÜT” sayıp on binlerce insan öldürmemiş; DÖRT BİN KÖY BOŞALTIP İKİ MİLYON KİŞİYİ VATANSIZ BIRAKMAMIŞTIR.

    Franco Faşizmi de ETA diye ayrılıkçı bir örgüt var diye; “DEVLET ADAM ÖLDÜRMEZ ŞARTI”NI İHLAL ETMEMİŞ; “terörist!..” deyip on binlerce insan öldürmemiş; dört bin köy boşaltıp iki milyon kişiyi vatansız bırakmamıştır.

    Türkiye ise Apo’ya ve PKK’ya bir kez “terörist!..” dedikten sonra; 1980’li yıllarda “BİR YERDE BİR SUÇLU VARSA, ORADA HERKES SUÇLUDUR!..” anlayışıyla “Devlet Adam Öldürmez Şartını ihlal etmiş ve adam öldürmekte ısrar etmiştir.

    Bu kafayla, “A köyünde bir terörist varsa, A Köyündeki herkes terörist” sayılıyor ve A Köyü haritadan silinmek isteniyordu.

    Ve bu kafayla İlker Başbuğ’un deyimiyle “35 bin terörist öldürüldü,” Dört bin Köy haritadan silindi, iki milyon insan evsiz barksız yersiz yurtsuz bırakıldı. Ve hatta Onur Öymen adındaki zat; Dersim gibi bir soykırım önerdi.

    Ama Sayın Rifat Serdaroğlu gibi büyüklerimiz, elli altmış bin kişinin öldürülmesine doymamış… Bir kez “Terörist!..” dedin mi, artık kıyamete kadar “terörist…” deyip Dersim gibi soykırım yapmadan bırakmayacaksın…

    Sayın Rifat Serdaroğlu, Akil Adamları beğenmemekte haklı!.. Akil Adamlar Heyetinin içindeki hiçbir insan “daha fazla kan dökülmesini,” istemiyor. Aksine hepsi bundan sonra kan dökülmesini engellemek istiyor… Hiçbiri dökülen kana sevinmiyor, hiçbiri adam öldürmekle tatmin olmuyor.

    Ben birkaç yıl önce Türkan Şoray’a, “Politikada, sizin seviyenizde kimse yok… Politikada bir Türkan Şoray, Cüneyt Arkın, Hülya Koçyiğit seviyesi asla olmamıştır!.. Politikanın en iyileri Sami Hazinses, Cevat Kurtuluş’un canlandırdığı karakterler seviyesinde… Ama sizin filimlerinizdeki kötü adamların alayı var… Deniz Baykal, Tecavüzcü Coşkun, diğerleri de Süheyl Eğriboz, Hüseyin Zan v.b. Kemal Kılıçdaroğlu, bazan Sami Hazinses, bazan Cevat Kurtuluş…”

    Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu Akil Adamlar Heyetini seçmekle ilk kez Yeşilçam’ın Kötü Adamları gibi hareket etmemiş; politikada ilk kez bir Ayhan Işık tavrı göstermiştir.

    Sayın Rifat Serdaroğlu ise; bu yazısında, Yeşilçam’ın Süheyl Eğriboz’un canlandırdığı karakterler gibi düşünüyor… Ve iyi bir şey söylemek elinden gelmiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir