Şenlikgiller Çadır Tiyatrosu

Şenlikgiller Çadır Tiyatrosu

Zahide UÇAR
zahide@zahideucar.com
www.zahideucar.com

Bir meclis var ülkemde. Mecliste 4 parti… Biri PKK’nın uzantısı… Biri CFR’nin Türkiye şubesi. Birinin başına TESEV’ciler oturdu. Öteki “yumurtam soğumasın diye”
(
Anadolu halkı yerinden kalkmayan tembeller için söyler) yerinden kalkmıyor.
Ya da guguklu saatin kuşu gibi olduğu yerden bir görünüp kayboluyor.

Muhalefet Türkiye gerçeklerinden kopmuş, CFR’nin atadığı esas oğlanın belirlediği gündem peşinde koşarak halkı oyalıyor.

Küresel elitin atadığı memur 10 yıldır adım adım Türkiye Cumhuriyeti Devletini tasfiye ediyor. Ülkeyi küresel bankerlere peşkeş çekiyor.
Yandaş muhalefet sadece gak-guk ile işi geçiştiriyor.

Bir ülke düşünün. Savaşa girmemiş. Savaş kaybetmemiş ama 16 adası iflas ettiği söylenen Yunanistan tarafından İŞGAL ediliyor. Muhalefet bu işgali halka duyurmuyor.

Muhalefetin böyle bir durumda kıyameti koparması gerekirdi değil mi?
Ne gezer… Üç maymunu oynadılar.

Şimdi diyecekler ki; “basın duyurmuyor. “ Biz de diyoruz ki;

Muhalefet seçmenlerini, halkı Ege’de toplasa, deniz taşıtları ile işgal edilen adalara çıkmaya çalışsa… Adalara çıkamadığında işgali duyuramaması mümkün mü sizce? Mümkün değil. Öyleyse bu satışa göz yumdular. Bunun başka bir açıklaması yok!!.

Ya Deniz Kuvvetlerinde üst düzey komutanı kalmayan Ordu nerede?
Bu işgalleri halka neden duyurmadılar? Türk Ordusu Ege de savaş mı kaybetti?

Muhalefet; Rum, Ermeni, İsrail, Petrol Şirketleri ve İsrail çıkarları adına çalışan hükümetin hangi oyununu millete anlatabildi? HİÇ!!

PKK Kaymakam, asker, öğretmen, sivil vatandaşlarımızı kaçırdı.
Hadi bu hükümetin küresel bankerlerin verdiği ev ödevlerini yapmaktan başka bir derdi yok. Ya muhalefet?

Muhalefet olsa; her gün bu vatandaşlarımızın akıbetini sorar, ailelerini ziyaret eder, dertlerini dinler değil mi? Ama yapmıyorlar. Sizce neden? AKP’yi sıkıntıya sokmamak için olabilir mi?

Türkiye ev kiliseleri ile dolduruldu. Misyonerler cirit atıyor. Bu ev kiliselerin amaç ve faaliyetlerini halka duyuran Türk aydınları Silivri’ye tıkıldı. CFR’nin memuru iktidar misyonerliği serbest bıraktı. Kilise evleri ibadet yeri olarak yasallaştırdı. Cami yaparak halkın din duygularını sömüren iktidarın; misyonerlik faaliyetleri ve kilise evlerini ibadet yeri olarak yasallaştırdığını bu millete muhalefetin anlatması gerekmez mi? Gerekir!! Ama anlatmıyorlar. Çünkü böyle bir dertleri yok!!.

Kalkınma ajansları ile hükümet bir yerlere para aktarıyor.
Bütün devlet memurları F tipi örgüt tarafından fişleniyor. Gene muhalefet yok.

Vatandaş elinde 5-10 kredi kartı ile geçinmeye çalışıyor.
Yani Ali’nin külahını Veli’ye geçiriyor.

Ekonomi tefeci, üçkağıt ekonomisi olunca, vatandaş da tefeciler(bankalar) arası koşturup duruyor.

Hiçbir ekonomik krizde yaşanmayanlar yaşanıyor. İstanbul esnafı ilk defa eriyor.
Para hızla yabancıların eline geçiyor. Kısacası
ekonomik işgal de tamamlanıyor.

Bizim altın kızlar takımından gene ses yok.

Irak Türkmenleri artık bağırmıyor, çığlık atıyor. Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mehmet Tütüncü, özellikle Türkmenlere yönelik saldırı ve suikastların büyük bir hızla arttığına işaret ederek, tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekiyor. Türkiye’ye güvenerek zamanında silahlanmayan Türkmenler Barzani’nin insafına terk edildi. Adında milliyetçilik bulunan partinin başkanı nerede?

İktidar bütün yolsuzluk söylemlerine karşılık kendi belediye başkanlarına dokundurtmuyor. Diyarbakır’ın PKK sever belediye başkanını koruyor.
CHP ve MHP’li belediye başkanlarına kan kusturuyor. Görevden alıyor.
Muhalefet kendi belediye başkanlarına bile sahip çıkmaktan aciz.

İktidar neden her belediyeyi istiyor? Rant için. AKP’li belediyelerin çoğunun önemli bir seçim taktiği var. Örnek verecek olursak: 5 liralık bir ihale 7 liraya veriliyor. İhaleyi alan yandaş müteahhite; “aradaki farkı seçimde bize yardım olarak vereceksin” deniyor. Böylece yolsuzluk tespit edilemiyor. O paralar milletin cebinden seçim yardımı adıyla seçim rüşveti olarak dağıtılıyor. Muhalefet güzellik uykusunda(!)…

Özel mahkemeler… Erdoğan + Fetullah + Gül hukuku

WikiLeaks belgelerinde bu davaların ne olduğu açıklandı.
CIA ile işbirliği yapanlar sahte veriler üzerinden ABD güdümüne girmeyen askerleri,
halkı uyandıran aydınları bertaraf etti. 

Yargı ile esir alınan milli güçlere kim sahip çıktı?

Sahip çıkanlar arasında MHP yok. Asrın CIA operasyonunu seyrediyor. Neden aday gösterdiklerini kavrayamadığım Engin Alan’a bile sahip çıkamıyor. MHP parti olarak 19 Mayısta yok. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında yok. 10 Kasım’da yok. Silivri’de yok. Kubilay’ı anma törenlerinde yok. Bu durumda ne mi oluyor? Bu analizimi iyi okuyun ve Bahçeli’nin bu ihanetini bir yere not edin:

Türk halkının bir özelliği vardır. Radikal görüş ve uçlara kayan siyasetten aslında hoşlanmaz. Bu yapı bizlerin beğenip beğenmemesine bağlı bir durum değil, 80 yıllık geçmişimize bakarak yapılan bir tespittir.

Bu yapıyı iyi bilen küresel elit önce merkeze operasyon yaptı.
AKP’ye sorunsuz bir muhalefet hediye etti.

Baykal sorun çıkarınca operasyon geçirdi.

TESEV’ci Kılıçdaroğlu partiyi ele geçirdi. Üstte Sorosçular, altta ulus devletten yana olanlar. Kısacası partinin başı ayrı, gerisi ayrı oynar hale geldi.

Muhafazakar seçmene gerçekleri sadece MHP anlatabilirdi. Ayrıca Hasdal, Silivri ve Maltepe’de yatanların birçoğu MHP çizgisinde olan insanlardı. 12 Eylül ve 28 Şubat döneminde işkence gören milliyetçi askerler vardı. MHP hiçbirine sahip çıkmadı.
Öyle olunca davayı çok iyi bilenler dışında sağ kesim asrın CIA operasyonuna karşı tavır alamadı.

Bush ile anlaşarak kurulan özel mahkemeler… CIA-F operasyonları. Esir alınan milli kesim… Esir alınanlara sahip çıkanlar kim? Erken uyanan vatandaşlar, mağdurların aileleri, az sayıda gazeteci ve aydın, İP ve İP’ne yakın olan sivil kuruluşlar, belli aşamadan sonra kerhen CHP… Muhalif sağı temsil eden MHP ortada yok.
Bu durum AKP ve küresel güçlerin çok işine geldi. Davaya marjinal gruplar ve İP dışında sahip çıkan yok imajı yaratıldı. Davanın toplumun geniş kesimlerince anlaşılmasının önüne geçildi. MHP bu davalara uzak durarak CIA-F operasyonlarına dolaylı destek sağlamış oldu.

Başta Bahçeli olmak üzere ülkenin geldiği noktada MHP’nin vebali büyüktür. MHP bu davalarda tavrını
Türk Halkından yana koysaydı, daha geniş bir kitle olanların farkına varacaktı. Gelecekte bu hesap sorulur. Bahçeli MHP’yi tasfiye etmekle görevlidir.

Gene WikiLeaks belgelerinde ABD Konsolosluğuna bilgi veren vekiller arasında CHP ve MHP’li vekiller de var. Bu kepazelik çok normal bir durummuş gibi, Amerika adına ajanlık yapanlar yerlerinde oturuyor.

Tabii, ABD adına ajanlık yapanların afişe edilenlerden ibaret olduğunu düşünmek saflık olur. Afişe edilenler önemli olmayanlardır. Önemini kaybedenleri afişe ederseniz, diğerlerini gizlemiş olursunuz.

CFR’nin atadığı iktidar Malatya-Kürecik’e Amerika’nın füze kalkanı kurmasına izin verdi. Bu izin meclisten geçmedi. İzmir’e NATO askerleri yerleştirildi. Libya İzmir NATO üssünden vuruldu. Bu karar da meclisten geçmedi. Hatay’a paralı asker denilen katiller yerleştirildi. Yabancı ülke askerleri ülkeye yerleşti. Meclis kararı gene yok. Erdoğan “Türkiye NATO toprağıdır” dedi. Yani demek istiyor ki: “Adam kendi toprağına geliyor. Neden izin alalım(!)”

Ne zaman, hangi anlaşma ile ülkeyi NATO’ya, yani ABD’ye verdin diye hesap soran bir kurum da yok.

Şimdi de sözüm ona Türkiye’yi korumak için patriot sistemleri kuruluyor. Gene meclis kararı yok.
Patriot sistemlerinin nerelere kurulacağını bile NATO’dan öğreniyoruz.
NATO, Almanya’nın Kahramanmaraş’a, Hollanda’nın Adana’ya ve ABD’nin Gaziantep’e Patriot yerleştireceğini duyurdu.

Erdoğan TBMM’ni yok sayıyor. Muhalefete “sen kimsin” demeye getiriyor. Ve muhalefet işlevini yitirmiş bir mecliste oturmaktan utanmıyor. Muhalefet gerçek bir muhalefet olsaydı, böyle rezil bir durumda işlevini yitirmiş bir mecliste oturmak yerine “sine-i millete” dönerdi.

Oysa onlar Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiye edilmesi demek olan yeni anayasanın çıkartılması aşamasında (ABD ve PKK’nın istediği yasa) AKP’nin yanında oturuyor. Böylece çıkarılması planlanan yeni anayasa
halk nezdinde meşruluk kazanıyor.

Yazıyı okuyanlar şunu bilsin ki;

AKP iktidarı; Ermeni, Rum, Yunan, İsrail çıkarlarını korumaktadır. AKP ülkeyi sadece bölmekle değil, tasfiye etmekle de görevlidir. AKP üzerinden SEVR uygulanmaya geçilmiştir. İstanbul’da ikinci Vatikan Patrikhane üzerinden kurulacaktır. Pontus Rum devleti Sümela üzerinden hayata geçirilmeye çalışılıyor. Trakya Türkiye’den koparılmaya çalışılıyor. Kürt Devleti planı üzerinden Nil’den Fırat’a Büyük İsrail kurulmaya çalışılıyor. Bir de Ermenistan genişletilerek Türklerin Türk devletleri ile bağı koparılmak isteniyor.

Türkleri Anadolu’da boğma planı… Bunlar olmaz diyorsanız, ben de sizlere diyorum ki;
O zaman 16 adamızın Yunanistan tarafından işgal edilmesine neden izin verildi?

Türkiye; bizden olmayan, dışarıdan programlanmış bir iktidar tarafından parçalanmanın eşiğine getirilmiştir. Muhalefet AKP’nin normal bir parti olarak algılanmasını sağlıyor.

BDP zaten parti değil, terörün pati şemsiyelisidir. Y-CHP ve MHP küresel güçler tarafından dizayn edilmiştir.  İşlevini yitirmiş bir mecliste; “Dalton çetesi kıvamında” ki oyncular, meclis tiyatrosunun “altın kızları” bakışıyla, Türk Milletine ŞENLİKGİLLER gülücükleri yolluyor.

  • Bu millet bağımsız kalmak istiyorsa, vatanına sahip çıkmak istiyorsa,
    işlevini yitirmiş bir meclise umut bağlamayacaktır.
    (
    24.12.2012)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir