ADD İSPARTA ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI

 
ADD İSPARTA ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI

Sayı:2013/7
Kod: 32–116488

Konu: Zihinlerin İğfali İle İşgal Gerçekleşiyor                                                                                                                             08.02.2013 

B A S I N  A Ç I K L A M A S I

(Ülkeye gelmek üzere olan yeni rejimin son yapı taşları yerlerine konuyor )

AKP, HSYK ve mahkemelerden sonra yüksek yargıyı da siyasal iktidara bağlı bir ‘parti organı’na dönüştürme önerilerini içeren paketi Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundu. Başkanlık sistemi tasarısına paralel biçimde oluşturulan öneriler, yargıyı “tek liderin” güdümüne sokmayı amaçlıyor. Öneri AKP’nin istediği gibi Anayasa’ya girerse, Yargıtay, Danıştay ve askeri yargı kaldırılıyor. Kaldırılan Yüksek Mahkemelerin yerine, üyelerinin sekizini “devlet başkanı”nın seçeceği “Temyiz Mahkemeleri” adı altında, siyasetin denetiminde tek yargı sistemi oluşturuluyor.

Böylece Hukuk içindeki denetim, hukukun evrensel ilkelerinden kurtarılarak siyasetin eline teslim ediliyor. Halkın olup biteni anlamaması için “süslü ambalajlarla” sahneye sürülen bu teklif, iktidarın hem yargıdan, hem de yargılanmaktan kurtulma operasyonudur.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunulan öneride;

“1-Anayasa mahkemesinin anayasa değişikliklerini inceleme hakkı kaldırılacak, anayasa değişiklikleri kayıtsız şartsız kabul edilecek.

2-Anamuhalefet partisinin anayasa mahkemesine başvurma hakkı kaldırılacak

3-Yüce divan kaldırılacak, başkanı kendi seçtiği anayasa mahkemesi başkanı yargılayabilecek

4-Anayasa mahkemesi üyelerinin yarısını doğrudan başkan seçecek”

R.T. Erdoğan’ı ve başkan ilan eden bu düzenleme ile Türkiye Cumhuriyetinin laik Demokratik rejimi, başkanlığa değil diktatörlüğe dönüştürülüyor. Padişahlıkla yönetilen ülkelerde bile padişahların
bu denli sınırsız yetkileri yoktu.

Ulusal Egemenliği, ulus adına kullanan Yasama ve yürütmeyi, yani Meclisi ve Hükümeti ele geçiren Başbakan, bağımsız olması gereken yargıyı, tümüyle işlevsiz bir devlet dairesine dönüştürmeyi amaçlıyor. Böylece halkın sahibi olduğu ve özgürlüklerinin güvencesi olarak gördüğü
yargı sistemi de lağvedilmiş olacaktır.

Bu anayasa önerisi, toplumsal denetim aracı olması gereken yargıyı, tümüyle egemen siyasetin denetim aracı haline getirecektir. Yargı, artık toplumsal adaletin değil, egemen siyasetin istediği adalet anlayışının koruyucusu haline gelecektir

Başbakandan duymaya alıştığımız, Benim Meclisim, Benim Meclis Başkanım, Benim Milletim, Benim bakanım, Benim başkanım, Benim Müdürüm kavramlarına; Benim Mahkemem, Benim Hâkimim, Benim savcım
kavramları da eklenecektir.

Diğer yandan bu Anayasa önerisi ile olası bir iktidar değişikliğinde, kaçınılmaz sonlarının “YÜCE DİVAN” olduğunu gören İktidarın ve özellikle Başbakanın kendilerini güvenceye alma, bir yasal kalkan oluşturarak, benzer diktatörlerin akıbetinden kurtulma kaygı ve korkusunu enselerinde hissetmeye başladıklarının da göstergesidir.

Ülkeye gelmek üzere olan yeni rejimin, yani faşist diktatörlüğün son yapı taşları yerlerine konuyor.  Zorbalık yaşam alanlarımızı kuşatmanın ötesinde işgal ediyor. Tek farkla ki, bu işgal silahlarla değil, zihinlerin iğfali ile gerçekleşiyor.

Ya bu zorbalığa, faşizme boyun eğeceğiz, ya da bireysel ve toplumsal özgürlüğümüze sahip çıkmak adına, tribünlerden seyretmek yerine sahaya inip mücadeleye katılacağız.  Bu gidişe geçit vermek de, “dur” demek de ellerimizde.

Yarın çok geç olacaktır.

Yönetim Kurulu Adına
O. Mümtaz ÇAPÇI
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir