Şiir köşesi.. Mustafa Aydınlı : GÖRELİM..

Mustafa AYDINLI

portresi

GÖRELİM…

Bol keseden atıp, tutma 
Gerçeği, farkı görelim 
Helal gibi haram yutma 
Yalanı terki görelim. 

Çaylar akar, tarla kuru 
Meyveleri benzi sarı 
Temel atmış tesis yarı 
Su akan arkı görelim. 

Yollar dolsun insan seli 
Hak isteyen yürümeli 
Kırılsın korkunun beli 
Silinmiş korku, görelim 

Sevgi dağlarına karış 
Yurtta ve dünyada barış 
Uygar uluslarla yarış 
Uygarca farkı görelim 

İnsanları güler yüzlü 
Büyükleri açık sözlü 
Yanık yanık, özlü özlü 
Söylenen şarkı görelim 

Aydınlı’nın bak halına 
Basamaz çürük dalına 
Üretene hak yoluna 
Hakkını ver ki görelim.

(KEŞİŞ DAĞI adlı şir kitabından..)

divider_yesil_fiyonk

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Şiir köşesi.. Mustafa Aydınlı : GÖRELİM..” üzerine 3 yorum

  1. ESKİ KAFALI

    Eski kafalı diyorlar
    Eskileri özlemeye,
    İyisiyle kötüsüyle yaşanmışlıkları anımsamaya
    Hadi öylesi öyle de,
    İşi kötüye yorarak
    “Eski kafalısın sen de yahu” diyenlere derim ki:
    Yenide ne buluyorum sanki,
    Aşkın en temizini mi,
    Müziğin en güzelini mi,
    Hele de ülkemi yönettiğini sananların
    Bin bir güçlükle yaratılanların
    Yok edilişine mi,
    Ne gezer.

    Yahu eski adam değilim ama,
    Dinozor olmak güncelleşti
    Bir güzel insan çıktı ortaya,
    tapılası,
    ütopya aşığı
    dünyalar güzeli sosyalist
    Dinozor da üstelik ötekilerin deyimiyle,
    “her şeyden çok
    insanlığa ve insanların
    yaratıcı gücüne inanıyorum” dediğinde,
    haksız değildi kuşkusuz.

    Ben de bir dinozorum ve
    her bir şeyini özlüyorum arkadaş
    at izinin it izine karıştığı bu günlerde,
    o varoşlarda yalın ayak dolaştığım
    yetmişli yılların,
    gölgesinde şarap içmişliğim yoksulluk zamanlarımdaki
    armut ağaçlarının yok edilmişliğine üzülmem mi
    eski kafalılık?

    Eski mahallemdeki
    tertemizliği ve saflığı,
    bir tatlı yorgunluk sonunda
    kapısını çaldığım o güzel insanları ve
    çalakapı girip ekmek su istediğimi
    unutmamış olmak mı
    eski kafalılık?

    Seyran bağlarının kuytu guzlarında
    fingirdeşmelerimizi unutmamak mı eski kafalılık?

    İnsana dair güzellikleri yazdılar diye
    zındanlara atılan yazarı ozanı seviyor olmak
    onları kurşunlayanları unutmamak ise eski kafalılık,
    eğer buysa geride kalmak,
    evet ben halen evrenselliği,
    yüzyılın en büyük devrimcisi Atatürk’ü,
    Pir Sultan Abdal’ı
    Simavna kadısı oğlu Şeyh Bedreddin’i
    Ve Giardano Bruno’yu ve Hayyam’ı
    Voltaire’i ve babamı özlüyorum arkadaş,
    bu gün etrafımdaki çürümüşlüğe
    kokuşmalar ve
    yozluklara inat.

    Ben eski kafalıyım he heyy
    var mı ötesi.

    Galip KARAKUŞ
    Van- 1994

  2. Değerli dost sayın Galip KARAKUŞ, değerli dizelerin için öncelikle teşekkür ederim. Sizi bu nedenle tanımış olmaktan onur duydum. Eski yeni tartışmasında ve özellikle şiirsel bazda değerli ozan Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun bir dizesi ile yanıt vermek isterim. ”Ben şiiri ayak seslerinden tanırım- Nerede bir halk türküsü duysam, şairliğim den utanırım.” diyor.
    Bilmiyorum başka söze gerek var mı.Doğaçlama yazdığım aşağıdaki şiirimi sunuyorum sizlere, saygı ve dostlukla.
    Mustafa AYDINLI

    ESKİ, YENİ

    Bize eski diyen dostlar
    Emrah, Yunus yeni midir?
    Sis çökmüşken ovalara
    Tartışmanın günü müdür?

    Geçmiş gelecek aynası
    Pir Sultanım haslar hası
    Veysel, Mahzuni dahası
    Almayanın yönü müdür?

    Karanlığa set çekelim
    Işık fidanı dikelim
    Güneş, balçıkla sıvarlar
    Uygarlığın sonu mudur?

    Çok iş düşer sana bana
    Mustafa Kemal’den yana
    Yüreğini koy meydana
    Koymayanlar yeni midir?

    Mustafa AYDINLI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir