İŞTE CUMHURİYET!!


Suay Karaman

İŞTE CUMHURİYET!

Siyasi iktidarın ulusal bayramları yasaklama girişimi toplumda büyük tepkilere yol açmıştı.
Bu tepkiye ve direnişe öncülük eden Türkiye Gençlik Birliği’nin,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı Ankara’da kutlamak için başlattığı girişime, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ile sendikalar da destek verince, Ankara’da çok güzel ve anlamlı bir büyük kutlama gerçekleştirildi.

Emperyalist devletlerin işgal projelerinin eş başkanı olmakla övünenlerin iktidarında, Türk milleti 19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi ulusal bayramlarımızı kutlayamaz hale getirilmek istendi. Atatürk anıtlarına çelenk koymak bile yasaklandı!. Laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla kanıtlanmış bir siyasi iktidar, bağımsızlık günümüz olan 29 Ekim’in kutlanmasına da karşı çıktı.

Ankara Valisi, siyasi iktidardan aldığı direktifler doğrultusunda, Cumhuriyet kutlamasının yapılmaması için açıklamalar yaptı. Ardından bazı bakanlar da benzer açıklamalarda bulundular. Yapılacak kutlamalarda provokasyon olacağı konusunda istihbarat aldıklarını ve kutlamanın mutlaka engelleneceği konusunu ısrarla tekrarladılar. Amaç halkın sokaklara dökülerek, Atatürk’ün kurduğu laik ve demokratik Cumhuriyet’e sahip çıkmasını engellemekti.

Kutlamalara katılmak için Ankara’ya gelmek isteyenlerin otobüslerine, uydurma gerekçelerle polis izin vermedi. AKP’nin “ileri demokrasi”sinde, insanların seyahat özgürlüğü fiili olarak kısıtlamıştı. Ancak her türlü baskı, engelleme ve korkuya karşın, yüz binler Ankara’ya Ulus Meydanı’na akın ederek, Cumhuriyet Bayramını kutladılar.

Kutlamalar sırasında provokasyon da yapıldı. Ama provokasyon marjinal gruplar tarafından değil, kamu görevlisi olan polisler tarafından yapıldı. Yol kesen, barikatlar kuran, Türk bayrağı taşıyanları tekmeleyen, çocuklara biber gazı,
yaşlı insanlara su sıkan ve önüne geleni coplayan polis tarafından yapıldı. Polis bütün bunları emrinde olduğu siyasi iradenin buyruğuyla yaptı. İnanmadıkları laik ve demokratik cumhuriyetimizi yıkmak için çaba gösterenlerin, yaşanan utanç verici sahnelerin sorumluları olduğu kesindir. Ama bütün bunlara karşın sonuç alamadılar ve yüz binler büyük bir inanmışlıkla, büyük bir kararlılıkla barikatları aşıp Cumhuriyetimizin kurucusuna Atatürk’e, Anıtkabir’e aktı.

Türkiye Gençlik Birliği, büyük bir düzen içinde, coşkulu yığınlarla Cumhuriyet Bayramımızın kutlanmasına öncülük ederken, Cumhuriyet Halk Partisi de tüm kadroları ile siyasi iktidarın yarattığı 29 Ekim krizine karşı doğru tavrı alarak, Cumhuriyetimizin
89. yılını kutlamak için Atatürk’e koşan halkına sahip çıkmış ve onun yanında
yer almıştır. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Bayramını kutlamak yerine, siyasi iktidarın sıkıştığı anlarında koltuk değneği olmaya devam ederek, kendisine
oy veren gerçek milliyetçileri bile utandırmıştır.

Şimdi bu coşkulu Cumhuriyet kutlamasına katılanlar için AKP’nin “ileri demokrasisi” Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla soruşturma başlattı. Ama bu yapılanların hiçbiri halkın coşkun akan selini durduramayacaktır. Bu eylemde görüldü ki;
AKP kaybetti, halk kazandı; işte cumhuriyet budur. Atatürk ve Türklük düşmanı, laiklik karşıtı, saltanat yanlısı, yalancı, talancı, adaletsiz, hukuk tanımaz, demokratik ve laik cumhuriyeti yıkmak isteyen iktidara karşı, örgütlü olarak direnme hakkını kullanan halk, yapılanlara  başkaldırarak, artık isyan noktasına doğru gelmektedir.
Bu eylem sonucunda siyasi iktidarı büyük bir korku sarmış ve çöküntü başlamıştır. Yakın bir zamanda da yıkılacağı anlaşılmaktadır.

İşte bu korku yüzünden başbakan son günlerde herkese karşı düşmanca tavırlar sergilemekte, yanlış söylemlerde bulunmaktadır. Ancak Almanya gezisi sırasında Bild
ve Junge Welt gazetelerinin “Savaş Kışkırtıcısı Defol!” başlığı için henüz bir söylemde bulunmaması da düşündürücüdür. Bir sözüyle insanları hapise attıranlara, bir sözüyle ulusal kutlamaları yasaklatanlara “defol” diyenler, “ileri demokrasiyi” bilmeyenler olarak tarihte yerlerini alacaklardır.

Şurası unutulmamalıdır ki, her kim ne yaparsa yapsın, nasıl engellemede bulunursa bulunsun, Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşının ruhu sinmiş Anadolu topraklarında, Cumhuriyet 89 yıldan beri kutlanmaktadır ve sonsuza kadar da kutlanacaktır.

(İlk Kurşun Gazetesi, 5 Kasım 2012)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir