Erdal ATABEK : Türkiye’de Ölmek…

Dr. Erdal ATABEK

erdalatak@superonline.com

Türkiye’de Ölmek…

Ölüm nedenlerimize dikkat ediyor musunuz?
Bence çok şey anlatıyor bizdeki ölüm nedenleri.
Son deniz faciasına bakalım.
Şiddetli bir lodos fırtınası var.
Deniz hem çok dalgalı hem de güvenliksiz.
Bir Ukrayna gemisi fırtınada batmak üzere.
Elbette o gemi böyle bir fırtınada neden orada? Bilmiyoruz.

Kurtarma botu denize açılıyor.
Ama bot kendini bile kurtaramıyor.
Bu arada karadaki bir balıkçı da kurtarma amacıyla denize atlıyor.
Botun kaptanı boğuluyor, başka boğulanlar da var.
Balıkçı da kendini kurtaramıyor, boğuluyor.

Şimdi bu kurtarma operasyonunun neresi akla mantığa sığıyor?
Hiçbir yanı. Bu işin akla mantığa, deneyime, kurala sığar yanı yok.
“Ben bu işi yaparım” güdüsü. “Bana bir şey olmaz” dürtüsü.
Bizim insanımızın davranışlarına egemen olan dürtüsellik.
Dürtüsellik öne çıkıp da akılcılığı susturunca olanlar bunlar.
Gençlerin araba kazalarına bakınca görülen de budur.

***

Gençlerin araba ile yaptıkları kazalara bakın.
İçkili, içkisiz hızlı araba sürmeler. Caka satmalar. Hıza yüklenmeler.
Sonrası?
Direksiyon hâkimiyetini kaybetme. Savrulma. Çarpma. Ölümler.
Öldürmeler. Yaralanmalar. Sakatlanmalar.
Yılda kaç gencimizin bu olaylara karıştığını bilen var mı?
Gençlerin bar kavgaları. Kız yüzünden kapışmalar.
Bıçaklar. Silahlar.

Dürtüsellik. Dürtülerini kontrol edememe.

“İşte gençlerin kanı kaynıyor” mazeretinin arkasına sığınma.
Doğrusu, insanımızın olgunlaşamamasıdır.
Çocuksuluk sürüp gidiyor.
Mevsim ölümleri” diye bir şey dikkatinizi çekiyor mu?

***

Mevsim ölümleri.
İlkbaharda mantar zehirlenmeleri.
Bir türlü akıllanamama.
Ormanda mantar toplanıyor. Pişirilip ailece yeniyor.
Hepsi hastanelik. Ölen var, kurtulan var. Zehirli mantar.
Yaz geliyor. Boğulmalar.
Yüzme bilmeden serinlemek için denize girmeler, baraj gölüne dalmalar.
Arkadan çırpınmalar.
Kurtarmak için suya atlayan da yüzme bilmiyor.
Birlikte boğuluyorlar.
Dahası var.

  • Çırpınan kızlar, uzanan erkek ellerini tutmak günah diye boğuluyorlar!

Bunu da görüyoruz. İleri demokrasili laik Türkiye’de.
Sonbaharda gene zehirli mantar ölümleri.
Kış aylarında sobalardan sızan gazla ölenlerin mevsimi geliyor.
Bayramlarda trafik canavarı harekete geçiyor.
Mevsimlik ölüm listeleri böyle.

***

Silah kazaları ayrı bir ölüm kategorisi. Silahla oynarken ateş aldı.
Kazayla vurdu öldürdü. Düğünde ateş ederken damadı vurdu.
Kutlama sırasında silahlar patladı, bir çocuk öldü.
Silahını temizlerken patladı.
Asker intiharları giderek dikkat çekici bir duruma geldi.
Askerler neden intihar ediyor?
Silahını kendine dayayıp ateş etmeye iten nedenler neler?
Silah elbette çok tehlikeli bir gereç.
Dürtülerin elinde ölüme götüren bir gereç.
Gene karşımıza dürtüsellik-akılsallık çıkıyor.

***

Ölüm nedenleri çok düşündürücüdür.
Çocuklar, gençler, kadınlar, erkekler.
Kadın cinayetleri başlı başına çok önemli bir konu.
Hep aynı hikâye karşımıza çıkıyor.
Olgunlaşamamış kişilikler.
Hayatlara çizilemeyen çerçeveler.
Kontrol edilemeyen dürtüsellik.
Ulaşılamayan akılsallık.
Bedelini bütün bir toplum ödüyor. Ödemeye de devam edecek.
Kendini aldatarak… Önce kendini aldatarak…

(Cumhuriyet, 10.12.12)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir